Gazeteci Ertuğrul Özkök, Ukrayna dronlarının 5 bin kilometre uzağa kadar gidip, orada konuşlu Rus nükleer bombardıman uçaklarını teker teker imha edişlerini New York Times'ın yayınladığı videolardan seyretmiş ve doğal olarak çok etkilenmiş.
Özellikle dronları incelemiş. "İnanmayacaksınız ama boyutları bildiğimiz düğün dronları kadar. Hani düğünlerde hatıra görüntülerini çeken küçük 4 pervaneli dronlar bunlar" diyor.
Dronların, sağladıkları yararla mukayese edildiğinde "sudan ucuz" diyebileceğimiz maliyetlerini de yazdıktan sonra kişisel görüşünü açıklamış:
"Türkiye, dünyanın parasını verip Rusya'dan en gelişmiş S-400 hava savunma sistemlerini aldı. Ama ne kadar işe yarıyor, bir türlü öğrenemedik, çünkü depolara kondu bekletiliyor. Ukrayna Savaşı gösterdi ki, Rusya kendi hava sahasını bile koruyamıyor. Acaba anlaşmada iade maddesi var mıydı Varsa bence hiç durmayalım gönderelim."
Hemen belirteyim S-400'ler çağın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden. Ancak bu sistem, ufacık dronlara karşı değil, füze ve uçak saldırılarında etkin biçimde hava savunması sağlayabiliyor.
Ama yine de alınmaları doğru bir tercih değildi.
Neden doğru olmadığını da tüm öngörüleri doğru çıkan emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ şöyle anlatmıştı:
"S-400'lerin, NATO'ya entegre olmadan kendi radar sistemleri ile münferiden (stand alone) kullanıldıkları takdirde, seyir füzelerini ve balistik füzeleri durdurma kabiliyetleri sınırlıdır!.. Yani S-400'ler, Türkiye'nin karşı koymak istediği tehdidi karşılama yeteneğine sahip değil!..
Türkiye'nin mevcut hava savunma sistemi tamamen NATO ağına entegre bir şekilde çalışıyor. Bu ağ, ittifakın her türlü hava savunma silah, radar ve komuta kontrol merkezlerini kapsıyor. NATO uzun menzilli radarlarından ve ABD istihbarat uydularından yararlanan bu sistem erken ihbar (early warning) yeteneğine sahip. Füze savunmasında yaşamsal önem taşıyan bu yetenek, hedefin erken tespit ve teşhisi ile yörüngesinin erken saptanmasına ve hedefi imha edecek füzenin zamanında ateşlenmesine imkân veriyor.

109