Kadıköy'de uyuşturucu ticareti ve kullanımına zemin hazırladığı gerekçesiyle bazı eğlence mekanlarının mühürlenmesi, muhalif kesimde yeniden 'yaşam tarzına müdahale' tartışması başlattı.
Artık bayatlamış bir konu olmasına rağmen toplumsal alanda yaşanan her olayı bu argümanına dönüştürmekten bıkmadılar bir türlü...
Devletin en temel görevi, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak, kamu sağlığını tehdit eden unsurlarla mücadele etmektir. Uyuşturucu özellikle de yeni nesil için büyük bir tehlike. Kadıköy'deki mekanlar da işte tam da bu nedenle; uyuşturucu ile mücadele kapsamında mühürlendi. Kadıköy'deki bazı işletmelerin loş köşelerinde zehir tacirlerinin hedefi haline gelen gençlerimizi korumak zorundayız.
Bundan bile yaşam tarzına müdahale yaygarası koparmak, meselenin doğrudan çocuklarımızın yarınlarını koruma mücadelesi olduğunu görmeyi reddetmektir.
Kimse kusura bakmasın ama hiçbir ticari kazanç, hiçbir eğlence tarzı bir ülkenin gençliğinden ve geleceğinden daha değerli değil. Tutturmuşlar bir yaşam tarzına müdahale türküsü gidiyor.
Yürütülen operasyonlar ne yaşam tarzına müdahaleyi ne de keyfi uygulamaları barındırıyor.
TAM AKIL TUTULMASI
Muhalif basın haberi öyle bir veriyor ki, sanırsın içki satılıyor diye mekanlar mühürleniyor.
Sırf kendi siyasi hesapları uğruna, uyuşturucu ile mücadeleyi bile siyasi kutuplaştırma zeminine çekmek tam anlamıyla akıl tutulmasıdır. Uyuşturucu, gençlerin zihnini, sağlığını ve geleceğini ellerinden alan küresel bir terör. Bununla mücadelede başta devletin kurumları olmak üzere hepimize sorumluluk düşüyor. Gençlerimizi zehir tacirlerinden korumak için alınan tedbirleri 'yaşam tarzına müdahale' gibi göstermek tam anlamıyla uyuşturucu ile mücadeleye köstek olmaktır. Eğlence mekanları, kontrolsüzlük ve kuralsızlık alanı demek değildir. Eğer bir mekanın sınırları içinde uyuşturucu madde rahatça dolaşıma girebiliyorsa, orada toplum sağlığına çok ciddi bir tehdit var demektir. Kadıköy'deki bu kararlı operasyonlar, eğlenceyi değil; eğlencenin arkasına gizlenen zehir trafiğini ortadan kaldırmaya yönelik bir hamle. Bunu ideolojik körlük içinde haberleştirmek, sosyal medyada köpürtmek ve yaşam tarzına müdahale ambalajıyla sunmak, zehir tacirlerinin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz...

14