Trabzonspor'un dar rotasyonu nedeniyle sahaya çıkacak ilk 11 büyük ölçüde öngörülebilirdi. Asıl merak edilen taraf Fenerbahçe'nin tercihiydi. Tedesco'nun sezon içinde ilk kez aynı anda sahaya sürdüğü 4-3-3'e yakın dizilen Guendouzi – İsmail – Kante üçlüsü net bir mesaj taşıyordu. Hem topa hükmetmek hem de merkez koridorunu kilitlemek.
Karşılaşmanın başlangıcından ilk yarının sonuna kadar oyun planı büyük ölçüde Fenerbahçe'nin kurguladığı zeminde ilerledi. Mustafa ve Felipe'nin kanat tehdidini göze alıp merkez yoğunluğunu artırdılar. Bütün yapı da bu tercihin üzerine kuruldu. Bu yüzden sarı-lacivertli oyuncular ilk 45 dakikayı adeta sürekli bir kişi fazla oynuyormuş hissiyle geçirdi ve her pasın bir sonraki adresi hazırdı. Trabzonspor topa sınırlı sürelerle sahip olabildi. Aldığı anlarda etkili oldu fakat genel tabloda oyunun temposunu belirleyemedi.
Fenerbahçe ilk yarıda gereğinden fazla konfor alanı buldu. Buldukları goller karbon kopyası gibiydi. Baskının sürekliliğinden ve hat kapatma disiplininden doğdu. Trabzonspor'un gol tehdidi ise daha çok bireysel kalite anlarından üretildi, İlk devre bordo-mavililer adına skor olarak dengede görünse de oyun açısından şanslı sayılabilecek bir tablo vardı. Devre arasında bir reaksiyon bekleniyordu ancak ikinci yarı benzer senaryoyla başladı. Top kaybı, dengesiz yakalanma ve ardından gelen gol...

1