Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Çılgın Türkler…

Tunca Bengin
09.02.2026
4

Hafta sonu Türkiye'nin milli ve özgün SİHA'larını geliştiren Baykar'ın ana yerleşkesi Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ndeydik. Hem Milli İnsansız Savaş ucağı KIZILELMA ile tanıştık hem de milli SİHA'ların öncü ismi Özdemir Bayraktar anısına hazırlanan "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselinin özel gösterimine katıldık... Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve kuvvet komutanları da Bayraktar'a duydukları saygıyla tam kadro oradaydılar... Gösterim öncesinde de ayaküstü sohbet fırsatı bulduğumuz Baykar'ın Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, SİHA ihracat pazarında dünya lideri olduklarını anlattı bizlere...

Tek bir matkap ve tornayla kurduğu Baykar'da dünyanın en gelişmiş İHA'larını,SİHA'larını yaratan Özdemir Bayraktar'ın Türkiye'nin geleceği adına adanmışlıkla verdiği mücadeleyi, yerli-milli SİHA'nın gecikme öyküsünü izlerken yaşadığımız kâh şaşkınlık kâh gurur içeren gel-gitli bir duygu karmaşasıyla da eskilere uzandık... İlk Türk uçaklarını uçuran Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ'ın yaşadıklarıyla benzerlikler geldi aklımıza... Sonra da Turgut Özakman'ın yazdığı "Şu Çılgın Türkler"i düşündüm hep... Olmaz denilenleri olduran, her türlü engel, dirence rağmen mücadeleden vazgeçmeyen, yaptıklarıyla tarih yazan tüm kahramanları...

★ ★ ★

Baykar'ın 200 bin metrekarelik alan üzerine kurulu devasa tesisinde arka arkaya sıralı yapım aşmasındaki KIZILELMA insansız savaş uçakları ve Bayraktar TB2 ile Bayraktar AKINCI TİHA'ları gördüğümde ise İsrail'in teknoloji teröristliğini anımsadık ister istemez. Çünkü bu; bir zamanlar Türkiye'yi de doğrudan etkileyen bir durumdu. Özellikle de terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen amansız mücadelede hem istihbarat hem de teknolojik imkânlar ya da bağımlılık anlamında. Mesela terörün tırmandığı 1990'lı yıllar ve 2007'de şehitler verdiğimiz alçak Dağlıca saldırısında Türkiye'nin yerli ve milli İHA, SİHA'ları yoktu. Sadece İsrail'den kiralık tek bir Heron vardı. Komuta, kontrolde İsrailli şirketin, adamının elindeydi. O sırada o insansız hava aracı Heron orada mıydı, 400-500 kişilik terörist grubunu gerçekten görmedi mi ya da ne gördü, ne kadar gördü, ne kadarı bize aktarıldı, aktarılmayan, gözden kaçırılan şeyler var mıydı bilmiyoruz. Yine o zamanlarda ve daha öncelerinde terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen mücadelede de istihbari bilgiler anlamında CIA ve MOSSAD paylaşımlarından da yararlanılıyordu. Onların da ne kadar doğru, samimi, eksiksiz bilgi verdikleri de koca bir soru işareti. CIA ve MOSSAD'ın terör örgütü PKK'ya olan sevdaları (!), kirli ilişkileri de malum. Defalarca teröristleri kaçmaları için uyardılar... Şimdilere baktığımızda ise Türkiye çok farklı konumda... Her şeyi artık kendisi yapıyor... İHA-SİHA'lar semada her daim kol geziyor...