Yazar, Galatasaray'ın uzun süredir eleştirilen oyununda bir kırılma yaşandığını ve bu krizin Osimhen'in yokluğunda tezahür ettiğini savunuyor. İkinci yarıda dağınık oyun ve etkisiz oyuncu değişiklikleri yaşayan Sarı-Kırmızılılar, risk alan Kocaelispor karşısında hücum açısından yetersiz kaldı. Ancak bu sorunu sadece Osimhen'e bağlamak, takımın taktiksel sorunlarını göz ardı etmek değil midir?
Şampiyonluk yarışında puan kaybına tahammülü olmayan Galatasaray, dolu tribünler önünde müthiş taraftar desteğiyle Kocaelispor karşılaşmasına çıktı. Ev sahibi için kolay bir maç olmayacağı belliydi. Çünkü Kocaelispor, rakibini oynatmama konusunda başarılı, ancak hücumda kısır bir yapıya sahip bir takım. Nitekim ilk yarıda, kalesinde golü görene kadar bu kimliğini sahaya yansıttı. Galatasaray, kapanan rakibi karşısında sabırla set oyunundan vazgeçmeden açık aradı ve bir kanat akını sonucunda Sane ile öne geçti. Oyuna hakim olmasına rağmen çok fazla pozisyon üretememesi eleştirilebilir. Ancak tamamen savunma ve karşılama üzerine kurulu bir rakibe karşı bu durum normal karşılanmalı. Kocaelispor, maç öncesinde beklenenin dışında bir sürpriz ortaya koymadı. İlk yarıdaki görüntü "nereye kadar" sorusunu akıllara getirdi. Konuk ekibin yakaladığı tek ciddi pozisyon da hatalı bir geri pasta geldi, orada da Uğurcan gole izin vermedi.
Etkisiz değişimler!
İkinci yarıya önde girilmesine rağmen Galatasaray'ın bu sezon sıkça yaşadığı senaryo tekrar sahneye çıktı. Deplasmanlardaki silik oyun ve ikinci yarılardaki dağınık görüntü bir kez daha gözler önüne serildi. Oysa risk alıp hücumu düşünen Kocaelispor karşısında daha fazla pozisyon bulması ve farkı artırması beklenirdi. Ancak Sarı-Kırmızılılar bir kanat akınıyla gol bulurken, benzer bir organizasyonla kalesinde golü gördü. Beraberlik sonrası reaksiyon göstermesi beklenen Galatasaray'da, oyuna giren isimlerin etkisiz kalması dikkat çekti. Kocaelispor ise özellikle ikinci yarıdaki pozitif futboluyla puanı fazlasıyla hak etti.

6