CHP'de sorun ne yapmak mı neden yapılmıyor mu

CHP toplantılar sonrası yeni yol haritasını belirledi. Ana muhalefet tüm unsurlarıyla sahaya iniyor, kapı kapı dolaşıp vatandaşa dokunacak... Olması gereken bu, hatta bunun için bir seri toplantıya bile gerek yok. Toplantılarda katılımcıların ağırlıkla dile getirdikleri "Karşı mahalle, CHP'ye oy vermeyen seçmene gidilmeli, bire bir temas edilmeli. Onlara kendimizi anlatmalıyız" önerileri de bildik hikayeler ve doğrudan siyasetin gereği... Hele de mevcut sistemdeki yüzde 50 artı bir gerçekliği ortadayken... Dolayısıyla sandıkta başarı siyasi partilerin saha performanslarıyla doğru orantılı. Her parti açısından sihirli formülde bire bir seçmenle temas ve gönlünü kazanıp ikna etmek... Bu anlamda CHP'de daha önce belirlenen yol haritaları da var zaten. Mesela 2018'de CHP'nin önceki Genel Başkanı Kılıçdaroğlu döneminde "Sokak Örgütlenmesi" adıyla yeni bir model geliştiren ana muhalefetin sloganı şuydu:

"Komşunu Tanı, Onu Dinle ve Bir İyilik Yap"

Buna göre; ülke genelinde her evin kapısını bir CHP'li çalacak, kendini tanıtıp "Komşu, bir derdin var mı" diye soracak. Varsa da çözüm konusunda destek olacak. Hastane randevusu, tapu işlerini kolaylaştırma, evin çocuklarına derslerinde yardım gibi. Tabii amaç da kapısı çalınan hanenin sempatisini ve güvenini kazanmak, sandık zamanı geldiğinde de "bu sefer de bizim partimize destek ver" diyerek oyunu almak... Bunun için sandık başına düşen 400 seçmen hesabıyla 120'şer hanelik örgütlenmeler ve stratejik yerler sıralaması da yapılmıştı hatta...

Yine Mart 2021'de CHP İktidar Hareketi tarafından hazırlanan ve o dönemki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na sunulan "Sokağın Nabzı" raporu da var. O da parti içi yapıya ve sokaktaki vatandaşla birebir temas, beklentilerine yönelik benzer öneriler içeriyordu... Parti politikalarının sokaktaki vatandaşa daha anlaşılır ve etkili bir dille anlatılması gerektiği, örgütle seçmen iletişimde eksiklikler olduğu belirtiliyordu...

★★★

Siyaset bilimciler açısından meseleye bakıldığında ise durum şöyle: İlk ya da ikinci turda iki adayın yarıştığı, yarışacağı sistemde alınacak oylar üç aşağı beş yukarı belli, diğerine yüzde 2- 4'lük fark atan kazanıyor, yüzde 52-48 gibi... Son seçimlerde böyle sonlandı nitekim... Bu realiteden hareketle de siyaset bilimcilerin değerlendirmeleri şu şekilde:

"Partilerin bir kemik, bir de potansiyel oyları vardır siyaset literatüründe...Kemik oy ne derlerse desinler ben partimden, gönül verdiğim liderimden vazgeçmem diyenler. Ona da verebilirim buna da verebilirim diyenlerden oluşan potansiyel oylarda her partiye göre farklılık gösteriyor... Burada da aday devreye giriyor. Aday iyi bile olsa CHP'nin adayı olmazsa bir şey olmaz ama CHP'de iyi aday çıkartamazsa oda bir şey olamıyor..."

Dengeyi doğru kurmak kritik önemde yani... Ancak bu noktada da CHP yönetimi, örgütü ile seçmen arasındaki bakış farklılığından kaynaklı bir başka sıkıntı söz konusu... Bunun ne anlama geldiği de 2023 seçimlerinde görüldü zaten...