Mohamed Salah ve arkadaşları, sezon başından beri gerek hazırlık maçları gerekse de lig ve Avrupa'da iyi bir görüntü sergilemeyen Galatasaray'daki sistemsizlik üzerine kurulu sistemin iflasını altıncı hafta itibariyle Trabzon'da ilan ettiler.
Çöken sistemin en tepesinde doğal olarak yönetim vardı. Sezon başından beri eksik bölgelere yapılması gereken transferleri bir türlü beceremediler. Esasen daha kendi aralarında fikir birlikleri yoktu. Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu kuranın ardından apar topar Leao, Deniz Gül ve Bitshiabu transferleri yapıldı ama derde derman olacak hamleler gerçekleşmedi. Takımın gerçek bir sağ beki yok. Singo'nun orijini stoper ve zaten sağ bekte oynadığında sürekli ileri geri gidip gelmeyi vücudu kaldıramıyor ve sakatlanıyor. Bu anlamda sakatlanmaya müsait bir yapısı var. Nitekim şu anda da sakat! Aynı şekilde orta sahada da sorun var. Santrforda Deniz Gül umut veriyor ama o da papatya falı misali, ne olacağını görmek için beklemek lazım. Trabzonspor'un transfer ettiği Franculino Dju gibi bir santrforu nedense bulamadı Galatasaray yetkilileri!
Sistemin diğer ayağı Okan Buruk elbette mutlu değildi bu yaşananlardan ama o da sorumlu bu çöküntüden. Nitekim Trabzonspor maçı da bunun son örneği oldu. Formsuz Barış Alper Yılmaz'ın yerine Sane ile başladı Buruk. Ama insan ister istemez; "on numara olarak transfer edilen Batrakov'u yine kulübede oturtup, sağ açıkta çok daha etkili olabilecek Yunus Akgün'ü on numarada ziyan etmek neden" sorusunu sormadan edemiyor. Bu anlamda Galatasaray açısından son derece kötü geçen ilk yarının ardından ikinci devrenin başında bu hatanın düzeltilmesi gerekirken ikinci yarıya Deniz Gül'ün yerine Barış Alper Yılmaz ile başladı Okan Buruk. Yani yine yanlış teşhis, yanlış tedavi! Batrakov ise oyuna ancak 68'de dâhil olabildi ama Sara'nın yerine sekiz numara olarak!
Bu sağlıksız sistemde yönetimin dolaylı, teknik ekibin de doğrudan sorumlu olduğu bir diğer konu da oyun. Sarı- kırmızılılar, Trabzon'da maça iyi başlasalar da Salah'ın erken gelen golü sonrasında resmen dağıldılar. Galatasaray gibi bir takımın, henüz dördüncü dakikada yenen bir gol sonrasında bu kadar kırılganlık göstermesi kabul edilebilir mi Nitekim bu gol sonrasında ayarı bozulan ve tüm defoları ortaya dökülen Galatasaray, son derece kötü bir ilk yarı oynadı. Ne set hücumunu ne de geçişi becerebildi sarı- kırmızılılar. Diğer yandan takım boyunu uzatıp rakibe çok geniş alanlar verdiler, kademe ve pozisyon hataları yaptılar. Formsuzluk ve fiziksel yetersizlikler de cabası! Düşünün, 34 yaşındaki Mohamed Salah, ilk golde 85 metre koştu topla
ve Galatasaray defansı onu yakalayamadı! Bunun bir benzeri dördüncü golde de yaşandı. Esasen genele baktığımızda Salah, adeta oyuncak gibi oynadı Galatasaray defansıyla!
Sarı- kırmızılıların 45- 62 arasındaki reaksiyonu Barış Alper Yılmaz'ın girmesinden değil, büyük ihtimalle devre arasında soyunma odasında yapılan konuşmanın etkisiydi. Diğer taraftan, Trabzonspor'un ilk yarıdaki temponun ardından ikinci yarıda fiziksel gerileme yaşaması da normaldi. Thomas Reis bu bölümde yaptığı değişikliklerle bu düşüşe önlem alırken Okan Buruk, yukarıda da değindiğim üzere kafa karışıklığını gösteren değişikliklere imza attı.

11