Esir çocuklara yasaya gerek yok!..

Terörsüz Türkiye hedefinde yürüyen süreçle ilgili devlet en başta durduğu yerde ve aynı netlikte. Milim sapma yok, açıklamalar kullanılan dil, üslup da bu kararlılığı doğrular nitelikte...Hep olumlu, yapıcı ve süreci devam ettirmekten yana... Kararlılığını her fırsatta, her platformda ortaya koyuyor, kardeşlik çağrılarını yineliyor. Süreci zorlaştıran, yokuşa sürenlere karşı da uyarısını yapıyor... Sabır ve iyi niyetle silah bırakma çağrısı fırsatının iyi kullanılmasını bekliyor. En başından itibaren de çok açık ve net olarak deniliyor ki:

Terör örgütü bütün unsurlarıyla silah bırakacak, MİT ve TSK bunun gerçekleştiğini tespit edecek, sonrasında yasal düzenlemeler devreye girecek...

Silah bırakma sözü değil realiteyi, saha gerçekliğini görmek istiyor Türkiye...Geçmişte de benzer beyanlar olmuştu malum... Dolayısıyla süreçteki kritik eşik, detay belli:

Silah bırakma gerçekleşirse yasal süreç hızlanacak...

DEM Parti içinden gelen farklı açıklamalara, seslere bakıldığında ise bunu anlamamak ya da anlamak istememekte direnme havası var gibi. Türkiye'nin uzattığı eli, bir zaafmış gibi görüp, sürekli talepkâr çıkışlarla bir terör örgütü aklıyla hareket etme durumu söz konusu... Sürecin ilerlemesi, derinleşmesi ve kalıcı bir hale gelmesi için yasal adım atılması gerekliliğini, söylüyorlar ısrarla. PKK üzerine düşeni yapmadı silah bırakma tam gerçekleşmedi ama diye sorulduğunda da şu bahaneye sarılıyorlar:

PKK kendisini zaten feshetti... Öcalan'dan gelen talimatlar doğrultusunda silah bırakmayı kabul etti. Tam olarak gerçekleşmemesi yasal düzenlemelerin gecikmesinden kaynaklanan bir durum...

Yani DEM Parti meseleyi başka boyuta "önce yasal düzenlemeler yapılsın PKK'lıların dağdan inişi, silah bırakma gerçekleşir" hesabına çevirmek istiyor aklınca...

★★★

Oysa her şey başlangıçta çok net ortaya konuldu, al-ver durumu söz konusu olmadığı, koşulsuz silah bırakma şartı anlatıldı... Adı konulan nokta üzerinden yeniden bir gedik açmaya çalışmanın, meseleyi başa sarmanın anlamı, kimseye de yararı yok. Çok kritik virajlar dönüldü, önemli aşamalar kaydedildi...TBMM'de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun sonunda da "Silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması" vurgusu mevcut zaten... DEM Parti'nin bunları anımsaması gerekir öncelikle... Sürece katkı sağlayacak somut adımlar, yasalar falan diyorlarsa da terör örgütüne silah bıraktırma ödevleri dışında daha başka anımsamaları gereken ve kolaylıkla çözüm üretebilecekleri meseleler de var üstelik. Diyarbakır Anneleri mesela...Terör örgütünce dağa kaçırılan çocuklarını terörün pençesinden kurtarmak için aileler Eylül 2019'dan bu yana yıllardır eski HDP (yeni adıyla DEM Parti) İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapıyor... Gözleri yaşlı analar "Evlatlarımızı istiyoruz. Biz evlatlarımızı PKK'ya büyütmedik. Öldüyse cenazemizi versinler. Zorla götürülen evlatlarımızı ailelerine teslim etsinler" diye haykırıyor. Dayanışma ve kararlılıkla yürütülen oturma eylemi sayesinde onlarca aile evladını terörün pençesinden kurtarmayı başardı... Kandırılmış, kaçırılmış PKK'nın elinde esir durumundaki çok sayıda çocuk için umutlu bekleyiş de hala sürüyor...Dolayısıyla PKK'lıların silah bırakmalarını hızlandıracak yasal düzenlemeler yapılmadığı bahanesini öne süren DEM Parti'ye denilecek de şu aslında: