Yapay zekâ denizinde milyar dolarlık yarış

ABD ile Çin arasında yapay zeka yarışı artık betimlemeler üzerinden anlatılmaya başladı. Yapay zekâ milyar dolarlık gelirin olduğu bir denize benzetiliyor. Bu denizde balık da olta da, balıkçı sepeti de birer yapay zeka ürününü temsil ediyor. Teknoloji devleri daha derine inip daha büyük balıkların peşine düşerken onlara oltayı satıyor. Fakat Çin'in açık kaynak modelleri aynı balığı daha ucuza yakalamaya başlayınca soru büyüyor: Ortada gerçekten sonsuz bir sürü mü var, yoksa dev bir balon mu

Yapay zeka ekonomisinin bir balon olup olmadığı çok tartışılıyor. 29 Eylül 2026'da Beyaz Saray'da düzenlenen öğle yemeğinin ardından, Trump'ın yanında sektörün en güçlü altı ismi bir belgeyi imzaladı: Pichai, Amodei, Zuckerberg, Brockman, Musk ve Huang. Belge yaklaşık 300 kelimelik, gönüllü bir taahhüttü. Başlığı, "Süper Zekâ Üzerine Beyaz Saray Mutabakatı". Hikayede deniz yapay zekâ pazarı, derinlerdeki balık sürüsü ise onun vaat ettiği kar. Verimlilik ve yeni gelir kalemleri. Sürü yüzeyde değil. Oraya ulaşmak için en derine inen oltaya ihtiyaç var. Google, Microsoft, Meta, Amazon, OpenAI, Anthropic ve xAI tekneye binmiş balıkçılar. Nvidia ise balık tutmuyor, olta satıyor. Şimdi bu ekonominin balık restoranında hesap ödeyenlere çıkardığı fatura kafaları karıştırıyor. Açık kaynak çalışan Çinli modeller kendi tasarladıkları oltalarla ve balıkçı sandallarıyla aynı balığı yakaladıklarını söyleyince kafalar karşıyor. Faturalar düşüyor ve yapay zekada ABD'li tekellerin tekerine çomak sokuluyor. ABD'li şirketler Çinli modellere kaçak avlanan balıkçı muamelesi yapıyorlar.

BALIKÇILARIN KENDİ KOYDUĞU KURALLAR
Belge, balıkçıların denizde güvenli davranmak için kendi aralarında yaptığı bir söz gibi. Johnson'ın özetiyle belge, sağlam iç kontroller ile iç ve dış gözden geçirme katmanları öngörüyor. Metne göre her şirket kendi teknolojisini güvenli geliştirmekten sorumlu ve şirketler standartlar belirlemek için düzenli olarak toplanacak. Ama ortada bir balıkçı müfettişi yok. Meclis Başkanı belgenin gönüllü olduğunu söyledi, Trump ise "ahlaken bağlayıcı" dedi. TechCrunch'a göre ihlal halinde hukuki bir sonuç da yazılmış değil. Al Jazeera, üçüncü taraf değerlendirmelerini kimin yapacağının da belirtilmediğini aktarıyor. Metin yalnızca bu önlemlerin ileride yasalaştırılmasının mantıklı olabileceğini söylüyor. Demokratlar ve kampanya grupları sektörün kendi kendini denetlemesini tehlikeli buluyor.

OLTA VE BALIK SATAN BİRLİKTE BÜYÜDÜ
Şimdi karşımızda son günlerin modası "döngüsel ekonomi" yok. Olta satıcısının defterine baktığımızda balık sürüleri bitmiyor. Altın hücumunun eski dersi bellidir: Kazma satan her zaman kazanır. Nvidia'nın son üç yılı bu dersin rakamlara dökülmüş hali.Ekim 2022'de biten çeyrekte Nvidia'nın geliri yaklaşık 5.9 milyar dolardı ve bir önceki yıla göre yüzde 17 düşmüştü. Veri merkezi geliri yalnızca 3.83 milyar dolardı. Nisan 2025'te biten çeyrekte gelir 44,1 milyar dolara çıkmıştı. Şubat 2026'da açıklanan çeyrekte 68,1 milyar dolar oldu ve veri merkezi bölümü 62.3 milyar dolarla yıllık yüzde 75 büyüdü. Ardından Nisan 2026'da biten çeyrekte gelir 81.6 milyar dolara, yıllık yüzde 85 arttı. Veri merkezi geliri 96.22 milyar dolar, veri merkezi payı yaklaşık yüzde 92 oldu ve şirket bir sonraki çeyrek için 108 milyar dolar öngördü. Yani dört yılda çeyreklik gelir, kabaca on altı katına çıkmış durumda. Büyük balıkçılar ne yakalarsa yakalasın, olta parası ödeniyor. Piyasa da bunu görüyor: Nvidia'nın yaklaşık 5 trilyon dolarlık piyasa değeriyle dünyanın en değerli şirketi olduğu bildiriliyor.


