Turgay Demir

Fotomaç

Rafa güneştir

Dünyamız futbol ise güneşi goldür. Gol yoksa her yer karanlıktır, hiçbir "güzelliği" göremezsiniz... Beşiktaş lig ve Avrupa'da atamadığı goller yüzünden kaosun içine düştü... Dün Kayseri'de bu kaos derinleşebilirdi, eğer iki haftadır suratı düşmüş olan Rafa Silva ile Sergen Yalçın hafta içi konuşmamış olsaydı... Rafa sıcak bir ilgiyle kendine geldi

Kurtarıcı kurtarır!

Yiğidin Hakkını yiğide vererek başlayalım Göztepe çok haklı bir galibiyet aldı ve bunu yaparken pek zorlanmadılar. Stoilov akıllı adam, baktı ki, bir yıldır oynamayan Necip ile genç Demir Ege orta sahada oynuyor, o bölgeyi kalabalık tutup kanatlardan bindirmesi halinde işi bitirecek, macera aramadı, kestirmeden gitti ve işi bitirdi. Futbol basit oy

Harika oldu

Tam 45 yıldır futbol izlerim beni en çok "böyle sonuçlar" mutlu eder!.. Oynamayı bırakıp, maçın her saniyesini çalmak için bir şeyler yapan takımın son dakikalarda gol yiyerek yenilmesine bayılırım!... Derin bir ohh çekerim... Başakşehir sahaya oynamamak için çıkmış. Kaleci Muhammed ayağına gelen her topu 40-50 saniye oyaladı. İşin ilgin yanı sahad

İspanYANDIK!

İspanya'ya karşı benzer oyun karakterine sahip oyuncularla oynamak tarihi bir hataydı. Onlar kanatlar dahil ön bölgede Yamal, Williams, Merino, Oyarzabal, Pedri gibi çabuk, hızlı ve teknik oyuncuları kullanırken biz de Kerem, Yunus, Arda ve Kenan'la oynadık. Ön tarafta biz onları taklit ederken onlar savunmalarını da çabuk oyunculardan kurmuşlardı.

Dengesiz, şekilsiz

Öncelikle Sergen Yalçın hayırlı gelmeliydi!.. Çünkü başka kim gelse ilk puan kaybında her yer Sergen Yalçın diye inliyecekti. Belki tekrar efsane olur, belki de efsane biter!.. Ortası yok bu işin; ya herro, ya merro!.. Sergen hocanın, Taylan yerine Swensson'la başlaması, ligin en iyi stoperlerinden Emirhan varken, yeni transferi Djalo'yu ayağının t

İnönü, Bayar!

Beşiktaş'ın transfere ihtiyacı var!.. Hocaya zaman vermek lazım... Önce iyi bir kadro yapalım hoca hakkında sonra karar veririz... Göremediler... Tıpkı Önder Karaveli'yi, İsmael'i, Bronckhorst'u, Santos'u göremedikleri gibi... Çözemediler... Tıpkı Tigana'yı, Schutser'i çözemedikleri gibi... Biz 40 yıldır yaptığımız gibi dilimiz döndüğünce anlattık,

Gönder Neron'u kurtar Roma'yı!

Lozan, mütevazı bütçeli sıradan bir takım. Böyle bir rakip karşısında Beşiktaş ilk yarıda deyim yerindeyse sahada yoktu. Rashica'nın golüne kadar, her hangi bir anda maçı durdurup Beşiktaşlı futbolculardan her hangi birine rakip kalecinin kazağının ne renk olduğunu sorsak muhtemelen hiç biri bilemezdi!.. Buna karşılık Lozanlı futbolcular bizim Ersi

Dil altı hazır olsun!

Bu sezon Beşiktaşlılar bolca dil altı hapını kenarda hazır tutmalılar. İzledikleri her maç potansiyel kalp krizi riski taşıyor... Dün Eyüpspor karşısında oyunun büyük bölümünde üstün oynayan, önde basan, bir penaltı uydurma ofsayt nedeniyle verilmeyen, iki gol atan ama daha önemlisi tam beş net, net kere net pozisyon bulan bir Beşiktaş vardı. Bu ta

Solskjaer kalmalı!

Koca Beşiktaş son beş yılda, Bronckhorst, İsmael, Önder Karaveli, Santos, Solskjaer derken köy takımı hocalarının elinde oyuncak oldu... 40 yıllık tecrübeyle her dönemde, her başkanı en net şekilde uyardım... Tigana, Schuster, Bilic dönemlerini hatırlattım... "Köy görünüyor çünkü takımın başında köylü var" dedim... "Gönderin Neron'u kurtarın Roma'y

Çare Sergen

Beşiktaş, üç sezon önce Ahmet Nur Çebi'nin, şampiyon hocaya imza attırmak için sırf kapris uğruna günlerce bekletmesinden sonra bir daha belini düzeltemedi... Ezeli rakipleri hoca ararken Kartal, Sergen Yalçın'a anında imza attırıp keyfine bakmak yerine Çebi'nin inadıyla kaosa sürüklenmişti... Sonrasında gelen Arat da ondan aşağı kalmadı hani.... V