Yazı, Türkiye'deki okul saldırılarını dijital zehirlenme ve olası istihbarat operasyonlarının sonucu olarak sunuyor. Eski MİT görevlisinin referans alındığı yazıda, kötü amaçlı oyun ve yazılımların toplumsal değerleri bölmek için tasarlandığı iddia ediliyor. Ancak bu tespitler ne kadar kanıta dayalı, ne kadarsa soyut kaygı projeksiyonu?
ABD başta olmak üzere Batılı bazı ülkelerdeki okul saldırıları salgını, Türkiye'ye de bulaştı maalesef...Art arda gelen iki ayrı olayın şaşkınlığı ve acısını yaşıyoruz.. İki olay arasındaki benzerlikler,her iki failinde saldırı öncesinde aynı bilgisayar oyununda uzun saatler geçirdiğinin tespit edilmesi bir kez daha gösterdiki "dijital zehirlenme" çok ciddi bir tehdit... Bilinçli yapılan kötü amaçlı oyunlar, yazılımlar çocukları,gençleri etki altına alıp kademe, kademe suça ve intihara yönlendiriyor... Yaşanan örneklerde de bu çok net görülüyor.. Oyunların, yazılımların yapıldığı yerlere,adreslere bakıldığında ise tehdit daha da vahim boyutta... Dolayısıyla "Çocuklara yönelik bir beşinci kol faaliyeti olabilir mi" sorusu da geliyor ister istemez akıllara...Olayın uluslararası istihbarat örgütleri faaliyeti ya da farklı radikal örgütlerle bağlantısı olup olmadığı da soruşturma kapsamında nitekim...Evet bu sadece Türkiye değil,bütün dünyada ciddi bir tehdit, sorun denilebilir ama böyle bakıp da bir istihbarat bağlantısı olasılığını "komplo teorisi" diye geçiştirmenin de anlamı yok... İstihbarat servislerinin parmağı vardır yoktur meselesi koca bir soru işareti açıkcası...
★★★
Mesela dün konuştuğum geçmişte MİT'te kritik görevlerde bulunan eski istihbaratçı Metin Ersöz'ün yorumu şuydu:
"Sosyolojinin temel amacı bir toplumu birarada tutan faktörleri ortaya çıkarmaktır. Sosyolojinin bu temel amacına aykırı her türlü faaliyet şüpheli bir faaliyettir. 18. yüzyılda özellikle İngilizler kurduğu vakıfla Osmanlı toplumuna yönelik araştırmalar yaptıktan sonra Türk toplumundaki sosyolojiyi bozucu veya deforme olmuş konuları çok iyi analiz edip işlediler. Günümüzde de bu süreçler devam ediyor. Kötü niyetli yazılımlar var. Kar amacıyla falan deniliyor ama çok daha kötü. Bizim gibi sağlam temellerden gelen bir toplumu bölmeye parçalamaya gençlerimizi ayırmaya yönelik faaliyetler zaten hep vardı,şimdi de söz konusu. Bunlar daha çok da batıdan gelirdi şimdi Çinli yazılımlarda devreye girdi. Kötü oyunlar yazılım savaşları var dünyada.."
Nasıl yani
"Oyun yazılım sektörü önceden Hintlilerin elindeydi. Daha sonra bunlar globalleşti. Hintli Şirketler ABD'ye gidip büyüdüler. Bütün dünyaya açıldılar.. Hintlileri finanse eden veya bu yazılımların altında başka programların yerleştirilmesinde, algı yaratılma operasyonlarında İsrail devrede..Bu işi iyi biliyorlar. Bunda olduğu gibi İsrail'in müzik ve sinema sektöründe de kapasiteleri ve etkileri yüksek...Kendilerini kamufle edip mesajlarını veriyorlar..Gerçek olan da şu: Şiddete, intiharlara veya insanları özellikle gençleri çeteleşmeye, birbirlerine düşmanlaştırmaya yönelik oyunlar,diziler ilgi çekiyor reyting alıyor. Bunların reyting alması, yapımcıları bu işlere para yatırmak isteyenleri ister istemez bu işe yöneltiyor. Bu ne yapıyor Bir toplumun sosyolojisini veya biraraya getiren değerleri bozmak için bir veri tabanı oluşturuyor. Kullanmak isteyen kötü niyetlilerin iştahını kabartıyor...Yaşananlarda bu veri tabanının nasıl kullanılmaya başladığının pratiği aslında..."

3