Çin, ABD'nin yaptığını yapıyor!..

Trump diplomasiye sığınırken Netanyahu savaşı sonlandırmak istemiyor—peki kimin tercihine kurban gidecek olan barış mu, savaş mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın iddiası, ABD-İran müzakerelerinde Trump'ın tutarsız tavrının ve Netanyahu'nun savaş istemesinin gerçek engel olduğudur. Bunu, Trump'ın seçim kaygısı ve Netanyahu'nun Gazze'deki askeri operasyonları sürdürme niyetiyle açıklıyor. Kilit argüman: İran'ın Çin ve Rusya desteğiyle kazanmış olduğu dayanıklılık, ABD'yi yalnız savaş dışında da stratejik çekişmeye zorlayıyor—peki ABD Ortadoğu'daki hegemonyasını koruyabilmek için Netanyahu'nun isteklerine sonsuza kadar evet diyebilir mi?

ABD ile İran'ı bir araya getiren "masa" kuruluyor mu, devriliyor mu ikileminde anlık değişkenlik gösteriyor. Bir araya geldiklerinde tarafların ne konuştukları da tam belli değil. Bazı konularda mesafe alındı deniliyor ama bilinen daha çok her ikisinin de birbirlerine maksimalist diye nitelendirdikleri yaklaşımları... Trump'ın başlarda zorlayıcı diplomasi görünen ya da öyle sanılan tavrı da hepten zıvanadan çıkmış durumda... Bir yandan "Bir medeniyeti yok edeceğim, taş devrine çevireceğim" diyor, hemen sonrasında "ateşkes ilan ettim" çıkışıyla iyi niyet göstergesi havası veriyor... Akşamında da gerilimi tırmandırmak adına bambaşka şeyler söylüyor... Trump'ın bu gel-gitlerine iyi adapte olan İran da doğal olarak gardını düşürmüyor, her an savaşa devam olasılığına karşı teyakkuzda... Ama bir yandan da diplomasiyi önceliyoruz, masaya oturmaya hazırız mesajları veriyor... Bu şekilde müzakere yürütmenin zorluğu açık. Ki bir de özellikle İran açısından evveliyatı olan güven sorunu var... 12 Gün Savaşı öncesinde de beş tur müzakere olmuş, belirli bir noktaya gelindi sanılırken ABD ve İsrail, İran'a saldırmıştı malum... Dolayısıyla Trump'ın istediği, ilan edip, dillendirdiği tablo "oldu bitti zafer" havası bu işten nasıl sıyırırım noktasına evrilmiş durumda... Onun için de tehditleriyle baskı taktiği uyguluyor sürekli. Trump'ın bir zaman sorunu var, yaklaşan seçim nedeniyle bir an önce bu savaşı bitirmek istiyor zira. İranda bunun farkında ve masada ağırdan alıyor, istekleri kabul görmezse de strateji olarak bu savaşı uzatabilir. Bu durumda da ABD'nin askeri gücü ve teknolojik üstünlüğüne karşı İran'ın ne kadar ya da nasıl direnç gösterebileceği asıl sorgulanması gereken kritik nokta kuşkusuz...

★ ★ ★

Saha gerçekliğine bakıldığında da bunun sadece İran meselesi olmadığı da ortada... Bir kere İran cephesinde her şey daha önceki 12 Gün Savaşı'ndan çok farklı... Hedef tespit istihbaratı, elektronik harp desteği, hassas vuruş radarları; ne ararsan her anlamda... Bu İran'ın gizli kalmış teknolojik gelişiminden kaynaklı bir durum mu yoksa örtülü Çin desteğinin görünür hale gelmesi mi diye sorulduğunda ise yanıtın ikinci şık olduğu sır değil... İstihbaratın Rusya, teknolojik desteğin de Çin'den geldiğini bilmeyen yok.. Bundan sonra da eğer savaşa tekrar geri dönülme durumu söz konusu olursa İran'ın silah, mühimmat kapasitesinin yeterliliği ve ABD'ye karşı direncini sadece Devrim Muhafızları üzerinden sorgulamak değerlendirmek eksik kalır. Çin ile Rusya'nın desteğini göz ardı etmemek lazım... İran'ın Ukrayna savaşında Rusya'ya kamikaze drone desteği de malum. Çin ve Rusya desteği olmasa İran'ın bu noktalara gelmesi zordu açıkçası. Çin'in niyeti amacı da belli: Trump eğer İran sorununu kendi istediği şekilde çözerse, Rusya-Ukrayna savaşında da Putin'i de öyle ya da böyle memnun edip bağlayıcı bir anlaşma yaparsa bütün gücüyle Çin'e yükleneceğini biliyor, farkında... Yoksa mesele kimilerinin dediği gibi Çin'in İran'ın petrolüne muhtaçlık durumu falan değil... Elbette o da önemli ama büyük resme bakıldığında asıl meselenin ABD-Çin kavgası ya da çekişmesi olduğu, İran direnişinin de ABD'yi hiç beklemedikleri kadar oyaladığı, zorladığı ortada... Tıpkı ABD'nin Ukrayna'ya verdiği destekle Rusya'ya yaptığı ya da dünyanın birçok yerinde tezgâhladığı daha başka örneklerde olduğu gibi...