YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kendi deyimiyle "iktidara yürüme siyaseti" kapsamında gezilerine, saha çalışmalarına kesintisiz devam ediyor... Gittiği her yerde de "Girdiğimiz herhangi bir seçimde partiyi iktidar yapmaz, birinci parti yapmazsam o gün görevi bırakacağım" diye son derece iddialı çıkışlar yapıyor... Siyasette iddialı olmak, bir liderin veya siyasi hareketin toplumu dönüştürme gücüne, geniş kitleleri peşinden sürükleme kapasitesine ve iktidara gelme kararlılığına sahip olması anlamında son derece önemli, siyasetin doğası gereği de olması gereken bir durum... Ancak sadece bu söylemle iktidar olmak mümkün mü denildiğinde yanıt şu: Hayır, "İlk seçimde iktidar olamazsak bırakırım" çıkışı, siyasal iletişimde çok güçlü bir "katalizör" (hızlandırıcı) ve güven inşa aracı olsa da tek başına seçimi kazandırmaya yetmez. Seçmen sandığa giderken öncelikle kendi ekonomik geleceğine, güvenliğine, adalet beklentisine ve ülkenin nasıl yönetileceğine bakar. Liderin koltuğu bırakıp bırakmayacağı seçmen için ahlaki bir takdirdir ancak oy verme davranışını kökten değiştiren ana unsur değil... Bu söylem seçmenin dikkatini çekmek, liderin dürüstlüğünü ve iddiasını kanıtlamak için kulağa hoş gelen bir giriş cümlesi olabilir ama iktidar kapısını açacak olan şey o cümlenin ardından topluma geleceğe dair somut, inandırıcı ve heyecan uyandıran bir büyük vizyon ortaya koymak. Yoksa sadece mevcut sorunları eleştirmekle olmaz...
Kaldı ki kimilerince büyük rest diye nitelendiren bu çıkış "yeni" falan da değil, Özel'in sıklıkla dillendirdiği bir nakarat... CHP Genel Başkanı'yken de Özel "Ben bu partiyi ilk genel seçimlerde iktidar yapacağım. O gün bu parti iktidar olmazsa ertesi gün öyle kurultayı çağıracağım falan değil siyaseti bırakacağım" diyordu sıklıkla... O zamandaki yorumlarda hep aslolanın bu sözlerin altının doldurulması oluyordu yine... İnandırıcı olmak ve güven vermek durumu yani...
★ ★ ★
Özel'in "Kimse oturduğu koltuğa kök salmayacak" çıkışıyla hem her kademedeki parti yöneticileri hem milletvekillerini kapsayan ve şu sıralarda özellikle vekillere yönelik ekranlarda çok konuşulan, tartışılan dönem sınırlama konusu da böyle durum... Çünkü Özel'in genel başkanlığındaki CHP'nin Eylül 2024'teki Tüzük Kurultayı'nda da en fazla üç dönem üst üste aday olma sınırlaması koyan maddeler onaylanarak oy çokluğuyla kabul edildi. Hatta kabul edilen üç dönem kuralının miladı, milletvekilleri için 24 Haziran 2018 seçimleri (27. Yasama Dönemi) olarak belirlendi. Yerel yöneticiler (belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri) için ise başlangıç miladı 2019 yerel seçimleri denildi... Yeni Parti'yle yeni tüzükle birlikte onlarda eskide kaldı tabii... Yeni Parti'nin 91 kurucu vekiliyle ilgili önceki dönemler sıfırlandı yani... Bu ne demek Eski dönemlerin üzerine üç dönem daha (normal şartlarda 15 yıla kadar) milletvekilliği yapabilme imkanı. Zaten bir-iki dönemlik vekiller ağırlıkta denilebilir belkiama aralarında son üç, dört, beş, altı dönemdir milletvekili olan çok sayıda isim de var... Her dönem beşer yıldan eskileri ve en azından garanti verildiği iddia edilenbir dönem ile olası artı iki dönemle birlikte toplamda üç dönemlik daha vekillik yolu olasılığı üstüne konulduğunda kök salma durumunun var olup olmayacağı konusunda varın kararı siz verin artık... Ki bunların neredeyse tamamı da ön seçim falan değil merkez yoklamasıyla, yani Genel Başkan oluruyla aday gösterilip milletvekili olmuş isimler hep... Üstelik bu anlamda CHP'de kalan eski yol arkadaşlarından bizzat Özel'e yönelik göndermelerde söz konusu... Özel'in de beş dönemdir aynı yöntemle milletvekili olduğu, hatta CHP'nin 9-10 Mart 2018'deki Tüzük Kurultayı'nda ön seçimle aday belirlemeye şiddetle karşı çıktığı iddialarıyla...

11