Yapay zeka pazarında ABD egemenliği neden kayboluyor

ABD'nin yapay zeka yeteneklerini son bir yılda kaybetmeye başlamasının farklı nedenleri var. Bu durumu bir araştırma raporunun verileriyle önce ben, sonra Chat GPT yorumladı. Sebeplerini siz de yorumlayıp farklı düşünceniz varsa paylaşabilirsiniz

Siemens tarafından düzenlenen Yapay Zeka Zirvesi etkinliğinde İngiltere merkezli yapay zeka yetenekleri araştırma şirketi Zeki'nin CEO'su Tom Hurd hazırladıkları raporda ABD'nin dominant olma konumunu kaybetmeye başladığını söyledi. Ancak şunu hemen belirtelim kurumlar güvenlik ve uygulanabilirlik yüzünden endüstriyel yapay zeka uygulamalarına hep soru işaretleriyle yaklaşıyorlar. Kurumlar yeni uygulamaları kullanırken doğrudan yetenek transfer ediyor ya da startuplarla çalışıyor. ABD'nin dominant konumunu kaybetmeye başlamasının nedenlerini rakamlarla ortaya koyarken, raporu Open AI'ın ChatGPT'si yanıtlamasını da istedim. Bu yüzden yazının bir kısmı benim diğeri rapordan elde ettiği verileri yorumlayan Chat GPT'nin çıkarımları olduğunu söyleyelim. Gazetecilik dahil olmak üzere pek çok mesleği derinden etkileyecek yapay zeka teknolojisinin en önemli değeri insan. Elbette güçlü yapay zeka modelleri ve uygulamaları için bulut teknolojisi altyapıları, büyük veriye erişim olanağı gibi sebepleri sıralayabiliriz. Ancak uygulama geliştiricilerin büyük dil modelli devlerinin ve bulut kredisi veren veri tekellerinin kölesi olmaması için adil bir anlaşma olması şart.
ETİK VE ADİL BİR EKOSİSTEM
Şu anda kurgulanan yapıda aslında ABD şirketlerinin dominant yapısı dil modelleri açısında devam ediyor. Kısacası Microsoft, Google, AWS, Meta gibi 4 önemli bulut devinin beslediği tüm modeller yarışıyor. Kısacası Devlerin peşinde sıralanan yapay zeka şirketlerinin yerel de güçlü ve bağımsız örnekler hazırlaması şart. Üstelik Open AI, Apple ile yaptığı anlaşmadan sonra erişebileceği sınırsız bir "veri - eğitim" kaynağı var. Sonuçta tüm yapay zeka uygulamaları öğrenme sırasında ve sorgulama anında önemli ölçüde bulut kredileri tüketiyor. Bu konu karbon salınımı açısından bile önem taşıyor. İş yerinde fütursuzca kullananlara "Biraz kafanı çalıştır, karbon salınımını artırma" diyebilirsiniz.
YAZILIM GELİŞTİRİCİLER KÖLE DEĞİL
Kısacası üretici yapay zeka devleri sadece kullanıcılara karşı değil, uygulama geliştiricilere karşı da sorumlulukları var. Onları köleleştirmedikleri adil ve etik değerlerle denetlenen ekosisteme ihtiyaç var. Dominant pazar payını yakaladıktan sonra kuralları değiştirmek yapay zeka devlerinin yapmaktan çekinmeyeceği bir davranıştır. Sonuçta Open AI kuruluş ilkelerinden uzaklaşmasının yarattığı tartışmaları hatırlarsanız, ne kadar önemli bir değişimin başında olduğumuzu unutmayız. Meta'nın kurucusu Zuckerberg nasıl geçmişinden kaçamıyorsa, Sam Altman ve Open AI da yaşanan tartışmalarla da hatırlanacaklar.
KURALLAR VE STANDARTLAR BELİRLEYİCİ
