Siyasetin normal şartlardaki amacı iktidar olmaktır. Özellikle ana muhalefet iktidarın alternatifidir. İlkelerini topluma sunar ve vatandaşı, seçmeni ikna etmeye çalışır. Dolayısıyla iktidar olmak isteyen bir siyasi parti ya da partiler, öncelikle bir hedef koymak ve bunu çok net bir şekilde halka anlatmak zorunda. Neyi nasıl yapacağı konusunda farkını fark ettirmek ve toplumun güvenini kazanmak adına. Peki ülkede uzunca bir süredir ana muhalefet denilince görüntü ne Asıl hedefi unutup kendi içindeki liderlik yarışına odaklanarak enerjisini boşa harcayan bir CHP... Mahkemeye düşen meseleleri nedeniyle öfke patlaması yaşanan, ortadan ikiye ayrılmış bir ana muhalefet partisi var ortada... CHP'nin eski-yeni kadroları arasında ciddi bir kopuş söz konusu... Öfke sönümlenmiyor, aksine son poster indirme kavgasında olduğu gibi yeni gelişmelerle daha da harlanıyor... Kılıçdaroğlu ve Özel taraftarları arasındaki gerilim, kavga tam anlamıyla bir kan davasına dönüşmüş durumda... "Bu haklı" ya da "şu haklı" diye racon kesmek, öngörüde bulunmak anlamsız. Herkesin kendine göre farklı bir yaklaşımı var. "Nedir" diye bakıldığında çok ilginç, hatta garip olan da şu:
Karşılıklı birbirlerini ihanetlikle suçluyor, "hain" diyorlar. En has, en hakiki CHP'linin kendileri olduğunu iddia ediyor, diğerini ötekileştiriyorlar.. Karşılıklı iktidarın ekmeğine yağ sürme ithamları da var.
Yine yönetim biçimlerine bakıyorsun; dün Özel koltuktayken, Kılıçdaroğlu yanlıları partide dışlanıyor, tasfiye ediliyordu. Bugün Kılıçdaroğlu koltukta ve tam tersi bir durumla bu kez Özel taraftarları aynı disiplin mekanizmasıyla CHP'den uzaklaştırılıyor... Roller değişti, yürünen yol ise hep aynı, asla değişmiyor. Üstelik birbirlerinin nasırlarına öyle basıyorlar ki canı yanan avazı çıktığı kadar bağırıyor. Artık geri dönülmez bir noktaya geldi mesele. Bu yolun sonunun da ayrılmak, parçalanmak olduğu açık...
★ ★ ★
Hesaplarda ayrılık durumunda Meclis aritmetiğinin nasıl şekilleneceği üzerine kurgulu hep. Özel tarafı istifa ederek, yeni partiye geçecek milletvekili sayısının 70 ila 90 arasında olacağını öngörüyor. Belli ki mutlak butlan kararı çıktığı andaki "110 vekil bizden yana" sözlerinden geri vites durumu söz konusu. "Resmi ayrılık zamanı uzadıkça daha da düşüş olabilir" diyenler de var ama Özel hâlâ çoğunluğun kendilerinden yana olduğu iddiasında... Kılıçdaroğlu liderliğindeki Genel Merkez kanadı ise ayrılacak vekil sayısının daha sınırlı kalacağını, bu rakamın 40 ila 60 arasında gerçekleşeceğini tahmin ediyor.
Ayrılık zamanı uzadıkça da tablonun tamamen kendi lehlerine döneceğini düşünüyor. Her ikisi açısından da beklenti belli: Kendilerini ana muhalefet partisi pozisyonunda konumlandırabilmek!.. İktidar alternatifi olabilmek ya da... Kopan bütün tantana kavga, gürültü, bölme, çıkarma hesapları CHP'nin zaten yıllardır bulunduğu ve halen öyle olduğu ana muhalefet konumunu korumak veya konuşulan yeni bir partiyle elde etme mücadelesi yani. Hepsi birden "Biz zaten öyleyiz. Omuz omuza verelim, nerede hata yaptık, halktan nasıl koptuk" deyip ülkede iktidar olmaya odaklanmak yerine, "koltuk benim hakkım" kafasıyla hareket ediyorlar inatla. Tüm bunlarda seçmenin, özellikle de kararsız kitlenin zaten karışık olan kafasını hepten bulandırmak demek sadece...

2