Zehirlendiğinizin farkında mısınız

Gün geçmiyor ki, yurt dışına ihraç ettiğimiz gıdalarda sağlığa zararlı oranda zirai mücadele ilacı (pestisit) kalıntısı ve karaciğer kanserine neden olan aflatoksin tespit edilmesin. Son dönemde ürünlerimizi geri gönderen Avrupa gümrüklerine maalesef Tunus gibi Afrika ülkeleri de katıldı.

Ayrıca Türkiye'ye gönderilen bu ürünlerin akıbetlerini de bilemiyoruz. Şeffaf bir bilgilendirme yapılmadığı için tüketiciler, bu zehirli gıdaların iç piyasaya sürüldüğü kanısındalar.

Peki ülkemiz bu zehirli ürün belasından uzun yıllardır neden kurtulamıyor Üreticiler halkımıza sağlıklı sebze ve meyveleri neden sunamıyorlar..

İşte saygın bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Asil Yılmaz'ın bu sorulara verdiği bilimsel cevaplar:

Prof. Dr. Mehmet Asil Yılmaz

İnsanlar ve hayvanlarda olduğu gibi bitkilere de farklı sınıflardan, farklı cins ve türlerden değişik hastalık etmenleri ve zararlıtürlersaldırarak zarar verirler. Hastalıklı bitkilerin şekli, morfolojik yapısı, doğal görünümleri(tıpkı insan ve hayvanların yapılarının etkilenmesi gibi) bozulur, yaprakları sararır, mozaiklenir, dalları, gövdelerive kökleriüzerinde çeşitli olumsuz belirtiler meydana gelir.

Burada bir anımı paylaşmak isterim.

Birgünodamınkapısıçalındı İçeriyeşalvarlı ve kasketli bir üreticigirdi, "Hocam, sorunumu çözecekkişi olaraksizi tavsiye ettiler. Meseleşu:Benim kavun, kabak ve karpuz tarlam var. Mahsulümhasta... Ürünüyetiştirmekiçin bugünekadarçok para harcadım. Örneğin; gübre parası dediler, ödedim.İlaçlamaparası dediler,ödedim. Ne önerdilerse onu uyguladım. Buödemeler,sonunda beniperişanetti. Mahsulüm de iyideğil. Belki hepsini sökeceğim. Tarlama epeydirbirzirai ilaç bayii (sözümona iyi bir ziraatçıymış) gelir-gider. Bana ilaçlamalar konusunda çeşitli önerilerde bulundu. Ben de hep uyguladım, amasorunum bir türlü çözülmedi, paramda ziyan oldu gitti"dedi.

Bunun üzerine üreticiyle birlikte tarlasına gittik. Tarlayıgezincehastalık etmeninin virüs olduğunu gördüm. Üreticiye,"Seninsorunun virüs hastalığından kaynaklanıyor. Virüsekarşı kimyasal ilaçlar kullanılmaz. Lütfen bana attığın ilaçların kutularını getir'' dedim. Gitti, getirdi. Baktım ki ilaç bayii bazen nematod (mikroskobik organizmalar),bazen bakteriilacıvermiş. "Bundan sonra mahsulünehiçbir ilaç atmayacaksın. Sadece gübresini vereceksin, sulamasını ihmal etmeyeceksin,sakın bitkilerini de sökme, meyvesini de sat" deyip geridöndüm. Aynı üreticibirkaç ay sonrayeniden yanıma geldivebana: "Hocam teşekkür ediyorum. Sayende para bile kazandım" dedi.

TUBİTAK bursuyla, 1979 yılında profesörlük tezimi hazırlamak üzere gittiğim İngiltere'nin Hertfordshire kentindeki Rothamsted Agricultural Experimental Station'da görevli dünyaca ünlü virüs hastalıkları uzmanı Dr. Dennis Govier'e domates virüsü hastalıkları ile ilgili bir soru sorduğumda bana:"Ben domateslerde zararlı virüs hastalıklarını bilemem ama baklagillere zarar veren bütün virüs hastalıklarını ve mücadele yöntemlerini iyi bilirim'' diyerek gelişmiş ülkelerde uzmanlaşmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştı.

Her nedense geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde bu görüşün aksine herkes her şeyi bilir!..

Ülkemizde her şeyi bildiğini sanan bazı çiftçiler, meyvelere ve sebzelere bilinçsiz ilaçlama yapar, gereksiz ilaçların kullanımlarını da aklısıra komşularına ya da diğer üreticilere önerir. Bazı üreticiler de kimseleri dinlemeden ne kadar ilaç atarsamo kadarhastalık etmeni ya da zararlı böceğe karşı ürünlerimi korumuş olurumdüşüncesiyle bitkileriniilaçlar. Bazen de üretici "komşum hangi ilaçlarıattıysa ben de o ilaçları kullanayım" düşüncesiyle hareket eder. Bu uygulama da bilgisizliğin dışa vurumuve bilimsellikten uzak bir davranış türüdür. Bu düşünüş tarzı yüzünden üretimimizde ve ihracatımızda genellikle aleyhimizesonuçlar ortaya çıkar.

Her bilim dalı farklı disiplinlerden oluşur. Bir disiplin dalının uzmanı diğer disiplininin uzmanı kadar o konuyu bilemez. Bilmemesi de yadırganamaz. Söz gelimi ürünlerde pestisit kalıntıları analizlerini yapan uzmanlar dahastalıkve zararlı uzmanları kadar sorunun çözümünü bilemez. Bu nedenle alanında uzmanlaşmış kişilerin önerilerine, araştırmalarına ve uygulamalarına saygı duymalı ve destek vermeliyiz. Eğer bilim disiplinlerine, uzmanlarıngörüşlerine saygı gösterilerek onların bilimsel önerileri doğrultusunda hareket edilmiş olsaydı, yurt dışınaihraç ettiğimiz domates, çilek, biber, salatalık gibi sebzeler, kiraz, mandalina, portakal, incir gibi meyveler ve Antep fıstığı, yer fıstığı gibi kuru yemişlerimizde pestisit, mikotoksin veya aflatoksin var denilerek yabancı gümrüklerden gerigönderilemezlerdi.

Benim görüşüm;ürünlerimiz "Avrupa normlarına göre,veya çağdaş ülkelerin kurallarına uygun olarak hasat edilmiyor, uygun yöntemlerle mücadelesergilenmiyor, paketleme evlerinde, ambarlarda hijyenik şartlarda saklanamıyor Avrupanormlarınauygun olarakkontrol edilmiyorveveya çağdaş düzeyde pestisit ve aflatoksin analizleriyle denetimleri yapılmıyor.