Şam'a baktığında Türkiye'yi görüyorlar...

Suriye'de YPG/SDG/PKK terör devletçiği kurdurtmak için çok uğraştı İsrail... Tabii ABD'nin gölgesinde... Bu aşağılık planın aparatları da terör örgütleri YPG/PKK ve DAEŞ'ti malum... Türkiye'de böyle bir yapılanmaya asla izin vermeyeceğini yıllardır en üst perdeden dile getirdi... Bunu sağlamakta birilerin anlık ikna edilmesi, sadece masa başı görüşmeleriyle falan olmadı. Suriye sahasında Türkiye dört tane askeri harekât yaptı, şehitler verdi. Bir teröristana geçit vermeme kararlılığını çok net ortaya koydu... Terör koridoru hayali ve DAEŞ projesi çökertildi... Fırat Kalkanı'yla başlayan sürecin Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı'yla sonuçta nereye vardığı da ortada... Suriye devrimi gerçekleşti. Kendi halkına bile zulmeden Esad rejimi devrildi. Şam'da da bugün Türkiye'ye yakın duran, dostça yaklaşan bir yönetim var... Suriye'de rejim değiştikten sonra da Türkiye hem bir taraftan YPG/SDG/PKK'ya baskı yaptı hem de Şam'daki yeni yönetimle birlikte Suriye'nin toprak bütünlüğü kendi iç birlik-beraberliğinin sağlanması ve ülkedeki kurumların ihdas edilmesi için büyük çaba sarf etti, hala da öyle. En nihayetinde Terörsüz Türkiye ve Bölge hedefiyle ortaya bir paradigma koydu, bu paradigma çerçevesinde gelişen süreçte de YPG/SDG, Suriye hükümetiyle masaya oturup entegre olmak için bir yol haritası belirledi... Hem de en başta İsrail kaynaklı olmak üzere süreci baltalamaya dönük provokasyon, manipülasyonlara rağmen...

★ ★ ★

Gelinen noktada da YPG/SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile varılan anlaşma kapsamında SDG'nin askeri ve idari yapısının feshedildiğini duyurdu. Hem de Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Suriye bayrağı önünde yaptığı konuşmayla... Hatta Abdi'nin daha başta böyle bir karar alamadıkları için pişmanlık içeren sözleri de oldu yakın zamandaki bir başka açıklamasında...Bu kararı "tam anlamıyla tarihi bir an" olarak niteleyen ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, "Gerçek entegrasyon işte böyle bir şey; tek ordu, tek hükümet, tek devlet" dedi. İsrail'in parçalanmış; bölünmüş Suriye hayaline noktayı koydu yani...

Yine bunların öncesinde İsrail'i tedirgin eden bir başka gelişmede YPG/PYD/SDG'nin 2012 yılından bu yana kontrol ettiği Halep'e bağlı Ayn el-Arab (Kobani), bölge sorumlusu Mahmut Berhudan'ın Netanyahu'yu şok eden şu çıkışıydı:

"İsrail'in Suriye'deki ilerlemesi, işgalleri kabul edilemez. Şam yönetimi sıcak bölgede görev verirse İsrail'e karşı savaşmaya hazırız..."

Bunlarda beklenen gelişmeler... Süreç tamam bitti demek zor, güven meselesi de ihtiyatlı olmayı gerektiririyor ama bu açıklamaların yapılmak zorunda kalınması bile son derece önemli... İsrail'in her türlü aşağılık kirli oyunlarına rağmen hayallerinin çöktüğünü ve düştüğü pozisyonu görmek açısından...

Netanyahu'yu hepten paralize eden asıl gelişmelerde çok güvendiği ABD'den peşpeşe yediği darbeler... Beyaz Saray'ın kapısını zorlayıp, sürekli ağlamasına rağmen daha baştan Suriye'ye yaptırımları kaldıran ABD, şimdilik son olarak da Şam yönetiminin uzun süredir beklediği adımı attı. Suriye'nin 47 yıldır yer aldığı teröre destek veren ülkeler listesinden resmen çıkarıldığını duyurdu. ABD ayrıca, Heyet Tahrir el-Şam(HTŞ)'ı da terör listesinden çıkardı...