CHP'nin salı sendromu!..

Siyasette yeni haftayla birlikte gündem CHP'deki kaos, kriz yine... CHP'de başlayan ihraç dalgasının hızla devam edeceği beklentisi hakim kulislerde. Hatta boşalan iki grup başkanvekilliğine Kılıçdaroğlu tarafından bugün yeni isimler atanabilir büyük olasılıkla... Ama Özel'in de "atama olmaz" itirazıyla kapalı bir grup toplantısında o koltuklar için seçim gerçekleştireceği konuşuluyor... Bu anlamda iki ayrı CHP arasında süren tartışmanın bir başka boyutu da Meclis'teki odalar çekişmesi... İhraçlar nedeniyle grup başkanvekillikleri düşen ve TBMM internet sitesinde unvanları kaldırılan iki isim odalarını boşaltmama konusunda ısrarlı. Bu nedenle CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye yapılan başvurular da oldu... Dolayısıyla en çok merak edilen, tartışılan da yarınki CHP Grup toplantısında kim konuşacak açmazı yine... Bir önceki salı da iki ayrı grup konuşması iki ayrı kürsü, mekân görmüştük. Kılıçdaroğlu Söğütözü'ndeki CHP Genel Merkezi'nde, Özel ise TBMM'deydi... Bu salı için Kılıçdaroğlu kanadından gelen bilgi bu kez kesinlikte Meclis'te grup konuşması yapılacak şeklinde... Ama Özel tarafı da aynı zamanda aynı yerde olmak ısrarından vazgeçmiş değil... Hatta ihraçlarla Özel çok daha tepkili bir halde... Her iki taraf da siyasi hesaplaşmalarında ellerindeki argümanları birbirlerinin aleyhine kullanıyorlar... Bu da ne demek Son derece kaygı verici bir ısrar ve inat süreci... İki ayrı CHP'nin taraftarları karşı karşıya gelebilirler... Bir kez daha kavga, birbirlerine ağır hakaretler, yüksek gerilim ve provokasyona açık risk- tehdit durumu yani...Bundan kaynaklı olarak da CHP'de stres, kaygı ve motivasyon eksikliği söz konusu. Buna tam anlamıyla CHP'nin "Salı Sendromu" denilebilir.

★ ★ ★

Aynı stres, kaygı, motivasyon bozukluğu CHP'li vekiller içinde geçerli... Her ne kadar saflar belli gibi olsa da İki taraf da milletvekillerine baskı uyguluyor "bizimle beraber hareket et" diye... "Hep birlikte olacağız, herkesin adaylığı garanti listelerde" vaatleriyle... Özellikle de kararsız kalanlara dönük yoğun bir markajla "önümüzde seçim var kendinizi, koltuklarınızı riske atmayın" mesajları yollanıyor... Milletvekilleri de baskı altında ne tarafa döneceklerini şaşırmış haldeler... Bir tarafta 103 yıllık CHP, gönül bağı, diğer tarafta Özel ve ekibince sıkça dillendirilen iddialı anketlere dayalı yeni bir parti macerası var... Kolay değil; her ikisi de siyaseten beklentilere dönük riskler içeriyor. Hem listelerde yer bulabilme hem de olası oy oranları açısından... An itibarıyla denge ağırlıkla Özel'den yana ancak bir de taraflar arası kavgadan, çekişmeden rahatsız olan bir milletvekili grubu daha bulunuyor... Dolayısıyla bir kopuş gerçekleşirse ki zamanı da yaklaştı gibi böyle bir durumda kim bizimle beraber ya da gider-kalır hesapları yapılıyor bir yandan da.. Bunların hepsi CHP'de süren bir "psikolojik savaşın" cepheleri ve olasılıklar. Sonuca dönük test sınavları ise ancak, önümüzdeki günlerde yapılacak güvenilir kamuoyu araştırmalarıyla ortaya çıkabilecek bir durum. Ama bir de deneyimli politikacıların dikkat çektikleri siyasette yaşanan bildik realiteler var... O da şu: