Amerika'da trend olan ne varsa bizde de hemen uygulanıyor.
İşin ilginç yanı iyi mi, kötü mü, toplumsal kodlarımıza uygun mu diye bakmıyoruz bile. Geçtiğimiz gün GÜNAYDIN'a da manşet olan Hakan Uç imzalı haberde gördüm ki; 'yataklı salonda konser' akımı Türkiye'ye de gelmiş. Çok şükür büyük eksiklikti bizim için, şimdi tam oldu. Yine bu diğerlerine göre daha masum bir akım, hakkını vermek lazım...
Biliyorsunuz, ülkemizdeki bazı pop şarkıcılar, Amerikalı şarkıcıların sahne şovlarını kendi sahnelerinde yapmaya çalışıyor. Hatta o kadar abartıyorlar ki bu durumu, sahneye yatakla, sandalyeyle çıkıp erotik şov sergiliyorlar.
Farkında değillerse söyleyeyim; bu yaptıkları ne ülkemizin gelenekleriyle ne de ahlakıyla bağdaşıyor. Kıyafetler de benzer şekilde. Giyinmiyor, örtünüyorlar adeta. Geçen gün Sinan Akçıl, yaptığı "Ben sizin çıplak bedeninizi görmek zorunda değilim. Erkekler erkek gibi, kadınlar kadın gibi giyinmeli" çıkışında haksız mı Artık popçuların çıplak bedenlerini görmekten gına geldi. Yakın çevreleri keşke hatırlatsa Amerika'da değil Türkiye'de yaşadıklarını ve burada sahneye çıktıklarını...
YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR
İsrail Başbakanı Netanyahu, sözde Ermeni soykırımını tanıdığını açıkladı. Hani bir deyim vardır 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırır' diye. Tam da bu durumu anlatıyor.
Netanyahu hükümeti, dünyanın gözü önünde 'Yüzyılın soykırımını' gerçekleştirirken, kendi suçunu bastırmak için gerçek dışı bir iftiranın peşine düşüyor.
İsrail hükümeti 110 yıl öncesinin peşine takılacağına, şimdi 2025'de Gazze halkına uyguladığı insanlık adına utanç verici zulme bir baksın. Batı dünyasında bile yönetici kadrolar dışında ne itibarı ne de saygınlığı kaldı. Dünyaca ünlü sanatçılar, yönetmenler bile tüm caydırıcı ambargolara rağmen Gazze halkının yanında yer aldıklarını açıkça dile getiriyor.