Ruhum başka, bedenim bambaşka

Bir partide göz göze geldiği gizemli kadınla ilişkiye giren fotoğrafçı, birkaç saat sonra uyandığında kendini kadının bedeninde bulur... Arthur Harari imzalı 'İçimdeki Yabancı' beden değiştirme meselesine varoluşsal bakan ve seyircisinin zihninde farklı kapılar açan bir çalışma... Filmin başrolünde Lea Seydoux var.

David Zimmerman 40'lı yaşlarının başında, sessiz sakin görünümlü bir fotoğrafçıdır. Daha çok eski yapıların, sokakların, yerleşimlerin günümüzdeki durumlarını yansıtan kareler çeker. Bir gece gittiği partide gizemli bir kadınla göz göze gelir. Derken ikili mekânın son derece salaş bir yerinde buluşur ve sevişirler. Sonrasında David uyandığında kendini kadının bedeninde bulur. Fazlasıyla tuhaf bir durumdadır. Evine gider, aynaya bakar, duşunu alır, yeni dış görünüşünü tanımaya ve benimsemeye başlar. Ama elbette zor bir süreçtir bu. Sonrasında da kendi bedeninin peşine düşer. Elinde bir fotoğrafı, kendini arayıp durur! Nihayetinde bulur ama bu kez de bambaşka bir denklemin parçasına dönüşür...

Çizgi romandan uyarlandı

'Black Diamond' (2015) ve 'Onoda' (2021) filmlerinin yönetmeni Arthur Harari hayat arkadaşı Justine Triet'nin imzasını taşıyan 'Bir Düşüşün Anatomisi'nin (Anatomy of Fall) ortak senaristi olarak tanındı. Harari girişte konusunu özetlediğim son çalışması 'İçimdeki Yabancı'yı (L'inconnue) kardeşi Lucas'la birlikte kaleme aldıkları 'Le cas David Zimmerman' (2024) adlı çizgi romandan sinemaya taşımış. Öykünün temel izleği 'beden değiştirme'. Bu açıdan film genel hatlarıyla neredeyse bütün yapıtlarını 'beden' ve çeşitli açılımları üzerine inşa etmiş David Cronenberg külliyatına yakın duruyor. Lakin Harari filminde başka kapıları aralıyor ve 'İçimdeki Yabancı' transfer meselesini kadın ve erkek bedenleri üzerinden yaparken izleyiciyi farklı düşüncelere sevk ediyor.

Haberin Devamı

Şöyle ki aslında David'in seviştiği kadınla yakın geçmişte aşinalığı olduğunu bir geri dönüşle anlıyoruz. Fotoğrafçı gittiği bir davette kadehleri düşürerek kıran ve bu yüzden işinden atılan kadın garsondan etkileniyor ve peşine takılarak gizlice fotoğraflarını çekiyor. Bir noktada kadın fark ediyor ve gözleriyle onu süzerek kaybolup gidiyor. Kronolojik olarak parti ve peşi sıra ilişkileri karşımıza çıkıyor. Nihayetinde beden transferini görüyoruz. David kadının bedenini üzerine geçirdikten sonra kendini arıyor ve bulduğunda orada da başka bir ruhun üzerine inşa edilmiş bir bedenle karşılaşıyor. Lakin bu ruh da içinde olduğu sureti kabul etmeyen bir genç kadın: Gencecik bir insanken 40'larındaki bir erkeğin görüntüsüyle bu dünyadaki süresini doldurma düşüncesi onu mutsuz ve tedirgin ediyor. Bu süreçte ikili birbirine sığınıyor.

Haberin Devamı

Arthur Harari'nin bu öyküyü derinleştirdiği ve bizi tartışma alanına çektiği noktalarsa şöyle: David birlikte olduğu Eva'nın bedenine transfer olduktan sonra kendi vücudunun peşine düştüğünde şunu düşündüm mesela: İnsanın metaforik anlam dışında kendini araması ne kadar ilginç. Bu fikir öykünün geneli içinde aslında basit bir adımmış meğer. Çünkü David'in bedenindeki genç kadın Malia, yeni kimliği altında kendini tekinsiz hissedince sığınılacak bir liman arıyor ve muhtaç olduğu ilgi ve şefkati aynı durumları yaşayan Eva'dan (yani David'den) bekliyor. Sonrasında birlikte oluyorlar. Ama bu durumda da insanın başka bedende kendi bedeniyle sevişmesi denklemi ortaya çıkıyor.

Haberin Devamı

'İçimdeki Yabancı' Michelangelo Antonioni ve Brian De Palma dünyalarına selam gönderiyor ama daha önce belirttiğim gibi asıl ruhsal ve fiziksel (!) bağlantısı David Cronenberg evreni. Şu notu da düşeyim: Bazı filmler sanatsal ya da felsefi derinliklerinden ziyade bilgi dağarcığınıza eklediği yeni notlarla özel anlam kazanır. 'İçimdeki Yabancı'da da 'metempsikoz' diye bir tanımlamadan haberdar oldum; bir ruhun bir bedenden diğerine dönüşmesinin felsefi ve dini ifadesiymiş.

Harari'nin yapıtını etkileyici kılan unsurlardan biri de Andrea Poggio imzalı müzikleriydi. Film bu yanıyla 70'lerin korku klasiklerini çağrıştırıyordu.

Ve oyunculuklar... Eva'da Lea Seydoux çok çok etkileyici bir performans ortaya koyuyor. Şimdiki
zaman Fransız sinemasının Marion Cotillard'la birlikte en ışıltılı kadın oyuncusu olma kimliğini üzerinde taşıyan Seydoux öyküsü derin karakterlere hayat veriyor. 'İçimdeki Yabancı'da bu ısrarını devam ettirmiş. David'de Niels Schneider çok iyiydi. Bir tür zamanımızın İsa'sı görünümündeki varlığıyla etkileyici bir portreye imza atıyordu.

Haberin Devamı

Görüntü yönetmenliğini Harari'nin diğer kardeşi Tom'un üstlendiği yapım; kimlik, beden, cinsiyet değiştirme meseleleri ve bir erkeğin kadın bedenine girdiğinde yaşadığı karmaşayı yansıtmasıyla seyirci zihninde yeni koridorlar aralayan bir çalışma olmuş. Kaçırmayın derim.