Mehtap, o çocuğu öldür!..

Çarşamba akşamı ARENA'da, ekibimizdeki soruşturmacı gazetecilerden Fırat Fıstık kardeşimizin, grafikler ve fotoğraflar eşliğinde ekrana getirdiği "Yenidoğan Çetesi" haberini izlerken dehşet içinde kaldım.

Önce Emrullah Erdinç'in duyurduğu, Fırat'ın da alıntılar yaptığı fezlekenin gönderildiği Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tüyler ürperten suçlamalarla dolu 494 sayfalık iddianamesini tamamladı.

İddianamede, şüphelilerin, hastaların mevcut durumlarını olduğundan daha ağır göstererek, olması gerekenden daha uzun süre yatışlarını sağlayarak SGK'den yüksek ücret tahsil ettikleri, bazı hasta yakınlarından fazladan para alınarak maddi çıkar sağladıkları ve bu yollarla toplanan kanlı kazançların çoğunluğunun sağlık çalışanı olan örgüt üyesi şüphelilerle paylaşıldığı belirtildi.

Hastane sahipleri ve başhekimlerin örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgüte yardım ederek maddi çıkar sağladıkları anlatılan iddianamede, şüphelilerin yaptıkları bu işlemlerle yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde elde edilen kazancı 3-4 kat artırdıkları kaydedildi.

Çetenin bebek hastaları, uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastaneler yerine, şüphelilerin seçtiği hastanelere yatırdığı vurgulanan iddianamede, bundan amacın bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi değil, maddi açıdan ekstra kazanç sağlanması olduğu kaydedildi.

Tüyler ürperten bulgularla dolu iddianamede, maktul bebeklerin özellikle her türlü enfeksiyona açık olan yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yatırıldığı, bu şekilde bazı bebeklerin enfeksiyon kapmasına, bazılarının da ölümüne neden olunduğu aktarıldı.

Şüphelilerin ayrıca usulsüz şekilde düşümünü yaptıkları ilaçları hastaneden çıkarıp satarak da kendilerine maddi kazanç sağladıkları vurgulandı.

Şüphelilerden Fırat Sarı'nın elebaşısı olduğu "Yenidoğan Suç Çetesi"nin çok sayıda hastaneye az sayıda doktorla hizmet verdiği ve sağlık hizmetinin kendilerini doktor olarak tanıtan hemşire ve hemşire yardımcılarıyla yerine getirilmesi nedeniyle bebek ölüm vakalarının arttığı öne sürüldü.

İddianamede, şüpheliler arasında geçen telefon konuşmalarına da yer verildi. Örneğin tıp teknisyeni Hakan Doğukan Taşçı'nın Doktor Fırat Sarı'ya "Erişkin yoğun bakıma denetime gelinmesi halinde, ruhsatın ve kuvözlerin değişmesi gerektiğini, panelin fazla olduğunu, monitörün bulunmadığını, yoğun bakım içerisinde birçok eksiklik ve usulsüz işlemin olduğunu" söylediği kaydedildi.

Reyap Hastanesi'ndeki bebek hastaların takibini yürütenşüpheli hemşire Mehtap Sayar'ın Fırat Sarı'nınasistanı şüpheli Hasan Basri Gök'le yaptığı şu tüyler ürperten telefon konuşması de kayıtlar arasında yer aldı:

Hasan Basri Gök:"Mehtap, çocuğu öldür. 50 satürasyonlu (kandaki oksijen oranı) çocuk mu olur"

Mehtap Sayar:"Öldüreceğim de öldürsem de bir dert, biliyorsun yani."

İddianameye göre şüpheliGıyasettin Mert Özdemir, şehir hastanesinden kabulünü yaptığı bebeği, maddi menfaat karşılığında anlaştığı Fırat Sarı'nın hastanelerine yönlendirdi.

Bu arada Hasan Basri Gök'ün, acil tıp teknisyeniHakan Doğukan Taşçıile arasında geçen konuşmalar ailelere kurulan korkunç planı ortaya çıkardı:

Hakan Doğukan Taşçı:Bu sevk olacak hastayla ilgili var mı

Hasan Basri Gök:Gelecek haber ondan bugün. Konuştum anasıyla, babaannesiyle...

Hakan Doğukan Taşçı:Ödeme için mi Sen hocayla kesinleştirdin mi, kesin mi yani

Hasan Basri Gök:Kanka ben onu halledeceğim. Bugün bizim para yatsın, en azından kendi paramız yatsın onu bir kurtaralım. Ondan sonra aile ile ameliyat için konuşacağım. 150 bin fiyat çekeceğim. Uygun mudur

Hakan Doğukan Taşçı:Tamam ama hasta çok dayanmaz haberin olsun. Akciğerleri boydan boya kapanmış, sabah kötüleşmiş, kaymış yine.

Hasan Basri Gök:Bak, o çocuk ölecek, rüyamda gördüm dedim.

Hakan Doğukan Taşçı:Satürasyonu 10'a kadar düştü yani çok yaşamaz. Sevkini hızlıca yapmamız lazım. Ölürse başımıza da sıkıntı olacak bak, bu çocuk kardiyak hasta, uğraşırız yani göndermemiz lazım.

Hasan Basri Gök:Doğukan sen çocuğu bugün yaşat tamam mı Ben ne yapacağım biliyor musun Gidip babayla, anayla görüşeceğim, şimdi bugün parayı alacağım. Kanka bugün bir alem yaparız o parayı bir kurtarayım.

Bir bebeğin ölümünün ardından şüpheli Hakan Doğukan Taşçı ile şüpheli Hasan Basri Gökarasında yapılan diğer telefon görüşmeleri de iddianamede yer buldu:

Hasan Basri Gök:Bize ne. Bırak bebek ölsün ki rahat şikâyet edelim.

Hakan Doğukan Taşçı:Kanka yazık ya, çocuk gözümün önünde öldü.

Hakan Doğukan Taşçı:Ne tdp takmışlar ne inotrop başlamışlar ne kavid yapmışlar ne curosorf yapmışlar.