Beşiktaş 65 dakika arı gibi çalıştı, bal yapamadı... Celtic 25 dakika oynadı, kovanı balla doldu! Ferencvaros, Celta ve Benfica da muhtemelen Celtic karşısında Beşiktaş kadar, hatta daha üstün oyunlar oynadılar. Ama kimi iki golle kazandı, kimi üçle, kimi daha fazlasıyla... Beşiktaş ise bu takımlardan farklı olarak harcadığı enerjiyi skor tabelasına yansıtamadı. İlk yarıda çok sakin ama etkili bir Beşiktaş vardı. Tüm istatistikler bizi işaret ediyordu. Deyim yerindeyse İskoçlara top göstermedik ama buna rağmen neredeyse hiç pozisyon da üretemedik.
Olaitan'ı sekiz numaraya, Trossard'ı ise on numara pozisyonuna çeken İtaliano'nun bu tercihleriyle orta sahaya enerji, ön bölgeye de oyun aklı takviyesi yapılmıştı. Kanatlardaki Cerny ve Poku biraz etkili olabilseler, şu deplasmanda güle oynaya üç-beş gollü bir galibiyet almak işten bile değildi. Cerny döküldü... Poku, penaltıyı aldığı pozisyondaki şık hareketleri dışında sahada yoktu. Oh çok koştu ama ayağında top tutamadı, attığı paslar da ya çok hızlıydı ya da çok yavaş! Penaltıyla öne geçtikten sonra Celtic'in çözüleceğini bekliyorduk. Ancak tecrübeli teknik direktör O'Neill, Duran, Sorensen ve Osmand'ı sahaya sürdüğünde ev sahibi takımın havası değişti. Osmand, ilk buluştuğu topla golü attı. Daha sonra Karabağ'ı Karabağ yapanlardan Duran sahne aldı. Celtic öne geçip rahatladığı anda Beşiktaş'ın belkemiği Orkun Kökçü, müthiş bir golle yeniden eşitliği sağladı. Fakat bu gole sevinmemiz çok uzun sürmedi... Ve Duran, maçı noktalayan golü attı! Bu kadar iyi oynayıp böyle kaybetmek gerçekten üzüntü verici... Şu maçı kazanan bir Beşiktaş, ilk sekiz hedefine çok yaklaşmış olacaktı... Yazık oldu...

12