Yılkı atları susuzluktan ölüyorlar!..

Vicdansızlar, Karaman'daki Karadağ'da yaşamlarını sürdüren 500-550 civarındaki yılkı atını, ağustos ayının kavurucu sıcağında susuz bıraktılar. Belki yılkı atlarının hikâyesini bilmeyenleriniz vardır. O nedenle hemen anlatayım: Anadolu'nun belirli bölgelerinde at sahipleri, işe yaramayan yaşlı hayvanlarını doğaya terk ederler. Ancak bu atların önemli bir bölümü çetin doğa koşullarına dayanarak adeta gençleşirler ve çiftleşerek, yabani taylar doğururlar. "Yılkı atı" deyimi buradan gelir...

Bu çiftleşmelerle oluşan Karadağ'daki yılkı atı popülasyonu, çam ormanlarının cayır cayır yandığı o dayanılmaz ağustos sıcaklarında, su ihtiyaçlarını gidermek için zirvelerden, Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi'nce yaptırılan yalaklara koştular. Ancak bazı vicdansızlar su sarnıcının metal kapağını parçalamış, şamandıraları kırmıştı. Su boşa akınca da sarnıç ve yalaklar boş kalmıştı. Yörede başka bir su kaynağı olmadığı için de yılkı atları ölüme mahkum edilmişlerdi...

Karamanlı gazeteci Ahmet Tek, son yazısında yılkı atlarının trajedisini şöyle anlattı:

"Doğa Koruma ve Milli Parklar'ın kısa adı: "DKMP"

Karaman'da bir kuruluş düşünün; uygulamasıyla Türkiye'ye örnek olsun. Karaman DKMP bunu başardı. 12'si Karadağ'da, 13'ü Çakırdağ'da olmak üzere Karaman genelinde, yaban hayvanları için 41 adet su pınarı projesini hayata geçirdi. Su pınarları, insanların fark edemeyeceği, yaban hayvanlarının ürkmeden, korkmadan yaklaşabilecekleri noktalarda yapıldı Yağmur suları 2 veya 3'er tonluk depolara toplandı. Kurak bölgeler için yeni ve uygulanabilir bir yöntemdi. Başka iller de bu projeyi örnek aldı. Su depolarından yalaklara şamandıralarla su veriliyordu. Yağmur suyuyla besleniyor, arada bakımları yapılıyor, sorunsuz çalışıyorlardı.

Ancak Karadağ'da İl Özel İdare Müdürlüğü ile ortaklaşa yaptırılan ve