Uluslar Ligi'nde ilk iki maçta kaybederek, moralsiz çıktığımız Belçika karşılaşmasından hem puan hem de moral almak istiyorduk... Montella'nın, Bursa'daki İtalya hezimetinden sonra, tekrar Fransa taktiğine döndüğünü gördük. Gol atamıyoruz, bari gol yemeyelim taktiği ilk 45'te işledi. Şunu net gördük, hırsımız, isteğimiz var ama hiç bir zaman organize bir kalitemiz yok. Arda Güler bu nefis ortaları Real Madrid'de yapıyor, sonuç geliyor ama Milli Takım'da geri dönüş alamıyor. İlk yarıya baktığımızda en az rakip kadar, belki de daha fazla ceza alanına girmişiz, ancak gol yok. Sonuç sıfır... İşte bu tabloya bakarak Montella'nın sadece sağdan soldan ceza alanına kavisli sert ortaların yanına çizgiye inip dışarı ortalarla da gol aramayı denetmesi gerekli. Açıkcası ilk yarıda negatif bakmak haksızlık olur, ancak gol yükünü sadece Arda'dan beklemek de yetersizliğimizi gösterdi...
Kolay değildi
İkinci yarı Montella, Barış Alper'i alıp Yunus'u oyuna soktu. Topu daha yere indirerek, forveti kısalttı ve bu taktikle de çok etkili bir 15 dakika oynadık. Final vuruşlarını bir türlü yapamadık. Baskıdan çıkan Belçika hemen 2. golü buldu. Dün gece şunu çok net gördük, aynı pozisyonları yakaladık ama bizde bir Kevin de Bruyne yoktu! 2-0'dan sonra Montella yine santrforlu oyuna döndü, Deniz'i sahaya sürdü. Gerçekçi olmak lazım hem skor olarak hem de oyun olarak çok kötü bir İtalya maçından sonra, Montella istifa sesleri arasında Belçika maçına Milli Takımı hazırlamak kolay değildi. Bence skordan bağımsız, kötü oynamadık ama sorunumuz iyi futbolu üretken hale getiremiyoruz... Gecenin özeti: Kusura bakma Montella, bu takımı A Ligi'ne çıkarttın ama bu ligin takımı yapamadın... Bence kendini daha fazla yıpratmadan, iyi anılarla veda etmen en doğrusu. Dünya Kupası fiyaskosundan sonra, Uluslar ligine 3'te 0'la başlayan bir hoca, dünyanın hiç bir yerinde görevde kalmaz, biz hariç...

15