Netanyahu'nun baskısı ya da şantajıyla hiç istemediği bir savaşa giren Trump, salladığı gerekçelerle ne dünyayı ne de Amerikan halkını inandıramıyor... Ne fark eder nasıl olsa bildiğini okuyor, kimse de bir şey yapamıyor denilebilir belki ama eninde sonunda faturanın Trump'a kesileceği de ortada... Dışişleri Bakanı Rubio'da Kongre'nin en gizli mekanizmasına yaptığı sunumda ABD'nin İran'a yönelik son saldırı dalgasına katılımını "İsrail, saldırı kararını zaten almıştı. İran'ın doğrudan bizi hedef alacağını biliyorduk. Darbeyi oturup beklemek yerine, kapasitelerini yok etmek için proaktif davrandık" sözleriyle yutturmaya çalıştı nitekim.. Tercih değil bir zorunluluk havasına sokarak... Trump'ın "Eğer bir şey yaptıysam, İsrail'i ben zorlamış olabilirim" açıklamasıyla çelişen Rubio, sonradan da kimin kimi zorladığı anlamında düzeltmeye çalıştı ama hepten çuvalladı...
Öyle ya da böyle bu ne demek
Görüşmeler sürerken Trump İran'ın saldıracağını düşünüyor "Vurun emri" veriyor bir anda... Netanyahu'nun "Dini liderleri Hamaney ölürse rejim düşer" gazıyla hem de... Ertesi gün planı falan yok Netanyahu diyor, Trump yapıyor, yol haritası İsrail'den yani... Netanyahu'nun Hizbullah'a yaptığını Trump, İran'a yapmak istiyor liderleri hedef alıp temizliyor. Geleni de vururum diye tehdit ediyor...
Hiç beklemedikleri İran direnci, rejimi sahiplenme karşısında şaşıran ABD Başkanı'na Netanyahu şimdi de şunu yutturmaya ya da kabul ettirmeye çalışıyor:
Havadan bombalamalarla olmuyor, CIA ve MOSSAD'ın tetiklemeleri de halkı hareketlendirmedi. Amerikan ve İsrail askeriyle karadan bu işi yapmak sıkıntılı. İran rejimini ortadan kaldırmanın anahtarı İran PKK'sı PJAK olacaktır. Bunlara destek sağlayıp, İran'da özerklik sözü verelim devreye girip, İran'da iç savaş, ayaklanma çıkartsınlar...
Trump'ın kafası da bu hastalıklı öneriye yatmış olmalıki hem bizzat kendisi hemde yancısı ya da akıl hocası ne derseniz deyin Netanyahu terör örgütüne İran içindeki ayrılıkçı gruplardan bir ittifak oluşumu yapma faaliyeti yürütüyorlar iki koldan... Bu bağlamda da PJAK'ın başını çektiği İran'daki ayrılıkçı beş silahlı grup, "İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı" adında yeni bir koalisyon kurduklarını açıkladı. Birlikte fotoğraf da verdiler..
★★★
Bu kirli plan kapsamında terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG içindeki yabancılar denilen ve Irak'a tüyen teröristler Süleymaniye üzerinden İran'a sokuluyorlar bir yandan da...CIA ve MOSSAD eliyle yürütülen bu tezgaha bakıldığında da Irak'a nakledilen Suriye'deki DAEŞ'li teröristler de geliyor akıllara ister istemez... ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Cooper, yaklaşık 9 bin DAEŞ'linin Irak'a transferine yönelik planı daha önce duyurmuştu malum. Epey bir transferde gerçekleşti şu ana dek... ABD'nin niyeti DAEŞ'lileri uzaklaştırıp Suriye'yi rahatlatmak ve Irak'ta onları beslemek, değil elbette... DAEŞ'lileri geldikleri ülkelerine postalamak yerine, yıllardır bir arada tutuyorlarsa bir beklentilerinin olduğu açık... O da netleşiyor, hafiften... Irak'a transfer meselesi tesadüf değil açıkcası... DAEŞ'li teröristleri de örtülü PJAK ortaklığıyla devreye sokma hesabı söz konusu sanki... Bu da şaşırtıcı ya da sürpriz olmaz daha öncede yaşanmış, örneği var olan bir durum.. Mesela tek kurşun atılmadan Rakka terör örgütü PKK/PYD/YPG'ye teslim edilirken kentteki DAEŞ'lilerin daha sonra kullanılmak üzere kuzeye gitmelerine izin verildi. Silah ve mühimmat yüklü kamyonlarıyla üstelik...Nitekim o DAEŞ'liler daha sonra TSK'nın Afrin'e yaptığı harekâta karşı kullanıldılar da. Hem de daha önce düşman gibi göründükleri PKK/PYD/YPG ile aynı safta...Nihayetinde ikisi de ABD ve İsrail'in kuklaları, aparatları...

3