Ancak bu kadar oynanır...

Dün gece maç öncesi çok endişeliydik. Şu an dünyanın en formda, en iyi takımı Barcelona karşısında evinde de olsa puan veya puanlar alabilmenin hiç kolay olmadığını biliyorduk. Ancak öyle bir ilk yarı oynandı ki 'neden olmasın' dedirtti. Okan Buruk oyununu analiz ederken, rakibini 1 ve 2. bölgede tutup, kendi ceza alanımıza sokmamayı planlamış. Bu taktik ilk 45 dakika da müthiş işledi. En azından soyunma odasına önde gidebilirdik, talihsiz bir golü kalemizde gördük. Galatasaray'ın en büyük özelliği iyi bir iç saha takımı olması. Dün gece ilk 45 dakikada Barcelona karşısında 'ancak bu kadar oynanır' dedirten bir mücadele izledik. Bu futbol ister istemez ikinci yarı için tribünleri daha da inandırdı... İkinci yarının ilk 10 dakikası kabus gibiydi, bir anda 3-1 yenik duruma düşen Galatasaray adeta şoktaydı... Açıkcası Okan Buruk daha hamle şansını kullanamadan demoralize olan bir Sarı-Kırmızılı ekip vardı sahada. Sonrasında 3 hamle geldi ama rakip Barcelona olunca yenik durumda ne kadar reaksiyon göstersen de yetmiyor...

Müdahale edemeden

Açıkcası bilek güreşinde ilk yarıda iyiydik ama ikinci yarıda kalite kumaş adını ne koyarsanız koyun, aradaki büyük fark ortaya çıktı ve üst üste golleri kalemizde gördük. Böyle maçlarda sadece fizik olarak değil psikolojik olarak da çöktüğünüzde bütün defolarınızda ortaya çıkıyor... Özetle Şampiyonlar liginin seviyesi bu... İddalı olmak istiyorsanız transferin sonunda değil, sezon başı kadronu kuracaksın ve lige hazır gireceksin. Son sözümüz, bu mağlubiyet sürpriz değil yine de ilk yarıdaki oyunu ligin diğer maçlarında 90 dakikaya yayabilmek olmalı Galatasaray'ın hedefi... Çünkü bu ligde oynayabileceği en zor rakip vardı karşısında...