Sektör, oyuncuların kalp sağlığını nasıl tehdit ediyor

Genç yaşında hayata veda eden oyuncu Ece İrtem'in ölümü hepimizi derinden üzdü. Her ölüm erkendir ama şairin de dediği gibi 'daha yolun yarısı'nda gitmesi çok zamansız oldu. İrtem'in ölümü, oyunculuk sektörünün parıltılı sahnelerinin arkasında gizlenen ağır çalışma koşullarını ve bunun sağlık üzerindeki hayati risklerini de yeniden tartışmaya açtı. Genç yaşına ve bilinen ağır bir kronik rahatsızlığı olmamasına rağmen aniden aramızdan ayrılan başarılı sanatçının ölümünün arka planı; dizi ve sinema sektöründeki stres faktörlerinin kalp sağlığını etkileyebileceğini gözler önüne seriyor.
Ben de bu konuyu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Kılıç'a sordum.

STRES TETİKLİYOR
Bu konuda kesin bir neden- sonuç ilişkisi kurmanın zorluğu ile birlikte özellikle stresli ve düzensiz çalışma koşullarının kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği noktasında güçlü bilimsel veriler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: "Ece İrtem'in vefatı hepimizi çok derinden etkilemiştir. 35 yaş çok genç bir yaş ve böyle ani kayıplar doğal olarak insanlarda 'Nasıl olabilir' sorusunu akla getiriyor. Genç yaşta tanınmış kişilerin kalp rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybettiğine dair haberler dikkat çekici olduğu için akılda daha fazla kalabiliyor. Ancak tek tek vakalar ayrıntılı olarak incelendiğinde ölüm nedenleri çok farklı olabiliyor. Oyunculuk gibi rekabetin yüksek olduğu sektörlerin akut koroner sendromu yani kalp krizini tetiklemede bazı dolaylı etkileri olabilir. Kronik stres bunların başında geliyor. Yoğun çalışma temposu, performans baskısı, kamuoyu önünde olmanın getirdiği stres ve düzensiz yaşam biçimi kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bunun yanısıra, uyku düzensizliği, uzun çekim saatleri, seyahatler ve vardiyalı çalışma benzeri programlar kalp hastalığı risk faktörleriyle ilişkilendiriliyor.

Yaşam tarzı da önemli bir faktör. Beslenme düzensizlikleri, sigara kullanımı, alkol veya düzensiz ilaç kullanımı, aşırı kilo değişimleri gibi etkenler özellikle genetik eğilimi olan bazı kişilerde kardiyovaskuler riski artırabilir. Yoğun fiziksel dönüşümler de olayların tetiklenmesinde dolaylı etken olabilir. Bazı oyuncuların roller için kısa sürede kilo alıp vermesi veya ağır antrenman programlarına girmesi vücut üzerinde ek yük oluşturabilir. Ama şunu da belirtmem gerekir; genç yaşta görülen kalp kaynaklı ölümlerin önemli bir kısmında; doğuştan gelen veya genetik kalp hastalıkları, daha önce fark edilmemiş ritim bozuklukları, genetik kökenli kalp kası hastalıkları, nadir damar anomalileri gibi faktörler de rol oynayabiliyor. Dolayısıyla 'oyunculuk sektöründeki rekabet genç yaşta kalp ölümüne neden oluyor' demek için henüz yeterli bilimsel kanıt yok. Ancak yoğun iş yükünün olduğu diğer branşlarda oldugu gibi oyunculuk sektöründeki mevcut koşulların kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, bunun da mevcut riskleri artırabileceği yönünde elimizde bilimsel veriler bulunmaktadır. Bu durum sadece oyuncular için değil; finans, sağlık, hukuk, spor ve benzeri yüksek baskılı meslekler için de geçerlidir. Ani ölümlerin çoğunda ilk değerlendirmelerde kalp krizi ihtimali üzerinde durulsa da kesin ölüm nedeninin otopsi raporuyla netleşeceği de aşikardır."