Büyükbaba torunu ile birlikte uçurtma uçuruyordu. Yaşlı adam uçurtmayı havalandırdıktan sonra ipi tutması için çocuğa verdi. Bir süre sonra çocuk;
"Büyükbaba, uçurtma sanki daha da yükseklere çıkmak istiyor, ama ip ona engel oluyor"dedi.
Büyükbaba gülümsedi ve"Öyle mi düşünüyorsun Hadi gel ipi keselim ve ne olacağını birlikte görelim"diye cevap verdi.
Sonra cebinden küçük bir çakı çıkardı, ipi kesti ve uçurtmanın yükselişini seyre daldılar.
Uçurtma yukarılara tırmandı, tırmandı ama bir süre sonra yalpalamaya, kendi etrafında dönmeye başladı. Ve bir anda, sanki kanatları kırılmış bir kuş gibi hızla düşerek, büyükbaba ve torununun kolayca ulaşamayacakları bir yere çakıldı.
Çocuğun üzüldüğünü gören yaşlı adam, yüzünü avuçları içine alıp gözlerinin içine bakarak ve yumuşacık bir ses tonuyla şunları söyledi:
"Yavrum, yaşam da çoğu kez böyledir. İnsanoğlu tıpkı uçurtma gibi havalanır ve belli bir yüksekliğe ulaştığında, başarısına katkısı olan bazı şeyleri, daha da yükselmesine engel olarak görür. Bakmakla yükümlü olduğu ailesi, her gün gitmek zorunda olduğu işi, içinde doğduğu, yetiştiği değerler, görüştüğü arkadaşlarıçevresi, üzerinde emeği bulunan dostları, meslek büyükleri, yaşadığı yerler, ona daha da yükselmesini engelleyen bu ip gibi gelir. Böyle düşünen kimileri bir anda bu ipleri koparıverir ama sonuçta çoğu işte böyle düşerler!..
Unutma evladım,
Olduğun yerde kalabilmek yükselmekten çok daha zordur.
Ve yükseldiğin yerde kalabilmek için mutlaka vazgeçmeyeceğin değerlerin olmalıdır. Bunların başında da dürüstlük gelir.

143