CHP'de yine herkes "değişim" diyor. Aslında bu CHP'de genel başkanlık koltuğunun tartışıldığı her dönemde ya da her kurultay öncesinde tabana, teşkilata heyecan vermek amacıyla parti içinde dillendirilen "O gitsin, ben geleyim" ritüeli. Yani CHP'nin değişmeyen değişim klasiği. Birkaç gün sonraki tüzük kurultayına dönük çok konuşulan böyle bir deneme olasılığı da hepten sonlanmış değil nitekim. Olur olmaz göreceğiz ama parti içi dört kutuplu dinamikler arasındaki güç dengesi anlamında bir yarış, çekişme olduğu da aleni zaten... Hem "u dönüşü" birliktelikler hem oynak ve güven vermeyen saflaşmalar anlamında Dolayısıyla parti tüzüğünde öngörülen köklü değişiklikler ya da yeni hazırlanacak parti programı detaylarından ziyade biri eski 2 Genel Başkan ve 2 Büyükşehir Belediye Başkanı'nın isimlerine odaklı gelişmeler, yeni arayış iddiaları daha ön planda Tabii yine " değişim" çıkışlarıyla... Mesela Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan yenilginin daha ertesi sabahında değişim bayrağını açan İmamoğlu ile Özel'in kurultaydaki dirsek temasıyla Kılıçdaroğlu Genel Başkanlık koltuğunu da kaybettiğinde CHP'nin lideri değişti kadrolar yenilendi ve değişim oldu diye bir anlayış vardı. 31 Mart seçimlerinde gelen başarı da buna bağlandı. Özel'in liderliğindeki CHP'nin söylem, strateji ve politikalarında da kısmi bir değişim fark ediliyor. Ama yeniden değişim rüzgarının estiği şu günlerde o değişimin iki mimarı, aktörü farklı toplantılarda yine aynı şeyi söylüyorlar:
strong class'read-more-detail'Haberin DevamıCHP değişecek, Türkiye değişecek...
Bu durumda da şu sorunun yanıtı anlamlı elbette:
CHP'de kastedilen değişim nedir Ya da CHP'de hangi isimle, kimle, nasıl CHP değişmiş olacak
Malum değişim için mutlak gitmesi gerekir denilen Kılıçdaroğlu da varım, buradayım diyor. Asla eski Genel Başkan olarak anılmak, hatta diğer eski genel başkanlarla birlikte aynı fotoğraf karesine girmek bile istemiyor. Siyasetteki iddiasını sürdürüyor ve kurultaydaki yenilgisine rağmen Özel'e parti içindeki ağırlığını hissettiriyor. Gözlerini ülkenin en tepe koltuğuna diken aktörler arasında tahterevalli siyaseti yapıyor. Tabii oynak ve güven vermeyen güç dengeleri sayesinde. Yaptığı her görüşme, buluşma, verdiği her fotoğraf karesi farklı yorumlanıyor, değişik yerlere çekiliyor. Hakkında açılan davanın duyulmasından sonra parti içinde kendisine olan ilgi ivmesi daha da yükselmiş durumda Bu bağlamda konuştuğum CHP'deki "ağır abilerin" ortak yorumları da şöyle:
strong class'read-more-detail'Haberin Devamı"Kemal Bey'de öyle bir altın hisse varki kendisi belki tekrar Genel Başkan olamaz ama kimi işaret ederse o Genel Başkan olabilir. Ya da tüzük kurultayında neyin, nasıl değişmesi konusunda Kemal Bey kimin taleplerine destek verirse o taraf galip gelebilir..."

152