1 yaşındaki kızı Lila ve eşi Dilay Aksum'la mutlu bir aile hayatı olan İlker Aksum GÜNAYDIN'a konuştu. ATV dizisi 'Altı Üstü İstanbul'da 'Bayram' karakterini canlandıran oyuncu; kızıyla daha uzun seneler vakit geçirmek istediğini belirterek "Kızımdan hiç ayrılmak istemiyorum. 54 yaşındayım. Hep düşünüyorum kaç yaşını görürüm diye. 30 yaşını görmek istiyorum kızımın. Bu yüzden kendime iyi bakıyorum" dedi
ATV dizisi 'Altı Üstü İstanbul'da 'Bayram Cankaya karakterini canlandıran İlker Aksum, GÜNAYDIN'a konuştu. Aksum, diziyi, rolünü, alkol bağımlılığından nasıl kurtulduğunu, eşi ve 1 yaşındaki kızı Lila'yla mutlu hayatını ve Türkiye'nin savunma sanayindeki gücüne dair samimi açıklamalar yaptı.
Baba olmak sizin hayatınızı nasıl değiştirdi
Kızım geçtiğimiz günlerde baba demeye başladı, çok mutlu oldum. Biraz geç babalığın da verdiği heyecan daha büyük oluyor. Hiç ayrılmak istemiyorsun. 54'üm. Hep düşünüyorum. Kaç yaşını göreceğim kızımın diye. 30'unu görmeyi çok istiyorum. O yüzden kendime çok daha iyi bakmaya çalışıyorum. İnsanlara gençken evlenin, çocuk yapın diyorlar. Çok, doğruymuş, şu andaki aklım olsaydı 35'i geçirmezdim baba olmak için. Doğru eşi de bulmak da çok önemli, bu da kader tabii. Ben aile kurumuna çok önem veren bir insanım. Çünkü öyle yetiştik, öyle gördük. Yani evli çiftlerin daha sağlıklı, daha mutlu çocukları olduğunu görüyoruz. Evlilik de bereket getiriyor, bu gerçek.
EVE KAPANMIŞTIM
Eşinizle hayatınızın nasıl bir döneminizde tanışmıştınız
Hem mesleki hem sosyal hayattan çok yorulduğum, çok yıprandığım bir süreçte tanışmıştım. Oyunculuk mesleğiyle uğraşanlar, duygusal oluyor. Bu süreçte yalnızlık da çok ciddi yıpratmıştı beni. 4 senelik bir depresyon süreci yaşadım. Eve kapandım, dışarı çıkmak bile istemedim, çok da mutsuzdum.
O dönem alkole yöneldiğinizi söylemiştiniz...
Alkol hayatımın her döneminde olmuştu. Çünkü bizler 80'lerin 90'ların çocuklarıyız. Gençliğimizde canlı müzik dünyası çok fazlaydı. Beyoğlu falan çok hareketliydi o dönem. Haftada bir-iki içiyorduk o zaman. Ama 42 yaşımdan sonra biraz abarttım içmeyi. Beklemediğim şeyler de olunca bu durum beni rahatsız etti. Bundan uzak durmalıyım dedim ve kurtulmak istedim. Eşim Dilay'ın desteğiyle kurtuldum.
SAVUNMA SANAYİMİZ DÜNYADA BİR NUMARA
Savaş pilotu olan babanızın mesleği sizi nasıl etkiledi
Babam, Türkiye'nin en önemli pilotlarından birisi. Babam çok disiplinli bir insan. Ben de disiplinliyim mesela. Pilotlarda dikkat çok önemlidir. 2000 km hızla gidiyorsun. 63 yaşına kadar hastalanmaması gerek. Dolayısıyla çok iyi baktı kendine. Benim babamın mesleğinden dolayı savunma sanayideki gelişmelere yönelik de hem ilgim hem de bilgim var.
