Dünya, savaşın yeniden alevlenme ya da barış olasılığını konuşurken; iç siyasette ana muhalefet partisi öncülüğünde muhalefet cephesinin erken seçim için iktidarı baskılama hareketliliği var. CHP açısından muhalefet partileriyle ivme kazanan temas trafiği sadece bir erken seçime destek hesabı değil elbet, asıl konu yine aritmetik meselesi... CHP Genel Başkanı Özel; her platformda, mitinglerde son yerel seçim başarısını söylüyor ve anketlerde CHP'nin hep birinci parti çıktığını iddia ediyor ama hakiki anket sandık zamanında şu an kaç denilirse denilsin kendi oylarının kazanmak için tek başına yeterli olmadığının da farkında...Onun için de Özel, bir ittifak arayışında... Dile getirdiği CHP'nin birleştirici kurucu irade olduğu vurgusuyla da siyasi parti ayrımı gözetmeksizin "Türkiye İttifakı" çağrısı yapıyor... Özel'in "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinde ısrarla yinelediği çağrıda "Türkiye İttifakı olarak Ekrem Başkan'ı Cumhurbaşkanı yapacağız" söylemi de var malum..Cumhurbaşkanlığı adaylığı deklare edilen İmamoğlu'nun diploma sorunu ve hakkındaki yargılamalardan siyasi yasaklı olma olasılığı nedeniyle olamaması ve isim değişikliği durumunda da aynı düşüncenin geçerli olduğu belli. CHP, "Ben adayımı belirledim o olamaz, başkası olursa da iktidarı değiştirmek isteyen takılsın peşime" ısrarında hâlâ yani... CHP adına konuşulan isimlerinde parti kurmayları, örgütün isteği Özel ve anketlerin işaret ettiği Yavaş diye ikiye ayrıldığını herkes biliyor...
★★★
Bu durumda da en merak edilen, tartışılan muhalefet partilerinin nasıl bir tavır alacağı ve Cumhurbaşkanlığı ortak adaylık meselesi elbette...CHP'nin dillendirdiği ittifak, dayanışma, duruş adına ne derseniz deyin birleşme formülü ve beklentileriyle, diğer muhalefet partilerinin kafasındakiler arasında örtüşmeyen kritik noktalar var zira... İYİ parti Genel Başkanı Dervişoğlu, muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "ortak aday" ile birleşmesi gerektiğini savunuyor mesela... İfade ettiği ittifak tanımlaması da bütünleşik muhalefet...İYİ parti kurmaylarının ekranlarda daha yeni anlattıkları kırmızı çizgiler de şunlar:
"Her siyasi parti her konuda kendi görüşleri, düşüncelerini ifade ediyor bu bir hakikat.Bir başka hakikat de bugün Türkiye'yi yönetmek istiyorsanız yüzde 50 artı birlik oyu elde etmeniz gerekiyor. 2023'de yaşadıklarımızın tecrübesini de göz önünde bulundurarak çok dikkatli hareket edilmesi gereken bir sürecin içerisindeyiz. Zamanlama, açıklık, kapsayıcılık çok önemli.. En kritik noktada bu sürecin hiçbir siyasi partinin oligarşisine mağlup olmaması. Eğer bu süreç herhangi bir siyasi partinin oligarşisine kurban edilirse ki biz bunu 2023'de maalesef iliklerimize kadar yaşadık ve yaşatıldık...Bu iş olmaz yine..."
Mesaj açık; takıl peşimeden ziyade 6'lı masa gibi olmasa da bütünleşik muhalefet tanımından ortak aday belirlemenin yanı sıra, ortak ekonomi programı dış politiya bakış gibi bazı beklentiler var...

3