Cumhurbaşkanının yakın akrabaları hakkında yolsuzluk haberleri yapmak!..

9. Cumhurbaşkanı, merhum Süleyman Demirel ile bir söyleşi sonrası sohbet ediyoruz.

Bir ara kendisine "Efendim belli etmiyorsunuz ama herhalde bana çok kızıyor olmalısınız!" dedim.

Hiç beklemeden "Neden kızayım ki" diye sordu.

-Sizin kardeşleriniz, yeğenleriniz ve hatta kayınbiraderiniz hakkında manşetlere çıkan yolsuzluk haberleri yaptığım için.

Güldü.

"Ben o haberlerde adı geçen yakınlarımı kamuoyu önünde hiç savundum mu.."

Benim "Hayır" demem üzerine de devam etti:

"Kardeşim size neden kızayım ki Siz işinizi yapıyorsunuz" dedi.

Sözü rahmetlinin vatan sevgisine ve emperyalizme karşı sergilediği şanlı direnişe getireceğim.

Cumhurbaşkanlığı yaptığı 1995 yılında Çankaya Köşkü'nde Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile görüştükten sonra basının karşısına geçip, öfkeli bir ifadeyle Mösyö Juppe'nin kendisine şunları söylediğini açıklıyor:

"Sizin yanlışınız, üniter devlet yapınızdan kaynaklanıyor. Kendisini Kürt sayan insanlara azınlık hakkı verin. Üniter devlet olayından vazgeçin!.."

Sonra da bu sözleri nasıl yorumladığını anlatıyor:

"Avrupa, Türkiye'nin yapamayacağı şeyleri istiyor. Üniter devlet yapısından vazgeçmemizi öneriyorlar. Sonra mesele federasyona gelecek!.. Daha sonra da parçalanmaya!.."

Devam ediyor Cumhurbaşkanı:

"PKK'nın (ve emperyalizmin) bizden istediği ne Kürtçe televizyon, ne okul, ne de dildir. Onun istediği bir tek şey vardır; bayrak!.."

Cumhurbaşkanı, PKK ile Batı'nın aynı amaçta birleştiğini söylüyor.

Bu isteklerin ülkemiz için beka tehdidi olduğunu belirtiyor.

Merhum Cumhurbaşkanı Demirel'in bu tespiti dile getirmesinden 6 yıl sonra, ABD Irak'a saldırma kararı veriyor.

Kararın nedenini 1997-2000 yılları arasında NATO Avrupa Yüksek Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı (Brüksel) yapan ABD'li Orgeneral Wesley Clark şöyle anlatıyor:

"11 Eylül 2001'de ABD'ye düzenlenen terör saldırısından yaklaşık 10 gün sonra, ABD Savunma Bakanlığı'nı (Pentagon) ziyaret ettim. Savunma Bakanı ve yardımcısı ile görüştükten sonra aşağı kata indim. Komutanlardan biri beni çağırdı... 'Karar verdik. Irak'la savaşa gireceğiz'dedi. Tarih 20 Eylül gibiydi...

'Irak'la mı savaşa giriyoruz Saddam ile El-Kaide arasında bir bağlantı mı buldular'diye sordum.

'Hayır, hayır bu konuda bir gelişme yok. Sadece Irak'la savaşmaya karar verdiler...'dedi.

Birkaç hafta sonra tekrar onu görmeye gittim. O sırada Afganistan'ı bombalıyorduk.'Hâlâ Irak'la savaşa girecek miyiz'diye sordum.