Koşturmak başka korkutmak başka

Futbolda bazen bir teknik direktörün takıma ne kattığını görmek için aylar beklemeniz gerekmez. Büyük devrimlerden söz etmiyorum. İki oyuncu arasındaki beş metreyi düzeltirsiniz takımın boyunu kısaltırsınız kimin nerede bekleyeceğini belirlersiniz! Bir anda oyunun görüntüsü değişir.

Thomas Reis'in Trabzonspor'daki ilk 45 dakikasında gördüğüm temel farklılık buydu. Trabzonspor haftalardır hücumcu sayısı üzerinden çözüm arıyordu. Sahaya daha fazla hücumcu koyuyor buna rağmen hücum edemiyordu.

Çünkü futbol kaç hücumcuyla oynadığınızdan önce o oyuncuları birbirine bağlayacak mesafelerle ilgilidir. Galatasaray topu dolaştırdı, Trabzonspor maçın nereye oynanacağını belirledi. İlk yarının bence en kıymetli tarafı buydu.

Galatasaray'ın Sane ve Jakobs üzerinden tehdit ürettiği bölümler yaşandı. Onana'nın müdahale etmek zorunda kaldığı pozisyonlar da çıktı.
Fakat maçın psikolojisini belirleyen taraf Trabzonspor'du. Çünkü Galatasaray her top kaybında arkasında ne bulunduğunu biliyordu; Salah.
İşte burada futbolun taktik tahtasına yazılması güç bir kavram devreye giriyor. Korku.

Salah'ın Trabzonspor'a kattığını goller üzerinden okumak eksik kalır. Rakibin savunma davranışını değiştiriyor. Bir bek hücuma çıkmadan önce onu düşünüyor. Bir stoper orta sahaya kadar basmadan önce arkasındaki alanı hesaplıyor.

Torreira takımını öne taşımaya çalışırken top kaybının bedelini hesaba katıyor. Çünkü Salah'a bıraktığınız 40-50 metre boşluk başka futbolculara bıraktığınız 40-50 metreye benzemez.