Peki, siz Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktayı nasıl buluyorsunuz
Türkiye'nin savunma sanayisi müthiş. Şu anda dünyada bir numarayız diyebilirim. Bunu hiç abartmadan tüm kalbimle söylüyorum. Türkiye'nin deniz kuvvetlerinde geldiği noktayı dünya şaşkınlık içerisinde izliyor. Hava kuvvetlerinde de öyleyiz. İHA, SİHA'larda dünyada rakipsiziz. Kara kuvvetlerimizi saymaya gerek yok. Dünyanın en güçlü yedi ordusundan birisi. Bakın bunları bütün bilgimle söylüyorum. SİHA ve İHA'larımızın, özellikle Kızıl Elma ve ANKA'nın üstlerine yok. Çok büyük bir gurur. Güçlü ordu, güçlü millet. Savunma sistemimiz ne kadar güçlü olursa, ülkemiz de o kadar güçlü olur. Çünkü biz dört tarafı savaş olan bir ülkeyiz. Sağımızda Ukrayna savaşı var. İsrail zaten hiç rahat durmuyor. Önümüz öyle, Yunanistan öyle. Biz güçlü olmak zorundayız. O bölgede Türkiye en güçlüsü. Hatta Avrupa'nın bence en güçlü iki ülkesinden, dünyanın da yedi ülkesinden birisi. Bize kimse yan gözle bakamaz, Amerika dahil. O yüzden Trump böyle efendi efendi gelip, efendi efendi gidiyor. Dünya liderlerine hayhut ediyor ama bize etmiyor, edemez de. Çünkü biliyor biz çok ciddi bir ülkeyiz, bizim cumhurbaşkanımıza edemez. Zaten İsrail'i de, Yunanistan'ı da sürekli uyarıp duruyorlar, "Türkiye'ye dalaşmayın ezerler sizi" diye. O yüzden çok gurur duyuyorum. Bakın birçok ülkenin gözü sürekli Türkiye'de... Bunun sebebi savunma sanayimiz. Burada da hükümetin çok büyük katkısı var. Bir de Selçuk Bayraktar'ı takdir ediyorum. Müthiş bir mühendis. Bugün SİHA, İHA dünyada bir numaraysa Bayraktar'ın çok katkısı var.
15 TEMMUZ GECESİ GERÇEK VATAN EVLATLARI, DARBEYE 'DUR' DEDİ
15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçti. Neler söylemek istersiniz
Bugüne kadar 80 darbesini de 28 Şubat'ı da yaşadım ama en korktuğum 15 Temmuz oldu. Jetler havalandı, onun gürültüsü bile çok korkutucuydu. F-16 öyle şakaya alınacak bir makine değil, savaş makinesi. En korktuğum gerçekten 15 Temmuz olmuştu. 250 şehidimiz var. Ama şunu da gördük, artık Türkiye eskisi gibi değil. Artık öyle darbe yaptım, iktidar değişti diye bir şey yok. Milletin iradesi çok baskın. Ayrıca askeriyemizin, silahlı kuvvetlerimizin içinde de gördük ki gerçek vatan evlatları darbe girişimine dur dedi. Ve onlar da şehit oldu. Darbenin başarılı olmasını bekleyenler gördüler ki artık eskisi gibi değil Türkiye. İnsanlar kendini tankların önüne attı. Millet olarak güçlü bir katılım gösterdi. Bu çok büyük bir olaydı. Çok büyük bir badire atlattığınızı düşünüyorum. Bazı kesimler 15 Temmuz'ı hafife alan şeyler söylüyor, 'Bu gerçek bir darbe değildi' falan diyorlar. Peki soruyorum onlara; o tanklar neydi O kadar insan boşu boşuna mı öldü. O uçaklar neydi Kobralar neydi Babamın mesleğinden dolayı Kobra'yı ilk görenlerden birisiyim. Onun ne kadar kuvvetli, ne kadar dehşet bir makine olduğunu bilenlerdenim. Babam, ilk Kobra pilotlarından birisiydi. 15 Temmuz'da ülke olarak büyük bir badire atlattık. Allah bir daha yaşatmasın.

36