Arınma in değişim out

CHP'de hemen her kurultay öncesinde tabana, teşkilata heyecan vermek amacıyla parti içinde dillendirilen bildik söylem neydi Değişim… Ama CHP'de kastedilen değişim nedir Ya da "Hangi isimle, kimle, nasıl CHP değişmiş olacak" soruları her daim geçerli oldu... Zihniyet değişimi ise ötelendi... İsimler değişse de önceki yönetimleri eleştiren, zihniyet değişimi vaadiyle yönetime gelenler de aynı yolda yürüdüler hep. Dolayısıyla CHP'de değişmeyen değişim klasiği vizyondan hiç düşmedi. Hal böyle olunca da partinin, partilinin bütün enerjisi sokağın, vatandaşın sorunlarından ziyade kendi iç kavgasına odaklandı daha çok... Meseleleri mahkemelik olan yolsuzluk iddiaları ve davalarla sıkıntılı bir şüreçteki CHP'de 39'uncu olağan kurultay arifesinde de görüntü aynı... Tek fark değişim yerine arınma sözcüğünün popüler hale gelmesi... Arınma in, değişim out yani... Parti içi kavga daha da sertleşip keskinleşmiş ve hepten aleniyete dönüşmüş durumda... Özellikle de suskunluğunu bozan önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun arınma içeren son çıkışı ile hem yeni hem eski CHP'li bazı vekillerin aynı paralelde şimdiki Genel Başkan Özgür Özel'e ayrı ayrı yazdıkları mektuplar ve bazı eski ilçe belediye başkanlarının da buna destek vermesi nedeniyle... Bunlardan kaynaklı olarak da CHP'nin fay hatlarındaki zaten var olan hareketlilik ve stres yükü daha da artmış halde...

Geçmişte hepsi, bir aradaymış, aynı taraftaymış havasındakiler şimdi parçalı görüntü veriyorlar. Ortak değerler yıkılmış, incinmişlikler, ötekileştirmeler itilme, istenmeme olaylarından kaynaklı aynı parti içinde birbirlerine hasım, düşman gibiler sanki... Bu anlamda CHP'lilik tartışmaları da pik yapmış durumda... Herkes en hakiki, en has CHP'linin kendisi olduğu iddiasında... Diğerini de sorguluyor. Dışlayarak ve üstenci söylemlerle...

★ ★ ★

Kılıçdaroğlu'nun durduğu nokta ile Özel'in buna yaklaşımı ve olası sonuçlarına yönelik henüz net bir emare söz konusu değil ama buna dönük öngörüler havada uçuşuyor... Arınma denildiğinde kastedilenin kim olduğu, muhatabının adresi belli, İBB iddianamesinde birinci derecede adı geçenler olduğu bilinmesine rağmen CHP kim ya da kimlerden arınacak diye... Nihayetinde CHP toplumda bir kesimi temsil ediyor. İdeolojik kimliğe dayalı bir tabanı var. İktidar karşıtlığı ve daha farklı nedenlerle partide bileşenlerde söz konusu... Ancak şu sıralar CHP'nin eski-yeni kadrolar anlamında görüntüsüne bakıldığında bir kopuş olduğu açık. İdealler, parti kültürü açısından farklılıklar oluşmuş... Aynı çatı altında "CHP'liyim" diyenler birbirlerine tahammül edemiyor, diğerini CHP'li olarak görmek istemiyor. Aynı kaynama görüntüleri, sokağa seçmene de yansıtılıyor bilerek, isteyerek... Bu kurultay dikkate alındığında da şu ana kadar Özel dışında bir Genel Başkan adayı yok ya da çok düşük bir olasılık varsa da dillendirilmiyor. Ama Parti Meclisi seçimlerinin ne kadar önemli olduğu ortada. CHP Genel Merkezi'yle Parlamentoda görev yapan milletvekilleri arasında çok ciddi bir ayrışma var... Her iki cenahtan gelen açıklamalarla partide iktidar olma odaklı tartışma hepten alevlenirken, Kılıçdaroğlu, çıkışlarıyla dönüş olmasada bir hesaplaşma hazırlığında olduğu havasında... CHP'nin mevcut yönetiminde de buna dönük tedirginlik emareleri fazlasıyla hissediliyor. Hatta Kılıçdaroğlu'nun partiden ihraç iddiaları dahi dillendirildi. Yine Özel'in PM'yi oluştururken İmamoğlu'na yakın isimleri dışlayacağı ya da tam tersi İmamoğlu'nun PM'ye bazı isimlerin alınmaması ya da alınması için önerdiği listeler olduğu ve bu baskıdan kaynaklı bir başka sıkıntı da söz konusu...