Ümraniyespor dışındaki hazırlık maçlarında ortaya konan kötü futbol ve alınan sonuçlar ile yapılamayan transferlerin ardından Çorum FK karşısındaki oyun ve kaybedilen iki puan, Galatasaray açısından kesinlikle sürpriz olarak değerlendirilemez.
Çorum maçına da etkili bir ön alan baskısıyla başladı sarı- kırmızılılar ve oyunu rakip kaleye yıktılar. Ancak bu durum yaklaşık 20 dakika sürdü. Sonrasında yine orta saha düştü Galatasaray'da. Rakibi karşılama da zaman içerisinde 2. bölgeye kadar geriledi.
İkinci yarının başlarında Osimhen'in yetenek ve kalite kokan golü tribünleri bu sezonki ilk galibiyete ulaşma ümidiyle heyecanlandırırken arka arkaya yenilen iki gol, bir anda o tribünleri yönetimi istifaya davet eder hale getirdi.
Rakip 70. dakikada on kişi kaldıktan sonra dahi üretmekte zorlanan Galatasaray'ı, 90. dakikada duran toptan attığı kafa golü adeta ipten alan da yine Osimhen oldu.
Sezon başında oyuncuların tam olarak hazır olamamaları anlayışla karşılanabilir. Ancak burada çok farklı bir durum var. Galatasaraylı oyuncuların bu kötü halleri geçen sezonun son bölümünden beri süregeliyor. Yeni sezon başladı, iyi olduğu ifade edilen bir hazırlık dönemi geçirildi ama değişen hiçbir şey yok. Hatta çoğu oyuncu daha da kötü durumda. Bir tek kardelen gibi Osimhen var elde. Bir tüm dünyaya kendisini kanıtlamış, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Nijeryalı golcüye bakıyorsun bir de diğerlerine! Gerçekten insanın aklı almıyor!
Osimhen dışında Yunus Akgün'ün de özellikle ilk yarıda çok çabaladığını, çok mücadele ettiğini belirtmeden geçmeyelim. Abdülkerim de kimi kritik müdahalelerde bulundu. Sallai, hücuma katkı sağladı ama savunmada zayıftı. Nitekim Çorum'un çoğu atağı Galatasaray'ın sağından geldi. Solda ise Jakobs hücuma hiç katkı veremedi. Barış Alper Yılmaz da bir iki pozisyon dışında etkisiz kaldı. Keza Sane de kimi zaman tribünleri heyecanlandırsa da çok top kaybetti, çok top ezdi. Torreira çabaladı, mücadele etti. Sara ise yine beklentilerin altındaydı.
Maçın başından itibaren iyi kapanan Çorum FK karşısında Galatasaray'ın yapması gereken oyunu kenarlara yaymak, ki Osimhen'in 90'daki golü bunu doğruluyor, ve rakip kaleye şut çekmekti. Sarı- kırmızılıların karşılaşma boyunca etkili tehlikeler yarattıklarını ancak kaleci Felipe'yi geçemediklerini görmezden gelemeyiz. Fakat yürekleri ağızlara getiren o pozisyonlarda Galatasaraylı futbolcuların Felipe'nin üzerine doğru vurduklarını da belirtmek zorundayız. Bu da daha fazla şut çalışması yapılması gerektiğini gösteriyor.
Elbette bir hazırlık maçının henüz 4. dakikasında kendisini oyundan attırarak tarihe geçen Okan Buruk'un da kafasının rahat olmadığını ve çok sağlıklı düşünemediğini ifade etmeliyiz. Takımla birlikte bir tane bile hazırlık maçı oynamayan Davinson Sanchez'in karşılaşmaya ilk on bir de başlaması ile yapmadığı ve 84'ten sonra yaptığı değişiklikleri buna örnek gösterebiliriz. Sanchez, yaptığı büyük hata ile 2. gole neden oldu. 84'ten sonra yapılan değişiklikleri anlayabilmek ise çok zor. Tabii bir de kötü oyun ve çoğu futbolcunun eleştiri alan form durumları var.

15