Son cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana üç yıl geçti, yenisinin zamanı yaklaşıyor ama Türkiye'yi yönetmeye talip olduğunu söyleyen ana muhalefet partisi CHP hep kişiler ve onlara bağlı hesaplar üzerine konuşmaktan, ülke sorunlarına, sokağın, vatandaşın sıkıntılarına çözüm üretmek ya da umut olmak noktasına gelemiyor bir türlü... Oysa Terörsüz Türkiye, ekonomi, dış politika, çevremizdeki ateş çemberi olası tehditler gibi konuşulan ve bu anlamda da CHP'nin ne düşündüğü merak edilen o kadar çok sorun var ki... Ama CHP için varsa, yoksa tek gündem kendi iç meseleleri, çekişmeleri... Meseleleri mahkemeye düşen olası kurultay ya da grup toplantıları veya ihraçlar nedeniyle hemen her gün bir başka krizin yaşandığı CHP'de öfke sönümlenmiyor, aksine daha da harlanıyor.. Partiden ziyade birbirlerini yemeye odaklı bireysel çıkarlar daha ön planda hep ve iki ayrı CHP görüntüsünün her an resmileşmesi bekleniyor artık... Aynı çatı altında bir zamanlar birlik, beraberlik, omuz omuzaymış havası veren insanlar birbirlerine düşman gibiler... Öfke ve nefret dili de pik yapmış durumda... Özellikle de Kılıçdaroğlu'na yönelik olarak... En ağır sözleri sarf edip, tabanı, tetikleyenler de Kılıçdaroğlu'nun bir dönem çok yakın çalıştığı, kendisinin her sözü ve hamlesinde onu alkışlayan, yanında duran, hatta hatalarında dahi ses çıkarmayıp, kabullenen isimler... Şimdi birçoğu Özel'in en yakınındalar ve doğrudan 2023'deki cumhurbaşkanı adaylığı süreciyle ilgili Kılıçdaroğlu'na dönük bilerek "seçimi kaybetme" suçlamaları yapıyor ve itiraflarda bulunuyorlar.. Dün yanında duranlar, bugün karşısındalar... Siyasette, CHP'de bunun örnekleri elbette var ama bir genel başkana yönelik sarf edilen ağır sözler anlamında sıra dışı... Kontrolden çıkan gerilimde hesaplaşma adına geriye dönük kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor. Peki ya Kılıçdaroğlu da onlarla ilgili bir şeyler ifşa ederse..
★ ★ ★
Özel ve ekibi, kuruldu, kuruluyor tartışmaları süren yeni partinin siyasetine, stratejik yol haritasına başladılar belli ki. Nedir o Kılıçdaroğlu'nun CHP'sine "siz muhalefet partisi değilsiniz" suçlamasıyla kendilerinin de kandırıldığını seçmene anlatmaya, ikna etmeye çalışacaklar.. O dönem Kılıçdaroğlu'na aday olmalısınız diye baskı yapan ekibin içinde olduklarını, eğer seçilmiş olsaydı daha baştan paylaştıkları koltuklara oturacaklarını unutarak! Şimdi de ortam karışınca hepsi bir anda 13 yıllık genel başkanları Kılıçdaroğlu'nun "proje"olduğunu farketmişler!.. Kendi meşruiyetlerini eski genel başkanlarına muhalefet ederek, yerden yere vurarak sağlama gayreti içerisindeler... DolayısıylaCHP'de bir samimiyet problemi olduğu da ortada... Bir suçlama yapılıyorsa bunun altının doldurulması gerekir...
Kaldı ki; eğer böyle bir şey olduğunu biliyor ve Kılıçdaroğlu'nun en yakınında iseler, bu konuda kendilerine oy veren seçmenlerin de onlara hesap sorma hakkı vardır, olacaktır... Bu kadar büyük yanılamazsınız ya da böyle bir duruma göz yumamazsınız, nasıl yaptınız diye.. Bu durumda da Kılıçdaroğlu'na dönük suçlamalarda bulunan isimlere de denilecek şu aslında:

10