Ahbap soruşturması kapsamında tutuklanan Haluk Levent'i keşfeden müzik adamı Yıldıray Gürgen, "Haluk'u bitiren kumara olan düşkünlüğüydü, tanıdığı herkesten borç alırdı. Muhalif kesimin de önce desteğini, sonra parasını aldı. Milli duyguları istismar etti" dedi
Kurucusu olduğu Ahbap derneğinin fonlarını kumarda harcadığı için tutuklanan Haluk Levent hakkında her geçen gün yeni bir gerçek ortaya çıkıyor. Levent'i henüz meşhur olmadan önce keşfeden müzik adamı Yıldıray Gürgen, ilk kez GÜNAYDIN'a konuştu. "Haluk Levent'i Ortaköy'de ben keşfettim, ikinci albüm öncesi bana geldi. 'Mafya beni öldürecek, o yüzden yeni albümü 9 gün içinde tamamlamalıyız' dedi. Kumar alışkanlığı onu bu hale getirdi, hapis yatarken bile kumar oynuyordu" diyen Gürgen, ünlü şarkıcının insanların güvenini kazanıp daha sonra paralarını aldığını anlattı. Gürgen ile dünden bugüne Haluk Levent hakkında bildiklerini konuştuk.
KEŞKE HALUK'U TANIMASAYDIM
■ Haluk Levent'i siz keşfettiniz değil mi
Evet. Serseri diye bir adam var Ortaköy'de, git bir onu gör ve şarkılarını dinle dediler. Ben de gittim ve Haluk'la 1992'de tanıştım, sokakta kendi şarkılarını söylüyordu. O dönemde sokak çocuklarına kazandığı parayla yardım eden bir adamdı. Bu hareketi de beni etkilemişti açıkçası, beni buradan yakaladı. Birinci albümü 'Prestij Müzik'ten önce 'Nokta Müzik' yaptı. Ben bu albüme kendi imkanlarımla destek oldum. 'Yollarda bulurum seni' albümünün ilk adı aslında sokakta kullandığı lakabı olan serseriydi. İlk baskısından sonra albümden sözü-müziği kendisine ait olan 'Serseri' şarkısını da çıkardık. Çünkü bu şarkı Haluk'u çok ele veren bir şarkıydı.
ALACAKLILARI KAPIYA DAYANIYORDU
■ Haluk Levent'in Prestij'le yolu nasıl kesişti
İkinci albümü için Prestij Müzik'e götürdüm, size çok ilginç bir şey anlatmak isterim. Haluk ikinci albüm öncesi bana geldi 'Beni mafya öldürecek, tehdit ediyorlar, öldürecekler beni, 9 günüm var. Albümü hızlıca yapmamız gerekiyor' dedi. Ben de en çok satan ikinci albümünü 8 günde bitirdim. Haluk ilk albümü çıktıktan sonra değişmeye başlamıştı. İkinci albüm döneminde ben onun kumar oynamaya başladığını öğrenmiştim. Prestij Müzik'ten Burhan Aydemir onun çok borcunu ödedi. Haluk, Prestij Müzik'e çok alacaklı göndermiştir. Ben de her şirkete gidip gelirken görürdüm; haftada iki üç gün alt katta Haluk'un borçluları olurdu. Onlarla Burhan abi ilgileniyordu, hatta bir zamanlar Türkiye'nin her yerinden bütün alacaklıları bir bir topladılar. Diyebileyim ki size 50 kişi falan topladılar, Burhan abi hepsiyle ilgilendi sağ olsun. O zamanlar için çok kurtardı onu. Yani biz Haluk bitirdi borçlarını dediğimizde bile hiç durmayan telefonlar oluyordu. Kumar oynamayı hiç bırakmadı. Mahsun Kırmızıgül de her şeyi biliyordu. 'Prestij Meselesi' filminden dolayı Mahsun'la aramız bozuldu, çünkü film aslında doğruyu yansıtmıyordu. Filmin ilk 5 dakikası açıkçası beni çok rahatsız etti. Gerçek hikayeyi ortaya koyamadığı için de canım çok sıkıldı. Mahsun, filmi biraz fazla tribünlere oynadı, filmin müzikleriyle ilgilenmek içimden gelmedi. Ben filme inanmadım, onun anlattığı gibi şaşalı bir dünya değildi, tam tersi büyük zorluklar yaşandı. Mahsun'u 33 senedir, Haluk'u da 34 senedir tanırım. Aslında şunu da söylemek isterim, Haluk'un bir çok olumsuz durumunu bilmemize rağmen hep o düzelir diye umut taşımıştık. Ama herkesi kandırmış, bu çok üzücü.
HALUK, HAPİS YATARKEN BİLE KUMAR OYNUYORDU
■ Haluk Levent 1997 yılında karşılıksız çek düzenlediği için hapis yatmıştı. Siz o dönem görüştünüz mü
Ben onu birkaç defa hapiste ziyaret ettim, kumar alışkanlığı onu bu hale getirdi. Haluk, hapis yatarken bile kumar oynuyordu. Düşünün, cezaevinde bile bir yolunu bulup kumar oynuyordu.
■ Haluk Levent'le sık sık görüşüyor muydunuz
Haluk'la uzun süre görüşmedim, benden de borç alıp ortadan kaybolmuştu. Aradan uzun zaman geçtikten sonra beni aradı ve ofisime geldi. Tam da o gün, onun yanında bir telefon görüşmesi yaptım. İzmir Marşı'nı bir dizide kullanacaktık, sonra orada kullanmaktan vazgeçtik. Bununla ilgili konuşurken 'Ben söylemek istiyorum, bana yardım eder misin' diye sordu. Marş da o dönem siyasi bir anlam taşıyordu, bunu da söyleyince popüler bir figür haline geldi. Ondan önce kimse yüzüne bakmıyordu. O dönemde piyango Haluk'a vurdu, tesadüfler sonucu bunu söyledi. Marşın klibini de milli bir günümüzde yayınladı. Muhalif kesim tarafından Haluk, marşı söylediği için çok fazla destek görmeye başladı. Ben aslında bu marşı ona söyletmeyi düşünmüyordum, şimdi içeride olan Emrah Gödeliner'in çocuğu SMA hastası. Bana dediler ki biz bu marştan kazanacağımız bütün parayı SMA'lı çocuklara yardım parası yapacağız. Bende bundan dolayı kabul ettim, marşı aranje ettim. O dönem programlara çıkıp, 'İnsanların direnişleri için ben bu marşı söyledim' falan dedi ama hepsi yalan. Marşı okuması tamamen tesadüf oldu ve ben buna vesile oldum.
BUNLAR BUZDAĞININ SADECE GÖRÜNEN YÜZÜ
■ İzmir Marşı'nı ona söylettiğiniz için pişman mısınız
Çok pişmanım, beni kandırdı. İnsanların milli duygularını istismar etti. Muhalif kesimin önce desteğini aldı, güvenini kazandı, sonra da paralarını aldı. Bu marşı söylediği için yeniden gündeme geldi Haluk. Her şey zaten bu marştan sonra başladı, sonra Ahbap'ı kurdu.

13