Dosyayı okumadan rapor yazan deprem bilirkişileri var!..

"Uğur Abi,

Size 'Abi' diyorum lütfen beni bağışlayın, çünkü 40 yaşında ve çocukluğumdan beri programlarınızla büyümüş biri olarak, siz kıymetli büyüğüme 'Sayın' veya 'Bey' diye hitap etmek istemedim.

Ben Vanlıyım. Babamız bize böyle öğretti. Kıymetli büyüklerimize 'Abi' veya 'Amca' diye hitap etmemiz gerektiğini...

Okuyacağınız bilgileri inşaat mühendisi ve müteahhit bir babanın, inşaat mühendisi ve müteahhit olup, depreme karşı mücadelesini hukuk yoluyla vermeye çalışan, böylece deprem davalarında ve iş güvenliği alanında 10 yıldır uzmanlaşan bir avukat olarak sunuyorum.

Ayıptır söylemesi; ülkede her iki alanda uzman sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az!..

Yaşadığımız deprem felaketlerinden ders almak bir yana, ne yazık ki ülkemizde gelinen nokta, eskisinden daha vahim bir hal almış durumda.

Şimdi size ve değerli okurlarınıza bu gerçeği, 10 kişinin öldüğü 2011 Van depreminde başlayan bir deprem davası ile sunuyorum. Bunun çözümü var ama bu zamana kadarki tüm teşhisler maalesef hatalı.

Elimdeki dosya ise tüm davaların seyrini değiştirebilecek nitelikte ve ispatlı.

Abi,

Her depremde aynı akıbeti yaşamamızın nedeni; inşaat sektörü paydaşları kadar, sorumluları cezalandıramayan hukuk ve bilirkişilik sistemimizdir.

Zira resmi rakamlara göre; 53 binden fazla yurttaşımızın hayatını kaybettiği, 107 bin insanımızın da yaralandığı 6 Şubat deprem davalarında da aynı akıbet sürüyor.

Çünkü gereken dersler alınamıyor, sorumlular tespit edilemiyor ve gerektiği gibi cezalandırılamıyor.

Size gönderdiğim videoyu izleyen hakim bile gözlerine inanamadı ve bana "Ne yapalım avukat bey, biz de inşaat mühendisliği mi okuyalım Biz bu bilirkişilerle ne yapacağız.." demekten kendini alamadı.

Özetlersem;

2011 Van depreminde, 10 kişinin hayatını kaybettiği (...) davasında, müvekkilim, meslektaşım ve babam da yıllarca ağır cezada yargılandı.

Ben de o süreçte mesleğimi bırakmak durumunda kaldım.

Birçok deprem davası hâlâ sonuçlanmadığı gibi, bu dava da sonuçlanabilmiş değil!..

Sanıkların birçoğu doğal ömürleriyle aramızdan ayrıldı.

Babam da 75 yaşında. Binasını yaptığında ise 30 yaşında idi.

Tabii babam depremde yıkılan binanın kendisiyle bir ilgisi olmadığını, aynı parseldeki kendi binasının yıkılmadığını ifade ederek adalete güvendi ve davasını takip etmedi. Yargı sürecinde 2'si üniversite 3 bilirkişi raporunda babam kusurlu bulundu. ÇÜNKÜ O BİLİRKİŞİLER DOSYAYI OKUMAMIŞLARDI!..

Ancak ilk derece mahkemesinde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile babam beraat etti. Bunun üzerine Yargıtay kararı bozarak, babama da ceza verilmesi talebiyle, dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderdi.