Evi bulmak

Bu sezon Trabzonspor'da "en iyi oyuncu kim" sorusunun cevabı bence tartışmasız Folcarelli. Takımın oyun karakterini sahaya yansıtan, arkadaşlarının açığını kapatan, sertliği ve tempoyu aynı anda getirerek oyunu ayakta tutan bir oyuncu profili. Konyaspor maçında yokluğunda bu kıymeti bir kez daha apaçık ortaya çıktı. Ancak Trabzonspor'un asıl büyük meselesi bireylerden ziyade iç saha oyununu bir türlü bulamaması. Normal şartlarda büyük takımlar evinde kale gibidir. Rakipler çekinerek gelir.

Ama bu sezon Trabzonspor'un en büyük kırılganlığı tam da burada. Özellikle ilk yarılarda oyuna girememe, üretim düşüklüğü, ön alan baskısının çalışmaması ve rakiplerin Trabzon'da cesur oynamaya başlaması ciddi bir problem hâline dönüştü. Konyaspor da bu zincire eklendi. Bu karşılaşmada da Trabzonspor ilk 45 dakikayı neredeyse boşa harcadı. Önde baskı hiç çalışmadı aksine Konyaspor daha organize gözüktü. Özellikle Bouchari'nin üst üste yaptığı top kayıpları takımın öne çıkma planlarını bozdu. Orta sahadaki Oulai–Bouchari rol paylaşımı ise hiç işlemeyince üretim tamamen düştü. Oulai beklenenden çok daha geride kaldı bu da ilerideki aksiyonlara destek verememesine yol açtı.

Sahada sanki "Trabzonspor 11'e 13 oynuyor" hissi oluştu. Trabzonspor'un sezon başından beri yaşadığı en belirgin sıkıntı dar alanda hücum çözümü üretememesi. Rakip alanı daralttığında oyun tamamen kitleniyor. Bu maçta da öyle oldu. Üretim sadece ekstra koşu olduğunda ortaya çıktı. Attığı iki gole bakınca penaltı Muçi'nin ekstra koşusuyla Onuachu'nun golü de Olaigbe'nin merkeze kat edip alan açması, Mustafa'nın doğru koşuyla buluşmasıyla geldi. Bu nedenle Konyaspor maçının hikâyesi, Eyüpspor karşılaşmasının bir kopyası gibiydi...