Avrupa Birliği getirdiği önemli regülasyonlarla da pazarda öncü olmaya başladı. AI Act yani Avrupa Birliği Dijital Servisler yasası Temmuz ayında devreye giriyor. Yapay zeka girişimleri yasaya uymak zorunda. Bu konuda Apple'ın tüm ürünlerinde USB-C uyumlu şarj girişi yapma konusuna gönülsüz de olsa adım attığını gördük. Benzer durum yapay zeka konusunda regülasyonlarda geri adım atmayan AB için geçerli. Bu konuda tek kötü örnek geri dönüşüm oldu. Regülasyon ve standartlar tüm dünyada yapay zeka konusunda etkili olacağını unutmamak gerekiyor.
CHATGPT RAPORU YORUMLADI
ABD'nin yapay zeka (AI) pazarındaki egemenliğinin azalmasının ardındaki ana nedenleri, yapılan araştırma raporundan ve verilerden yola çıkarak inceleyelim:
Ulusal Şampiyonların Yükselişi: Diğer ülkeler, kendi sınırları içinde önemli AI yeteneklerini çekip tutan şirketleri destekliyor. Bu ulusal şampiyonlar, AI yeteneklerini çeken rekabetçi bir ortam oluşturarak, ABD dışındaki AI yeteneklerinin gelişimine katkıda bulunuyor.
Büyük Teknolojide Yüksek İş Değiştirme Oranları:
Amazon, Apple, Google gibi Büyük Teknoloji şirketleri, AI alanındaki uzmanları işe alsa da, bu uzmanlar genellikle kariyerlerini çeşitlendirmek için bu şirketlerde kısa süre kalıyorlar. Bu durum, AI yeteneklerinin uzun vadeli olarak bu şirketlere bağlı kalmamasına ve ABD'de kalıcı bir AI ekosistemi oluşturmamalarına yol açabilir.
Diğer Sektörlerde AI'nın Büyümesi: Sağlık, otomotiv, savunma gibi sektörlerde AI'nın hızla benimsenmesi ve bu sektörlerdeki küçük şirketlerin dahi önemli AI yetenekleri çekmesi, ABD dışındaki AI yeteneklerinin çeşitlenmesine ve dağılmasına neden oluyor.
Küresel Yetenek Dinamiklerindeki Değişim: ABD, tarihsel olarak diğer ülkelerden AI yetenekleri çekmiş bir ülke konumundaydı. Ancak şimdi, Avrupa, İsrail, Kanada gibi bölgeler kendi AI ekosistemlerini güçlendirerek, yerel AI yeteneklerini koruma ve geliştirme yoluna gidiyorlar.
Bu da ABD'nin küresel AI yetenek pazarındaki egemenliğini azaltıyor.
Stratejik Ortaklıklar ve Yatırımlar: ABD dışındaki şirketler ve hükümetler, AI yeteneklerini geliştirmek için stratejik ortaklıklar kuruyor ve AI'ya büyük yatırımlar yapıyor.
Bu da küresel AI yeteneklerinin dağılmasına ve ABD'ye olan bağımlılığın azalmasına katkı sağlıyor.
Çeşitlendirme ve Yerelleşme:
AI yeteneklerinin küresel tedarik zincirlerine ve jeopolitik faktörlere daha az bağımlı olması için artan bir eğilim var. Ülkeler, yerel AI yeteneklerini güçlendirerek bu bağımlılığı azaltmaya çalışıyorlar.
Bu faktörlerin bir araya gelmesiyle, ABD'nin yapay zeka pazarındaki egemenliği azalıyor ve küresel olarak dağılmış, çeşitlenmiş bir AI ekosistemi oluşuyor. Bu durum, rekabetin arttığı ve yeniliklerin çeşitlilik kazandığı bir ortam yaratıyor, ancak ABD'nin önde gelen konumunu korumasını zorlaştırıyor.


EVDE İNTERNET ERİŞİMİNİ SAĞLIKLI ŞEKİLDE KURMANIN YÖNTEMİ
Bu hafta evde sağlıklı kablosuz ağını oluşturmanın yolunu Türk Telekom Blog sayfasından aldığımız yazıya ayırıyoruz. Evde internete bağlı cihaz sayısı artmışken sağlıklı internet bağlantısı şart