Göztepe maçı öncesi gelen Leao transferi, tribünleri doldurmaya da çoşturmaya da yetmiş görünüyordu. Ancak Sarı-Kırmızılılar sahada ısınırken Uğurcan'ın sakatlanması küçük bir şok yarattı ve genç kaleci Jankat ile maça başlamak zorunda kaldı. Tabi ki yetenekli öyle olmasa Galatasaray'ın ikinci kalecisi olmazdı Jankat. Ama ansızın oluşan ortamda, birden kendini kalede bulmak, Süper Lig tecrübesi eksik olan bir oyuncu için kolay değildi.
Yüksek topla oynayan, fizik gücü yüksek Göztepe karşısında duran top golüyle yenik duruma düşen Galatasaray, baskıyı yapmasına yaptı ama pozisyon zenginliğini bulmakta zorlandı. Bir kere Göztepe gibi her zaman aynı oyunu oynayan bir takıma, kanatlardan ortalarla gol atmak şansa kalmış. Okan Buruk'un rakibi bildiği halde ısrarla hücumu bu şekilde yaptırması, bana göre doğru değildi. Tabi ki bu şifreyi çözecek bir isim olmalıydı. Özellikle Sara, sadece koştu ama katkı olarak yetersizdi. Brezilyalı duran topların hiçbirini iyi kullanmadı ve uzun süredir bu takımda bir türlü gelişme sağlamadı. Kısaca her şeyden biraz yetmez, fark yaratması gerekir...
Savunma iyi değil
Zaten Galataray'ın ilk yarıdaki oyununda gol ancak bir serbest vuruşta birilerine çarparak oldu. Okan Buruk'un ikinci yarıya ilk yarıdan ders almış olarak çıktığı belliydi. Nitekim topu yere indirince, Göztepe defansı karşısında bol pozisyon bulan Galatasaray, arka arkaya gelen gollerle öne geçmeyi başardı. Ama ilk yarıdaki hastalığı nüksetti ve taç atışından kopya bir golü kalesinde gördü. Özetle Göztepe maçları her rakip için zordur, öyle de oldu Galatasaray adına. Evet sezon başı transfer belirsizliği, hazırlık maçlarındaki kötü performans nedeniyle gergin ve baskı altında olabilir Okan Buruk'un ekibi. Galatasaray'da her şeye rağmen şunu gördük, ofansif anlamda çözüm üreten ama savunma anlamında işlerin hiç de iyi olmadığını söylemek zorundayız... Bu şartlarda alınan 3 puana Sarı-Kırmızılılar adına çok değerli diyebilirim...

25