Özel'in kafası karışık...

Özel'in ara seçim çağrıları sandık zamanında karşılık bulamayınca, muhalefet liderinin inandırıcılığı erozyona uğruyor; peki bu stratejinin başarısızlığı CHP'nin ittifak gücünü zayıflatacak mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın temel iddiası, CHP Genel Başkanı Özel'in tekrarlanan ama tutarsız seçim çağrılarının lider olarak itibarını zedelediğidir. Bu duruma ulaşmasındaki neden, 2025 Kasım'daki kesin ara seçim tahmini ile 2026'ya revize edilen söylemleri arasındaki tezatç ılıktır. Yazının merkezinde ise muhalefet bloğunun birleşme stratejisine dönük ciddi sorular yatmaktadır: Inandırıcılığını kaybeden bir lider, olası ittifakların ortak adayı olabilir mi?

Dünya, savaşı ve yarattığı ekonomik krizi konuşurken; iç siyasette CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "ara seçim" gündemli siyasi parti turlarıyla iktidarı sandığa zorlama hesabında... Bu bağlamda da "zorunlu mu değilmi" ya da "şartlar oluştu mu" tartışması günlerdir sürüyor.. TBMM'de "gerekli şartların oluşması halinde ara seçim kararının Meclis Genel Kurulu tarafından verileceğini" söylüyor... Böyle bakıldığında da meclis aritmetiği ortada... Özel ise "Her şeyi göze alacağız" diye hamlesinde oldukça iddialı...

Genel başkanların, muhalefet liderlerinin seçim istemesi, sandık çağrıları yapmaları demokratik bir talep, siyasetin gereği elbette... Liderlerin meydan okuma ya da bazı taahhütlerle rakibini mindere çekme taktikleri de doğal, olabilir... Ama bu her sözün başında ve sonunda seçim, sandık çağrısı yapıp karşılık bulamıyorsanız sıkıntı da yaratabilir. Genel Başkan'ın inandırıcılığını zedeler... Hele de yüksek perdeden söylemler ve kesin olacakmış havası yaratılırsa... Mesela Özel'in 2025 Kasım'ında erken seçim diye son derece iddialı çağrısı ve çıkışı vardı, kendi örgütünü, tabanını da bu anlamda heyecanlandırdı, olmadı... Yıldönümüyle birlikte de seçim çağrı ve çıkışları farklı söylemlerle 2026'ya dönük revize edilmiş durumda... Tabii sadece sözel olarak hep istemek, talep etmek tarzında yine... Hem de son derece iddialı ve kesin olacakmış algısı yaratan söylemlerle... Bu da siyaset bilimcilere göre; siyaseti doğru okuyamamak ve seçmen nezdinde hayâl kırıklığı yaratacak hatalı hamleler. Dolayısıyla şöyle diyorlar:

"Ana muhalefet bir söz söylediğinde seçmen demeli ki muhalefet söylediğini yapar, yaptırır... Bu son derece hassas, iyi düşünülüp, sonuçları hesaplanması gereken bir konu, yoksa bir müddet sonra sandık çağrısı gibi başka söylemlerinin de inandırıcılığı kalmaz..."

★★★

CHP açısından muhalefet partileriyle görüşme turu sadece ara ya da erken bir seçime destek hesabı değil elbette... Asıl konu yine aritmetik meselesi... Özel; her platformda, mitinglerinde son yerel seçim başarısını söylüyor ve anketlerde CHP'nin hâlâ birinci parti çıktığını iddia ediyor ama esas anket hakiki sandık zamanında kazanmak için 50 artı bir oy gerekliliği de ortada... CHP Genel Merkezi de anketlerde görünen parti oylarının şu an kaç denilirse denilsin kazanmak için tek başına yeterli olmadığının farkında... Onun için de Özel, CHP acil bir ittifak arayışında. Oysa bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet bloğunda birleşe birleşe kazanacağız stratejisi izleyen ve yüzde 48'lik bir oy oranına ulaşmasına rağmen kaybeden CHP'nin bu defaki stratejisi "Ben adayımı belirledim, iktidarı değiştirmek isteyen takılsın peşime" havasındaydı ağırlıkla... Cumhurbaşkanlığı adaylığı deklare edilen İmamoğlu'nun diploma sorunu ve hakkındaki yargılamalardan siyasi yasaklı olma olasılığı nedeniyle o olmazsa, olamazsa, kim olur ya da olmalı tartışmaları, polemiğinde CHP'den gelen ses şuydu:

"Birimiz olsun da kim olursa olsun."