Mahkeme kararıyla CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu... Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin internet sitesinde de Özgür Özel'in CHP Genel Başkanı ünvanı değiştirilerek, CHP Grup Başkanı yapıldı. Hukukçulara göre de; Özgür Özel Genel Başkan ve milletvekili olduğu için otomatikman zaten grup başkanıydı, dolayısıyla son Grup Başkanı seçimi hamlesiyle mahkeme kararını tanımış oldu... Kılıçdaroğlu'da "yeni görevi hayırlı olsun"sözleriyle Özel'in pozisyonunu netleştirdi... Ama Özgür Özel sıfatından vazgeçmiş değil, direnme var. CHP resmi internet sitesi ve özellikle de sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarında CHP Genel Başkanı diye yazıyor. CHP Grup Başkanı sıfatı anlamında da öyle bir hava estiriliyor ki; Genel Başkan'dan, Kılıçdaroğlu'ndan bağımsız bir konumda gibi sanki!..
Olası bir kurultay durumu da daha baştan kaotik halde... Kılıçdaroğlu "en uygun zamanda" diyor, Özgür Özel bunu "en kısa zaman" olarak ifade ediyor. Hatta 40 gün içinde oldu oldu, yoksa Kılıçdaroğlu ile diyalog falan olmaz, bayram sonrasında da imza toplamaya başlayacağız havasında... Hesap belli: Kılıçdaroğlu hadi yapalım derse, çantada keklik gördüğü kurultayı kazanıp Kılıçdaroğlu taraftarlarını tasfiye etmeye kaldığı yerden devam etmek... Uygun zaman diyen Kılıçdaroğlu'nun da "arınmaya" dönük bazı ihraç ya da üyelikleri askıya alma, parti delegasyonu, il, ilçe teşkilatlarının yenilenmesi gibi hazırlıklar niyetinde olduğu biliniyor... Kaldı ki; bırak Kılıçdaroğlu'nun Özel'in acil kurultay dayatmasını kabul edip etmeyeceğini, bunun hukuken uygun olup olmadığı tartışması var bir de...
Üstelik olağanüstü bir kurultaya gitme olasılığında delegeler meselesinde de ciddi problemler söz konusu. Delegelerin şikayetleri ve delege iradelerinin etkilemesi üzerinden 38'inci olağan kurultay yok sayıldı nihayetinde. Bu delegeler kimler, onların pozisyonları devam mı edecek, iddialarla ilgili yeni tutuklamalar oldu mesela... Soruşturma ve ceza davasındaki yargılamalar da devam ediyor. Orada da karmakarışık bir görüntü var yani...
Buna rağmen de görünür gerçeklikCHP adına düşündürücü:
Değil diyalog, kurultay şartı, baskısı bile bir rövanş, hesaplaşma ve inat dili...
İki isim arasındaki bu koltuk kavgasında CHP'liler açısından yanıtı son derece kritiksoru da şu aslında:
Bir asırlık CHP'nin ihtiyacı olan bir ortak akılla süreci sağlıklı yürütmek midir, koltuğa kim oturacak kavgası mıdır..
***
CHP Genel Merkezi'nde dün yaşananlara ve polis müdahalesine bakıldığında diyalog kapılarının bilerek isteyerek kapandığı, kapatıldığı gibi bir hava söz konusu. Bina önünde kavga eden, birbirlerine taş atan, ağır hakaretler sarfedenler nihayetinde aynı partiye gönül veren, yanyana yürüyen insanlar olsa da sanki karşısında düşman vermiş gibi davrandılar, davranıyorlar. Oturup konuşamayacak, yüzyüze bakamayacak haldeler. Bu da ağırlıklı sosyal medyadaki paylaşımlardan, yorumlardan tetiklenen bir durum. Aynı sıkıntı Özel-İmamoğlu ikilisi ve yakın çevreleri için de geçerli.. Onlar da Kılıçdaroğlu ve taraftarlarını fazla ciddiye almıyorlar. Küçümseyerek bunların pek gücü yok, nasıl olsa yeneriz olası bir kurultayda havasındalar... Ama realiteye baktığınızda Kılıçdaroğlu'da mahkeme kararıyla artık yok sayılan 38'inci olağan kurultayda kaybederken aynı kibir içindeydi. O günkü konjonktürde, delegasyon profilinde Kılıçdaroğlu kaybetmez diye bakılıyordu. Dolayısıyla siyaset bilimciler Özel'in bu anlamda ciddi bir yanlış yaptığı görüşünde. Kibir karar mekanizmalarını zedeliyor, siyasilerin istişareyi reddetmesine, muhalifleri değersizleştirmesine ve güç zehirlenmesine yol açarak derin kutuplaşmaları tetikliyor... Bu da Kılıçdaroğlu ve taraftarlarının da sertleşmesi demek elbette... Bu durumda da güç mücadelesinin karşılıklı açıklamalar ötesinde fiilen kullanacakları imkanlarla daha başka boyutlara evrileceği de belli... Kılıçdaroğlu'nun şu ana kadar elinde bir kaynak yoktu, artık CHP'nin hem makam mevki hem de hazine yardımıyla elde edilmiş kaynaklarını kullanma yetkisine sahip. Yine Özel pek yanaşmıyor görünse de alternatif bir partiyle devam etme düşüncesi de Kılıçdaroğlu'nun CHP içinde ağırlığını artırmasına yarayacak bir durum... Giderlerse CHP Kılıçdaroğlu'na kalır, kalacak diye...

12