Türk Telekom tarımda dijital dönüşümün itici gücü oluyor

Türk Telekom, son yıllarda geliştirdiği IoT tabanlı çözümlerle Türkiye'de tarım sektörünün dijitalleşmesine öncülük ediyor. Şirket, üreticilerin toprak, iklim ve hayvancılık verilerini gerçek zamanlı takip edebilmesini sağlayan akıllı tarım uygulamalarıyla üretim zincirinin neredeyse her halkasında değer yaratıyor

Şirketin kurumsal müşterilere sunduğu BuluTT iş çözümleri kapsamındaki M2M servisleri, tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik geliştirildi. Bu çözümlerle ekim alanlarının ve seraların anlık izlenmesi, toprak nem seviyesinin, hava durumunun ve bitki sağlığının takibi mümkün hale geliyor. Sıcaklık, nem ve basınç gibi kritik veriler uzaktan izlenebiliyor; bu sayede ürünlerde hastalık ve kalite kaybı gibi risklerin önüne geçilebiliyor. Hayvancılık tarafında da Türk Telekom'un mobil odaklı çözümleri dikkat çekiyor. Küçük ve büyükbaş hayvanların sağlığını etkileyebilecek verileri takip etmek üzere "Hayvan Barınağı Kontrol ve Takip Çözümleri" geliştirildi; ısı takibi, hastalık önleyici gözlem ve alarm sistemleri, kontrollü aydınlatma, yemleme ve giriş takibi konularında üreticilere uzaktan akıllı yönetim imkanı sunuluyor.

5G İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI
Şirketin son dönemdeki en dikkat çekici adımlarından biri ise ZTE ile Çorum'da hayata geçirdiği 5G akıllı tarım projesi oldu. Proje kapsamında bölgede kurulan pilot 5G ağına drone'lar ve akıllı tarım makineleri gibi ileri teknolojiler entegre edildi; 5G'nin yüksek hızlı ve düşük gecikmeli bağlantı özellikleri sayesinde otomatik ilaçlama, gübreleme ve hassas sulama gibi görevler başarıyla gerçekleştirildi. Proje, tarımsal uygulamaları modernize etmeyi ve yerel üreticiler için verimlilik ile sürdürülebilirliği artırmayı hedefliyor. Sektör paydaşları, akıllı tarım teknolojilerinin toprak işlemeden hasada kadar üretimin hemen her aşamasında kullanılabildiğini, bu sayede tarımın katma değerine önemli katkılar sağlandığını vurguluyor. Uzmanlara göre 5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte tarım makinelerinin birbiriyle veri paylaşabildiği yeni bir dönem başlıyor; bu da su ve enerji gibi girdilerin daha verimli kullanılmasına, işgücü ve arazi verimliliğinin artmasına olanak tanıyor.

HER AŞAMADA TAKİP EDİLİYOR
Türk Telekom'un çiftçilere sunduğu akıllı tarım mobil uygulaması da bu ekosistemin bir parçası. Uygulama üzerinden üreticiler, tarla ve istasyon bazında sıcaklık, toprak nem içeriği ve toprak su gerilimi gibi verileri harita üzerinden takip edebiliyor; böylece sulama ve gübreleme kararlarını verilere dayalı şekilde alabiliyor. Böylece Türk Telekom, iletişim altyapısını tarımsal üretimin her aşamasına tarla izleme, sulama otomasyonu, hayvancılık takibi ve lojistikten karar destek sistemlerine kadar entegre ederek sektörde uçtan uca bir değer zinciri oluşturmayı sürdürüyor.


TARLADAN ÇİKOLATAYA FISTIĞIN DEĞERİ YAPAY ZEKÂ İLE ARTIYOR

FATGES girişimi kullandığı yapay zekâ teknolojisiyle Antep ve Siirt fıstığının tarladan fıstıklı çikolataya uzanan yolculuğunda ilk ve en kırılgan halkayı sağlamlaştırıyor. Çiftçi kullandığı akıllı telefon üzerinden tüm adımları kontrol altında tutuyor

Bir raftaki fıstıklı çikolatanın hikâyesi aslında çok uzun bir zincirin son halkasıdır. O çikolatanın içindeki her fıstık; önce bir ağaçta çiçek açmış, hastalık ve zararlılara karşı hayatta kalmış, doğru zamanda gübrelenmiş, hasat edilmiş, kavrulmuş, işlenmiş ve ancak bunca aşamadan sonra bir üretim bandında çikolatayla buluşmuştur. Zincirin ilk halkası olan tarladaki karar ne kadar isabetliyse, sonunda tüketicinin elindeki ürün de o kadar bol, kaliteli ve uygun maliyetli olur. Türkiye'nin fıstık üretiminde son yıllarda öne çıkan merkezlerinden Batman'da, bu zincirin en başındaki halkaya yönelik yapay zekâ destekli bir çözüm geliştirildi. Boğaziçi Teknopark Batman Girişim Ofisi bünyesinde hayata geçirilen FATGES (Fıstık ve Tarımsal Gelişim Entegre Sistemleri), Antep ve Siirt fıstığına özel olarak eğitilen yapay zekâsıyla üreticinin tarladaki kararlarını güçlendirmeyi hedefliyor.

