"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun son Anadolu gezisini izlediniz mi
Sadece Millet İttifakı partilerinden seçilen yerel yöneticilerin görev yaptığı il ve ilçeleri dolaşmadı.
İktidarın kalesi sayılabilecek yerlere de gitti.
Her yerde büyük ilgi gördü, hatta onu yakından görmek isteyenler, zaman zamanizdiham oluşturdu!
Anadolu insanının içtenlikle sergilediği sımsıcak ilgi de gösterdi ki iktidarın işgöremez hale düşürmek amacıyla karşısına çıkardığı engeller, onu itibarsızlaştıramadığı gibi, yıldızını daha da parlatıyor.
Zira toplum onun mağdur edildiğine inanıyor ve yanında yer alıyor...
Zor duruma düşürmeyi hedefleyen yandaş kanallardaki ince kurgulu programlarda da karşısına kim çıkarılırsa çıkarılsın,kazanan hep İmamoğlu oluyor.
Çünkü müthiş bir "Q" faktörü var!
"Q" faktörünün ne olduğunu da hemen anlatayım:
İnsanın aklından geçenleri okuyacak bir cihaz, belki çok ileri bir tarihte üretilecek, belki de hiçbir zaman!..
Ama televizyon ekranı, buna en yakın buluş olma özelliğini insanlar yaşadıkça koruyacak!..
Bunu, kişisel tespit ve deneyimlerimden yola çıkarak değil, bilimsel verilere dayanarak söylüyorum:
Televizyonda konuşan bir kişinin bakışları, mimikleri ve ses tonu birleşerek, biz profesyonellerin "Q" faktörü dediğimiz özelliği oluşturur.
"Q" faktörü somut bir şey değildir, görülemez ama hissedilir.
Seyirciler ekran aracılığıyla bulundukları ortama konuk olan kişilerin gözlerinin içine bakarak, ses tonuna ve konuşma biçimine dikkat kesilerek, onun hakkında kanaat notu verirler.
Bir süre izledikten sonra "Bu kişi dürüst, içten, yapmacıksız, mert, zeki, bilgili vs." derler ya da tam tersi bir kanıya sahip olarak;"Çok yapmacık, hiç de samimi değil, beni kandırmaya çalışıyor, içten pazarlıklı, mertlikten uzak, üstelik bomboş vs."gibi yakıştırmalarda bulunurlar.
İşte "Q" faktörü tam da budur!..
"Q" faktörü zayıf olan bir kişi ağzıyla kuş tutsa seyirciden geçer not alamaz!..
"Q" faktörü yüksek olan ise -yanlış yapmadığı sürece- asla sınıfta kalmaz!..
Televizyon tartışmalarında soru yöneltenler, taraf olmaya başlayıp "Q" faktörü yüksek bir kişiyi sürekli köşeye sıkıştırmaya çalıştıklarında, seyirci psikolojisi hemen saldırılanın yanimağdurun yanında yer alır.
Bu nedenle ekran tartışmalarını"kızılarak seyredilen" saldıranlar değil, bilgi ve belgeyi sinirlenmeden basit cümlelerle, amazekice paylaşanlar kazanır.

124