DEĞER TEKNEDE Mİ BÜYÜYOR
Teknelerde tablo daha karışık. Fortune'a göre Temmuz sonunda Microsoft yıl içinde yaklaşık yüzde 21, Meta yaklaşık yüzde 9,8 düşmüştü; Amazon ise yatay seyrediyordu. Microsoft'un yıllık sermaye harcamasının 190 milyar doları aştığı tahmin ediliyor ve Alphabet'in ikinci çeyrekte nakit akışı negatife dönmüştü. (Temmuz 2026 verisi) Bank of America'nın hesabına göre hiperölçekleyici yatırımları, temettü ve geri alımlar sonrası faaliyet nakit akışının yüzde 94'ünü yutuyor. Saf yapay zekâ laboratuvarlarında ise değer çok hızlı büyüyor ama kaynaklar tutarlı değil. Aktarılanlara göre Anthropic'in yıllıklandırılmış geliri 2025 sonunda yaklaşık 9 milyar dolardan Mayıs 2026'da 47 milyar dolara çıktı; şirket Mayıs'ta 65 milyar dolarlık bir turla 965 milyar dolar değerlemeye ulaştı. OpenAI ise Mart'ta 852 milyar dolar değerlemeyle 122 milyar dolar topladı.


SÜRÜ GERÇEKTEN ORADA MI
Balon sorusu tam olarak bu. Bir tarafta güçlü kanıtlar var: veri merkezi gelirleri iki katına çıkıyor, harcamalar çoğunlukla borçla değil karlı şirketlerin nakit akışıyla finanse ediliyor ve bir kaynağa göre Microsoft'un karşılayamadığı yaklaşık 80 milyar dolarlık sipariş birikimi var. Diğer tarafta uyarı işaretleri de var: sermaye harcaması gelirin yarısına yaklaşıyor, Nvidia'nın OpenAI gibi müşterilerine yatırım yapması dairesel finansman kaygısı doğuruyor ve bir analize göre her çeyrekte eklenen dolar tutarı artık büyümüyor. Nvidia'nın son güçlü bilançosuna rağmen hissesinin geriye gitmesi de beklentilerin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Benzetmemizin sınırı da burada. Olta satıcısı denizden bağımsız değil: balıkçılar vazgeçerse sipariş de azalır. Üstelik Google ve Microsoft kendi çiplerini geliştiriyor, yani bazı balıkçılar kendi oltasını yapmaya başlıyor. Bu, Nvidia'nın payını zamanla aşındırabilir. Ancak açık kaynak Çinli modeller olmasaydı çıkarım maliyetleri bu kadar hızlı düşmezdi. Kısacası küresel rekabette şeffaflık, denetim çıkarım hızı kadar önem taşıyor. Avrupa Birliği bu konuda bağımsızlığı önemsiyor.


DAHA GÜVENİLİR WİFİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
TPLink Türkiye, WiFi 8'i Türkiye'de ilk kez tanıttı. Türk Telekom ise yeni nesil teknolojiyi çoklu cihaz mimarisinde ve gerçek ev koşullarında test eden Avrupa'daki ilk operatör oldu
TPLink Türkiye, bağlantı teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek WiFi 8'i Türkiye'de ilk kez tanıttı. Bugüne kadar her yeni WiFi neslinde daha yüksek hızlar öne çıkarken WiFi 8, gerçek kullanım koşullarında daha güçlü ve daha güvenilir bir bağlantı deneyimine odaklanıyor. Yakında yürürlüğe girecek IEEE 802.11bn standardı üzerine inşa edilen WiFi 8, evin uç noktalarında yaşanan kapsama sorunlarını azaltmayı, aynı anda çok sayıda cihazın bağlı olduğu ağları daha verimli yönetmeyi ve parazitin bağlantı üzerindeki etkisini sınırlamayı hedefliyor. TPLink Türkiye Ülke Müdürü Ryan Yang de bu hedefi şu sözlerle özetledi: "WiFi 8 ile birlikte odağımız kullanıcıların her odada, her cihazda ve günün her anında güvenebileceği bir bağlantı deneyimi sunmak. TPLink olarak yeni nesil bağlantı teknolojilerini Türkiye'deki kullanıcılarla buluşturmaya ve dijital yaşamın değişen ihtiyaçlarına öncülük etmeye devam edeceğiz."