Seçmen o mu bu mu haklıydı diye bakar mı

CHPileYENİ partikavgası her gün başka bir nedenle alevleniyor...Şu an içiniki partiliderliği arasında herhangi biryumuşamaveyadiyalogzemini pek görünmüyor, aksine her temas alanı yeni birgerilimnoktasına dönüşüyor. Cenazede karşılaşıp, selamlaşmaları ya daadli yılaçılışı gibisiyasetenbulunulması gereken yerlerde tokalaşmaları bile kendi taraftarları, özellikle deÖzel cephesindeduygusal patlamalara neden oluyor. Nasıl olur da aynı ortamda bulunup konuşursunuz diye...Değilsiyasetenson derece doğal ve olması gerekeni kabullenmeyi, insani davranış,medeniolmanın gerekliliğine bile tahammül yok. Bu manzaraya bakıldığında daCHPveYeni Partiarasında var olan sorunun giderek büyüdüğü açık... Her iki tarafta birbirlerini suçlayarakaklanma hesabıiçerisinde... Ülke meselesine, toplumun dertlerine dokunan yok... Sanki 2028 seçimlerini garantilemişlerde birbirlerinden kapacakları üç-beş puana göz dikmişler tavrı, havası hakim... Kim kime daha fazla zarar verirse mantığıyla birbirlerine karşı sert söylem ve üsluplarıyla tam anlamıylakaybet-kaybetoyunu oynuyorlar. Oysa siyasetkaybet-kaybet üzerinekurulmaz yakazan-kaybetya dakazan-kazanolması lazım.. Yoksa niye siyaset yapıyorsunuz diye sorarlar muhataplarına... Hele de rekabet alanıiktidara alternatifolma değil, kendi aralarındaki çekişmeden kaynaklıysa...

★★★

SiyasetisadeceAnkara'da parti genel merkezlerinde, kulislerde yürütülen süreç olarak değerlendirdiğinizde yani işin içinden esas unsurseçmeniçıkardığınızda çok hareketli, adrenali yüksek faaliyet olarak görünebilir belki ama son kertederealiteaçık ve net:Siyasetin patronudemokrasilerdeseçmenveTürkiye'de de zamanı geldiğinde sandığa gidiliyor orada da her siyasiaktörün, partininyaptıkları vatandaştarafından değerlendiriliyor, herkes de hakettiği ölçüde destek görüyor ya da hayal kırıklığı yaşıyor. Dolayısıyla "bizim yaptıklarımıza, siyasi duruş, tavırlarımıza seçmen acaba ne der, nasıl düşünür" sorusunusiyasilervepartilerinhiçbir zaman gözden kaçırmamaları gerekiyor..AncakCHPveYeni Parti'ye bakıldığında bunun pek önemsenmediği ortada...

Kafalarında var olanmağduriyetsöylemleriyle seçmeni kendi saflarına çekmek ya da bildik, "bize oy vermezseniz iktidar yine kazanır" üzerine kurgulu bir seçim stratejisi sadece. Ben haklıyım, mağdurum onlara oy vermeyin bana oy verin edebiyatı yani!... Bu durumda akla gelen seçmen o mu haklıydı bu mu haklıydı diye bakar mı sorusunun yanıtı da siyaset bilimcileregöre şöyle:

Kesinlikle bakmaz. Seçim günü sandığın başına gittiğinde insanların tek bir temel sorgulaması "benim hayatım, ekonomim ve ülkenin geleceği meselesi" olur. Siyasetteliderlerinyaptığı hukuki, tüzüksel ya da dijital platform kavgaları, halkın mutfağındaki yangının yanında tamamenteferruatkalır.Seçmen,ideolojik olarak ne kadar haklı olursa olsun, zayıf ve iktidar alternatifisiyaset üretemeyenyapıyıtasfiyeeder.'Biz bu ülkeyi yönetebiliriz'güvenini veren tarafseçmengözünde haklıilan edilir...