Özel'in tek rakibi CHP!..

Siyasi konumlanma açısından Özgür Özel ve Yeni Parti'nin en doğrudan ve sert rekabet ettiği yapıların başında şu an CHP geliyor... Özel, katıldığı programlarda temel hedeflerinin iktidarı değiştirmek ve kazanmak olduğunu vurgulasa da sürekli CHP'yi kötüleyen, suçlayan söylemiyle iktidara değil, muhalefete muhalefet etmek görüntüsü veriyor daha çok... Kulanılan dil ve üslup açısından da ciddi sorun var... Normalde farklı siyasi partiler arasında bile olmaması gereken sertlikteki cümleler, bugün eski yol arkadaşları arasında sarfediliyor. En başta da Özel tam anlamıyla bir öfke dili ve üstenci bir tavırla CHP'ye göndermeler yapıyor... Bunun şimdilik son örneği de 864 üyeli Türkiye Belediler Birliği Başkan Vekili seçimlerinde yaşandı. Delegasyonda Yeni Parti'ye göre çoğunluğa sahip olmasına karşın aday çıkarmayan CHP (261'e 131) gerekçesini iktidar adayının kazanmaması için Yeni Parti adayını destekleme kararı diye açıkladı. Buna gönlü Yeni Parti'de, kendisi CHP'de olan delegeler nedeniyle zor durumda kalmamak ya da seçimi iktidar partisi kazansaydı muhalefete kaybettiren parti konumuna düşmekten kaçınmak da denilebilir. Ancak öyle ya da böyle az ya da çok Yeni Parti adayının kazanması için verilen destek ortada. Sadece CHP'den de değil. Yoksa aritmetik cevaz vermez. Buna rağmen de Özel'in seçim sonrasında yaptığı açıklama neydi "Biz 131 delegeyle 860 kişilik yerde çatır çatır seçimi kazandık..."

Bu ne demek Biz kimseye muhtaç değiliz. Dolayısıyla sadece CHP değil, delegasyondaki diğer muhalefet partileri DEM, İYİ Parti, YRP, TİP ve bağımsızların güç dengelerini de hafife almak... Bunun da CHP ile ilerdeki olası bir ortaklık ama daha çok da ülkede iktidar olmak için mevcut sistem gereği yüzde 50 artı 1 gerçekliğinden kaynaklı daha başka partilerle olası ittifak arayışlarını olumsuz etkileyeceği açık...

★ ★ ★

Bu doğrudan Özel'in CHP Genel Başkanlığı döneminde de deneyimlediği ama daha baştan duvara tosladığı "Ben adayımı belirledim, iktidarı değiştirmek isteyen takılsın peşime" yaklaşımının bir başka versiyonu zira... Özel, koltuğa oturduktan hemen sonra İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığını deklare etmişti malum. Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet bloğunda birleşe birleşe kazanacağız stratejisi aksine kendi belirlediği adaya herkesin destek vereceği ya da zorunda olduğu hesabıyla!.. Buna da hem o zamanlarda hem de şimdiki Yeni Parti Genel Başkanlığı'nda diğer muhalefet liderlerinden gelen "dayatma adayla olmaz" tepkileri de bilinen gerçeklik... En başta da İYİ Parti'den... Dolayısıyla Özel, tek rakibi olarak gördüğü CHP'yi yıpratma adına yaptığı üstenci söylemlerle büyük final yaklaşan seçimlere dönük olası ittifak hesaplarını da epey zorluyor aslında. Evet, Özel'in sert dili, üslubu yeni kurulan yapının tabanı, taraftarı için "liderin geri adım atmayacağının ve yeni bir alternatif olma iddiasındaki ciddiyetinin bir kanıtı" olarak görülebilir ve safları sıklaştırabilir, nitekim de hava öyle. Ancak, bu söylemin karşı taraf sürekli hedef alınan CHP seçmeninde tam tersi bir etki ve tepki yaratacağı da bir başka gerçeklik. Kaldı ki bu anlamda asıl mesele de kararsız seçmenin, kitlenin olası tavrı, davranışı... Niyesini de siyaset bilimcileri şöyle açıklıyorlar: