Uyuşturucukarteliyle mücadele diye Venezuela petrolüne çöken Trump, bağımsız bir devlete yaptığı hukuksuzluğu, kahramanlık destanı gibi anlattı dünyaya... ABD ordusunun en gizli özel birliklerinden Delta Force'un hiçbir direnişle karşılaşmadan üzerinde eşortmanlarıyla kaçırdığı Venezuela Lideri Maduro'yu da kitlesel bir suç çetesinin lideri olmak ve uyuşturucu trafiğini yönetmekle suçladı. Bu algıyı pekiştirmek için de görüntülerde daha çok uyuşturucuyla mücadele birimi DEA ajanları ön plandaydı... Maduro'nun Amerika'ya inanılmaz miktarda uyuşturucu sokmaya çalıştığını belirten Trump da "Biz uyuşturucu ile savaşıyoruz, mücadelemizin devam edeceğini söylemiştim. Venezuela da başkası da Maduro gibi devam edemez" sözleriyle Meksika, Kolombiya, Küba dahil daha başka ülkelere de tehdit savurdu... Gözdağı verdi.
Bu ne demek Hangi yönetim şekli olursa olsun, ben istediğim anda istediğim yere gider karışıklık çıkarırım ya da saldırır,liderini alır götürürüm… İran'daki karışıklıkları da bununla özdeşleştirebiliriz. Şu kadar silah kullanıldı, F- 35'ler şunu yaptı, Özel Kuvvetler şöyleydi falan bunların hepsi Hollywood senaryosu fanteziler... Hem de zihinleri zorlayacak cinsten... Zira ABD'nin bir devlet başkanını, hele de uyuşturucu karteli lideri olarak suçladığı bir ismi hiç kayıp vermeden alıp götürmesi denildiğinde merkezi Kaliforniya'da bulunan bir Amerikan yapım şirketinin abonelerine sunduğu Escobar dizilerindeki uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadeledeki kanlı görüntülerle pek örtüşmüyor servis edilen kareler!..
★★★
Varsayalım Trump'ın Maduro'yla ilgili söylediklerinin hepsi doğru olsun ve narko terörizmle mücadelede gerçekten samimi diyelim... Bu durumda ABD'nin uyuşturucu ağının göbeğindeki kankası, kol kanat gerdiği aparatı terör örgütü PKK/YPG/PYD ya da SDG'ye de müdahale etmesi gerekmez mi Terör örgütünün uyuşturucu ağını, bağlantılarını ve uyuşturucu ticaretinden nasıl nemalandığını bilmeyen yok. 1990'lı yıllardan itibaren yayımlanan pek çok Birleşmiş Milletler, NATO, ABD ile AB ülkeleri raporlarıyla bu aşağılık faaliyetleri ve elde ettikleri gelir açıkça belgelenmiş durumda… Bunlara göre terör örgütü PKK, üretiminden dağıtımına ve Avrupa sokaklarında satışına kadar uyuşturucu ticaretinin her aşamasında rol alıyor... Ama ABD, asla PKK'ya karşı kılını kıpırdatmıyor. Bu durumda yanıtı anlamlı soru da şu:
Dünyada uyuşturucuya karşı verilen savaşın önderi havasındaki Trump, terör örgütünün bu kirli çarktaki etkinliğini bilmiyor olabilir mi Yanıtı DEA'de eğitim alan ve DEA ajanlarıyla ortak birçok operasyona katılan eski Kaçakçılık Daire Başkanlığı Operasyon Ekipler Amiri ve İstanbul Narkotik Polisi Ekipler Amiri, Emekli Emniyet Müdürü Bülent Kılıçtepe anlatıyor:
"Bilmez olur mu Şu an ABD dünyada bunları en iyi bilen ülke. Ekim tarlalarından itibaren dünyada ne kadar hektar afyon ekildiğinden tut, 'nerede, ne kadar, kokain üretiliyor'a kadar her şeye hakimler. Uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele eden Drug Enforcement Administration (DEA) dünya çapında yapılanmıştır. Dünyada 70 ülkede 100'den fazla büroları var. 11 bin personeli, 5 bin ajanıyla çalışır. Dünyadaki en iyi bilgiler onlardadır. Uydudan ekim alanlarını takip ediyorlar. Güney Amerika'dakini de bilirler, Rusya'dakini de. PKK, Afganistan'daki ekim alanlarını kullanır. İran sınırından İsviçre'ye kadar PKK uyuşturucu ağının göbeğinde. Her şeyi bilirler yani."

16