Yıldırımhan bir istihbarat başarısı aynı zamanda...

Türkiye çevresinde ateş çemberi var... Herkes bir şekilde bir savaşın parçası olmuş durumda... Aklını yitirmiş bir adamın güdümündeki İsrail elindeki bütün enstrümanlarla bölgeyi tamamen karıştırmak, savaşı yaymak istiyor... Her yere saldırıyor, aklınca Türkiye'ye karşı şer ittifaklarıyla hayal peşinde koşuyor, özellikle Yunanistan'ı da bir aparat olarak kullanıyor...

Fransa'da bu alçaklığa arka çıkıyor... Bu zor ve tehlikeli süreçte de saldırganlığa karşı caydırıcılık kritik önemde... Caydırıcı olduğunuz sürece güçlüsünüz zira... Savunma sanayindeki hamleleriyle çok daha güçlenen Türkiye'de geliştirdiği modern, etkin yerli ve milli silahlarla donanımlı kara, hava, denizdeki bütün unsurlarıyla her cepheden kaynaklanabilecek olası saldırganlığa yanıt verecek güçte, noktada...Türk savunma sanayiinin geliştirdiği, sürekli yenilerinin eklendiği yüksek teknoloji ürünler, projeler, yazılımlar da dost, özellikle düşman herkesin radarında... Örtüler kaldırıldıkça yeni ürünler gün yüzüne çıkıyor, dünya şaşkına dönüyor. Güçlü bir duruşu, askeri kudreti veya kararlı bir tavrı simgeleyen, dostları rahatlatan düşmanları ise ürküten "Dosta güven, düşmana korku" mesajı sürekli perçinleniyor... Özellikle İsrail ve Yunanistan'daki yansımalarına bakıldığında mesajlar da alınmış gibi görünüyor... Her ikisinde de Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi'nce geliştirilen, Türkiye'nin kıtalararası hipersonik balistik füzesi YILDIRIMHAN paniği var...Bu alçak ikili daha önce Roketsan tarafından üretilen ve bugün TSK envanterine girmiş olan Türkiye'nin ilk uzun menzilli balistik füzesi TAYFUN'u gördüklerinde de "Atina, Tel-Aviv Türkiye'nin füze menzilinde " diye aynı şizofreni hali içindeydiler...

✰ ✰ ✰

Onlar adına bu korku ve tedirginlik halinin daha da kronikleşeceği açık... Havada, karada, denizde sürekli yenileri geliştirilen projeler silah sanayiinde dışa bağımlığımızı azaltırken, Türkiye'yi dünya piyasalarında söz sahibi de yaptı, yapıyor...Türkiye, küresel savunma pazarında giderek daha önemli bir aktör haline geldi. Türkiye'nin silah ithalatı da hızla geriliyor... Üstelik bu atılımlar, yeni projeler o kadar büyük bir gizlilik içinde gerçekleşiyor ki; ilgililer dışında kimin ne üzerinde çalıştığından, hangi aşamada olduğundan hiç kimsenin haberi olmuyor, kesinlikle bilgi falan sızmıyor... Ancak sergilendikleri ve üzerindeki örtüler kaldırıldığında görüyor dünya. Şimdilik son örnek YILDIRIMHAN ve daha öncekilerde olduğu gibi... Kolay değil; iddialısınız, "savunma sanayimi şu hale getireceğim" diyorsunuz, o iddia için hamle yapıyor, üretip, yazılım geliştiriyorsunuz. Yapım aşamasındakileri gizliyor, yaptıklarınızı gösteriyorsunuz, sizin ne kadar ileriye gittiğinizi, hangi teknolojiye sahip olduğunuzu görüyorlar... O projeleri, yazılımları ele geçirmek isteyen çok sayıda ülke, servisin varlığı da öngörülemeyecek bir durum değil elbette... Sizin neyle uğraştığınızı, detaylarını öğrenmek isterler... Sadece güvenlik endişesiyle değil, pazardan pay kapmak ya da pazara sokmamak için de aynı şeyler söz konusu... Füzeler gibi Milli Muharip uçak KAAN, insansız savaş uçağı KIZILELMA onların radarındadır kesinlikle. Ki geçmişte, FETÖ'cü hainlerin bu anlamda yaptıkları alçaklıklar, nasıl bilgi sızdırdıkları da hafızalarda... Dolayısıyla sessiz sedasız son anda ortaya çıkartılan YILDIRIMHAN balistik füzesi ve bugüne kadarki tüm yerli milli silahların üretim başarısı, teknolojik üstünlükleri zaten tartışılmaz ve gurur verici ama bu bir istihbarat başarısı da aynı zamanda... Üzerinde çalışılan ya da açıklanmayı bekleyen daha ne projeler var kim bilir... Bunun ne anlama geldiğini de muhatapları iyi anlarlar...