Mantarların en tehlikelisi

Skylab adlı uzay istasyonu 1979'da düştüğünde etrafa tehlikeli bir mantar saçılır. Zamanla tekrar harekete geçme fırsatı bulan bu tür, insanları enfekte etmeye başlar. Ünlü senarist David Koepp'un kendi romanından uyarladığı 'Dikkat: Kıyamet!' zombi anlatısını yeniden inşa eden, tuhaf ve komik sahnelerle dolu bir bilimkurgu fantezisi olmuş.

Ergenliğimizin unutulmaz 'göksel' varlıklarından biri Skylab'di. NASA'nın fırlattığı bu uzay istasyonu Mayıs 1973'le Şubat 1974 arasında hizmet vermiş, birçok deney ve gözlem için kullanılmış, sonrasında işlevini yitirmiş ve yörüngesinden çıkmıştı. Hatırlıyorum, o zamanlar "Nereye düşecek, insanlara zarar verecek mi" türü tartışmalar meseleyi ve istasyonu aynı zamanda popüler kültür malzemesine dönüştürmüştü. Üzerine bahisler açılmış, Skylab tişörtleri piyasaya sürülmüştü. Nihayetinde 11 Temmuz 1979'da atmosferde dağılırken parçaları Hint Okyanusu'nun üzerine ve Batı Avustralya'da ıssız bir bölgeye düşmüştü.

'Dikkat: Kıyamet!' (Cold Storage) hikâyesini işte bu gerçekten yaşanmış vakanın üzerine kuran bir bilimkurgu fantazisi. Öykü Skylab'e ilişkin kimi hatırlatmalarla başlıyor. Düşüşten 18 yıl sonra biyokimya uzmanı Dr. Hero Martins, Batı Avustralya'da Skylab'in parçalarından oluşturulduğu söylenen, turistik amaçlı derme çatma bir müzenin olduğu bölgeden 'ciddi' soruna işaret eden bir telefon alıyor. Pentagon tarafından görevlendirilen iki uzman, Robert Quinn ve Trini Romano eşliğinde bölgeye giden Dr. Martins çok geçmeden durumu anlıyor ama onun için iş işten geçiyor. Çünkü istasyondan düşen parçalar arasındaki, sürekli mutasyon geçiren bir mantar suskunluğunu bozmuş ve kapatıldığı tanktan sızarak aktif hale gelmiştir. Quinn ve Romano bölgeyi temizliyor, kalan örneklerse Kansas'taki gizli bir askeri tesise götürülerek orada depolanıyor.

Haberin Devamı

Bol kanlı sahneler var

Bu noktadan günümüze atlıyoruz ve anlıyoruz ki bu askeri tesis satılmış, restore edilmiş ve depolama işleri yapan bir merkeze dönüştürülmüştür. Bu tesisin güvenliğini sağlayan Travis ve Naomi, bir gece sıkıntılı geçen vardiyalarını keşif gezisine dönüştürürler. Lobideki duvarın arkasını merak etmekle başlayan serüvenleri onları mutasyona uğrayan, kendine daha geniş alanlar ve ele geçireceği vücutlar arayan mantarla tanışma sürecine dönüşür. Nihayet tehlikenin farkına varırlar ve ilgili numarayı arayarak yardım isterler. Çağrı konunun uzmanı Robert Quinn'e bir şekilde iletilecek ve o da bir an önce yola koyularak insanlığı bu musibetten kurtarmanın yollarını arayacaktır. Ne var ki Quinn'in NASA'da eski nüfuzu yoktur ve ona ancak ilgili birimin başındaki komutandan gizli, Abigail yardım edecektir.

Haberin Devamı

Konusunu böyle özetleyebileceğim 'Dikkat: Kıyamet!' senaryosunu David Koepp'un 2019 tarihli kendi romanından uyarladığı bir yapım. İlgi çekici birçok aksiyonun senaristi olarak tanınan Koepp'un imzasını en son Spielberg'ün iki hafta önce vizyona giren 'İfşa Günü'nde (Disclosure Day) görmüştük. Zombi mitolojisini bulaşıcı ve ölümcül bir mantar motifi üzerinden yeniden üreten bu yapımın yönetmeniyse daha önce 'Doctor Who', 'In the Flesh', 'Westworld', 'Informer' dizilerinde çalışmış Jonny Campbell. Filmde yeşil, yapışkan virüs, canlı bir organizmaya temas ettikten sonra yerleştiği vücutta hızlı bir gezintiye çıkıyor, büyüyor ve nihayetinde ilgili varlığı patlatarak hayatına son veriyor. Bu arada patlayan canlıdan saçılan parçalar eğer başka metabolizmalara sıçrarsa mantar varlığını orada da sürdürüyor.

Haberin Devamı

'Dikkat: Kıyamet!'te ilk kurbanlar Avustralya'da, yöredeki insanlar ve Dr. Hero Martins oluyor. Öykü zamanımıza taşındığında güvenlik görevlisi Naomi'nin sorunlu kocası, onun kedisi, çevreden geçen geyikler ve nihayetinde Naomi ve Travis'in çalıştığı dükkânın sahibi Griffin'le motosikletli çeteden oluşan arkadaşları mantarın hışmına uğrayan ve zombileşenler grubuna dahil oluyorlar.

Açık söylemek gerekirse Jonny Campbell imzalı yapım, tıpkı ana korku öğesi olarak kullandığı mantar gibi tuhaf bir yapıya ve kimyaya sahip. Türün klişelerine sırtını yaslıyor ama yine de kendince özgün olmayı başarıyor. Hafiften geren sahneleri var ama asıl olarak alaycı bakışı ve meseleleri tiye alan tutumuyla izlenmeye değer bir komediye dönüşüyor. Bu arada film bolca kanlı ve vahşi gelebilecek sahneler barındırıyor. Bu yüzden herkesin zevkine göre değil, yani uyarı notumuzu da düşelim.

Haberin Devamı

Öykünün en zorlama yanıysa elbette ki ana karakterlerin içine girilmeyeceği o kadar belli olan mekânları ısrarla ziyaret etmeleri, kilitli kapıları açmaları. Ama bu konuda filmin şöyle bir savunusu var: Güvenlikçi olarak çalışan ve işe yeni giren Naomi Williams'la eski eleman Travis 'Teacake' Meacham birbirlerinden hoşlanıyorlar ve yeni konular açmak adına bu tür 'tehlikeli' sulara yöneliyorlar.