Başakşehir karşısında maça iyi başladı Galatasaray. Nitekim 13 dakikada üç kurtarış yaptı ev sahibi takımın genç kalecisi Deniz. Ancak o da bir yere kadar dayanabildi ve Galatasaray'ın golcüsü, her şeyi Victor Osimhen; 17'de sarı- kırmızılıları 1-0 öne geçirdi.
Osimhen'in oyunda olduğu 33 dakika boyunca kimi zaman ön alan baskısı yaptı kimi zaman da oyunu rölantiye aldı Galatasaray. Stoperde Sanchez- Lemina uyumu da gayet iyiydi ve bu ikili savunmayı da öne çıkarttı. Ancak Osimhen'in sakatlığı nedeniyle 33'te çıkmak zorunda kalması, sarı- kırmızılılara ilk darbeyi vurdu. Çünkü o andan itibaren ön alan baskısı yapamadı Galatasaray ve bu da oyunun inisiyatifinin Başakşehir'e geçmesine neden oldu. Lakin ilk yarının son saniyesine kadar etkili bir pozisyona giremedi ev sahibi takım.
İkinci yarının başında Lemina'nın çıkması Galatasaray için ikinci darbe oldu. Özetle, Osimhen ve Lemina'nın yoklukları, sarı- kırmızılıların bütün defolarını gün yüzüne çıkarttı. Osimhen'in yokluğunda yapılamayan ön alan baskısı, rakibin orta sahayı çok çabuk geçmesi, geride bırakılan büyük boşluklar, stoperlerin top kayıpları, ... Bu anlamda özellikle Abdülkerim Bardakcı hâlâ hazır değil. Onun geç form tutması, geçen sezon da sorun yaratmıştı. Ama modern futbolda da bazı şeyleri beklemek için zaman yok. Hele ki Şampiyonlar Ligi kapıya dayanmışken.
Bunların neticesinde skor olarak iki defa yakalandı Galatasaray. Ancak Gabriel Sara'nın 90'da adete iğne deliğinden geçirip filelere yolladığı harika serbest vuruş golü, sarı- kırmızılılar için tam bir hayat öpücüğü oldu.
Osimhen'li bölümdeki ön alan baskısı ve etkili oyun, Yunus Akgün'ün ikinci yarıdaki performansı, Torreira ve Sallai'nin canlarını dişlerine takan mücadeleleri, yeni transfer Rafael Leao'nun oyuna girdikten sonra yarattığı fark, onun içerisinde olduğu pozisyonda oluşan Galatasaray'ın ikinci golü ve Sara'nın enfes frikiği ile gelen gol sarı- kırmızılılar adına akılda kalan güzelliklerdi. Tabii Uğurcan Çakır'ın skora etki eden kurtarışlarını da unutmamak gerekir. Osimhen'in çıkmasından sonra yapılamayan ön alan baskısı, Barış Alper Yılmaz ve Abdülkerim Bardakcı'nın yetersizlikleri, maça ilk on birde başlayan ve zaman içerisinde daha iyi olacağını düşündüğüm Batrakov'un çok fazla geriye gitmesi, beklenilenin aksine maça solda başlayan ve 1-1'den sonra sağa alınan Sane'in özellikle ilk yarıdaki görüntüsü, geride bırakılan boşluklar, verilen pozisyonlar, stoper hattındaki problemler ve Leao oyuna girene kadar hâkim olan hücumdaki üretme sorunu ise karşılaşmanın Galatasaray adına akılda kalan olumsuzluklarıydı.

13