ZİNCİRİN İLK HALKASI KIRILGAN
Batman'da 129 binin üzerinde dekarlık alanda fıstık üretimi yapılıyor; ancak bu alanların yalnızca yüzde 2'si profesyonel ziraat mühendisliği hizmetinden yararlanabiliyor. Geri kalan büyük çoğunlukta üreticiler, hastalık ve zararlılarla mücadelede geleneksel bilgi aktarımına başvuruyor. Bu da yanlış müdahale ve verim kaybı riskini artırıyor. Değer zinciri mantığıyla bakıldığında, tarladaki bu belirsizlik yalnızca çiftçiyi değil; fıstığı işleyen kavurmacıyı, ezme üreticisini ve nihayetinde fıstıklı çikolata üreten firmayı da etkiliyor. Çünkü zincirin başındaki kayıp, sonraki hiçbir aşamada telafi edilemiyor. FATGES'in çözümü tam da bu noktada devreye giriyor. Çiftçi, şüphelendiği bir yaprağın fotoğrafını akıllı telefonuyla çekip sisteme yüklediğinde, yapay zekâ hastalık veya zararlı ihtimalini analiz ederek hızlı bir değerlendirme sunuyor. Sistem ayrıca karmaşık toprak analiz raporlarını üreticinin anlayabileceği sade bir dile çeviriyor ve tarlaya özel gübreleme ile ilaçlama önerileri oluşturuyor. Böylece zincirin en başındaki karar kalitesi yükseliyor; hastalık erken teşhis edildiğinde, gübreleme doğru yapıldığında, tarladan çıkan fıstığın hem miktarı hem de kalitesi artıyor.

PAHALI DEĞİL AKILLI YATIRIM
Zincirin ilerleyen halkalarına -kavurmacıdan çikolata üreticisine- güvenilir ve düzenli bir hammadde akışı sağlanabilmesi için, binlerce küçük ve orta ölçekli üreticinin aynı anda doğru kararlar alabilmesi gerekiyor. FATGES bu ölçeklenebilirliği, üreticiden yeni bir teknolojik altyapı yatırımı istemeden sağlıyor: sistem doğrudan akıllı telefon üzerinden çalışıyor, uydu görüntüleriyle tarlaların uzaktan izlenmesine imkân tanıyor ve hasat döneminde artan hırsızlık riskine karşı isteğe bağlı akıllı güvenlik kameralarının mobil uygulamaya entegre edilmesi planlanıyor. FATGES'i genel amaçlı tarım uygulamalarından ayıran temel fark, doğrudan Antep ve Siirt fıstığına odaklanması. Bölgenin toprak ve iklim koşullarına özel eğitilen yapay zekâ altyapısı, Batman, Siirt ve Harran üniversitelerinden akademisyenlerin doğrulama katkılarıyla geliştiriliyor. Yazılım mühendisliği ile ziraat bilgisini bir araya getiren ekip, bölgesel tarımın ihtiyaçlarına yönelik teknoloji tabanlı çözümler üretmeye odaklanıyor. Girişim, önümüzdeki dönemde ilk aşamada Batman'da bin 500'ün üzerinde üreticiye ulaşmayı, ardından Siirt, Şanlıurfa ve Diyarbakır'a açılmayı hedefliyor. "Güneydoğu'da her fıstık ağacını akıllandırmak" vizyonuyla ilerleyen FATGES, zincirin ilk halkasında sağlanan küçük bir iyileşmenin, sonraki tüm halkalara -işlemeden paketlemeye, ihracattan raftaki fıstıklı çikolataya- yayılabileceği fikrine dayanıyor. Boğaziçi Teknopark çatısı altında geliştirilen bu teknoloji, geleneksel tarım bilgisini dijital verilerle güçlendirirken, Güneydoğu Anadolu'nun köklü fıstık üretim kültürünü yeni nesil teknolojilerle buluşturuyor. FATGES'in özünde basit bir amaç yatıyor: çiftçinin elindeki telefonu, tarlanın ihtiyaçlarını anlayan dijital bir ziraat mühendisine dönüştürmek.